EY Girişimcilik Barometresi 2026, Türkiye’de girişimcinin teknoloji iştahının arttığını, ancak sermayeye ulaşmanın zorlaştığını ortaya koydu. Yapay zekâ kullanımının yüzde 82’ye ulaştığı ekosistemde finansmana erişim yüzde 71 ile en büyük sorun olurken, şirketlerin yüzde 61’i yatırımlarını öz kaynaklarıyla finanse ediyor.
24 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com
Türkiye’de