Karadeniz’in doğal koşulları, tatlı suda yetişen alabalıkların denizde büyütülmesine imkan sağlıyor. Bu üretim modeli, lezzeti ve besin değeriyle öne çıkan Türk somonunu sofralara taşıyor. Tatlı sularda başlayan serüvenleri Karadeniz’in serin sularıyla buluştuğunda ise asıl değerini ortaya çıkarıyor
HÜSEYİN KILIÇGiriş Tarihi: 22 Ağustos 2026 Gazete
Türk somonunun hikayesi, Kuzey Amerika'daki nehirlerde doğal olarak bulunan gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) Türkiye'ye getirilmesiyle başlar. Bu balık türü, Karadeniz'in serin sularında büyük bir başarıyla yetiştirilmektedir. Karadeniz'in düşük tuz oranı, bol yağış alan iklimi ve doğal su kaynakları, bu balığın sağlıklı bir şekilde büyümesi için ideal koşullar sunar. Bu çevresel faktörler, Türk Somonunun hem lezzetini hem de besin değerini arttırmaktadır. Ülkemizdeki denizlerimizden Karadenizimiz bu balıkların yaşam döngüsü için iyi bir ortamdır. Tatlı suda 400-500 gr ağırlığına gelen alabalıklar deniz ortamında kafeslere alınırlar. Burada büyüme ve gelişmeye devam ederler. Tatlı sudan deniz suyuna geçiş sırasında vücutlarında çeşitli değişiklikler meydana gelmektedir. Görünümlerinin yanı sıra lezzetleri de olumlu olarak etkilenmektedir.
İNCELEMELERDE BULUNULDU
Karadeniz'de Türk Somonu yetiştiriciliği, 1990'lı yıllarda yapılan incelemeler sonucunda, bu denizin somon yetiştiriciliğine uygun olduğunun belirlenmesi ile başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 2020 yılında aldığı kararla, üretilen veya ihraç edilen ürünlerde ticari isim olarak "Türk Somonu" olarak kullanılmasıyla yolculuğuna devam etti. Türk Somonu yetiştiriciliği Karadeniz'in ekolojik özelliklerden gelen avantajlı durumu gereği kafeslerde Kasım-Mayıs ayları arasında 6 ay üretim yapılmakta, yaz aylarında boş bırakılmaktadır. Bu kapsamda Karadeniz, dünyanın en çevreci yetiştiricilik yöntemi kullanılarak en sağlıklı balıklarının yetiştiriciliğinin yapılmasına imkan sağlamaktadır.
BALIKLARA ÖZEL DİYET YAPILDI
Türk Somonunun etinin kırmızı olmasının nedeni, yetiştirilme sürecinde balıklara verilen özel diyetle ilgilidir. Bu diyet, astaksantin adı verilen güçlü bir antioksidan ile zenginleştirilmiştir. Astaksantin, doğada karides ve krill gibi deniz canlılarında bulunur ve somon balığına doğal pembe-kırmızı rengini verir. Aynı zamanda, bu antioksidan insan sağlığı için de oldukça faydalıdır. Antioksidanlar, hücrelerin oksidatif stresten korunmasına yardımcı olur, bu da yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve kronik hastalıkların riskini azaltabilir. Gökkuşağı alabalığı olarak bilinen türün farklı yetiştiricilik ortamlarında kara tesislerinde, baraj göllerinde kafeste veya denizde kafeste üretimi yapılabilmektedir. Bu şekilde üretilebilmesi aslında Salmonidae familyasına üye olan bu türün doğal ortamda tatlı sular ile denizler arasında üreme ve büyüme amaçlı yaptıkları göçlerle ilgilidir. Yani doğada yaşam döngülerinde tatlı suya yumurtlamak, tuzlu suya da büyümek için ihtiyaçları vardır. Doğal yaşam döngüsünde tatlı su ve tuzlu suya geçiş dönemlerinde alabalıklar her iki ortama uyum sağlamak için vücutları birtakım fizyolojik değişimlere uğrar. Bunlardan en belirgin olanı, denize geçiş süreci ve sonrasında balıklar daha gümüşi renge sahip olurlar. Aslında bu değişim sayesinde hem görüntüleri hem de lezzetleri değişime uğrar. O nedenle de denizde ya da tolere edebileceği oranlardaki tuzlu suda büyümeleri balıkları daha lezzetli hale dönüştürür.
YUMURTALARDAN YAVRU ÇIKIYOR
Tatlı suda yetiştirilen bir alabalığın sofra boyuna gelme süresi yaklaşık 12 ay. Türk somonunda ise süreç biraz daha farklı. Çünkü balığın doğal gelişimini tamamlaması için hem tatlı hemde tuzlu suda yaşaması gerekiyor. Ortalama 20 aylık bir sürede sofra boyuna gelebilen Türk somonunun geçirdiği süreç öncelikle ilk etapta üretim olarak yumurtadan başlıyor. Yumurta ile hasat arasında yaklaşık 18-20 aylık bir süreç var. Kuluçka hanelerde çok temiz ortamlarda yumurtalardan yavru elde ediliyor. O yavrular daha sonra 500-600 grama belki biraz daha fazla gramajlara getirilerek tatlı sulardan tuzlu sulara iniyor. Ömürlerinin son bölümünü tuzlu sularda geçirdiği için bunun adına Türk somonu deniyor. Dolayısıyla yaklaşık 18-20 ay gibi bazen 21 aya kadar uzanan bir yaşam döngüsü bulunuyor.
İTHAL SOMONLARDAN DAHA UCUZ
2018 yılından beri sularımızda yetiştiriciliği yapılan somon alabalıklar ithal somon balıklarına göre daha ekonomik olmasının yanında besin değeri bakımından da oldukça zengin. Ülkemizde ithal edilen Norveç somonu olarak bilinen tür Salmo salar türü olup gökkuşağı alabalıkları ile aynı familyaya üye olsalar da aynı özelliklere sahip değillerdir. Besin değeri bakımından karşılaştırdığımızda Norveç somonu daha yağlıdır ve kafeste 4-5 kilogram veya daha fazla büyüklüklere kadar yetiştirilmektedir. Norveç somonu genellikle yüzde 11.2-16.3 yağ ve yüzde 17.5-20.2 protein değerine sahiptir. Türkiye'de üretilen somon alabalıklar ise yaklaşık yüzde 9-11 yağ ve yüzde 14-19 protein değerine sahiptir. Gökkuşağı alabalıkları ne kadar büyüseler de Karadeniz koşullarında Norveç somonu kadar yağlanamazlar. Fakat besin değerleri açısından birbirlerine oldukça yakın ve ayrıca daha ucuz olması nedeniyle ülkemiz insanı için önemli ve değerli bir alternatiftir.
KOLESTEROL ORANI DÜŞÜK
TÜRK somonunun ithal somonlara kıyasla kolesterol oranı çok daha düşüktür. Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri birbirlerine yakındır. Sinop Su Ürünleri Fakültesi ve TÜBİTAK'ta yapmış olduğumuz ortak çalışmanın sonuçlarını söylüyorum. Türk somonunu Norveç somonundan üstün kılan en önemli unsur ise HPA ve DHA içeriğidir. Dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösteren kişilerin her gün 0,2 gram EPA artı DHA alması gerekiyor. Ayrıca Türk somonunun beyin ve kalp sağlığı açısından önem arz eden HPA artı DHA içeriği Norveç somonuna oranla iki kat daha fazladır. Türk su ürünleri sektörü ihracatta 2 milyar dolar barajını ilk kez aşarken, Türk somonu son 5 yılda ihracatını 17 kat artırarak büyük bir başarı hikayesi yazdı. Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre; Türkiye'nin Türk somonu ihracatı 2019 yılında 29 milyon dolar iken, sonrasında ihracatını her yıl katlayarak 2024 yılı sonunda 498 milyon dolara ulaştı. Türk somonu üretimi 10 yıl önce 5 bin ton iken, günümüzde 100 bin tona ulaştı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.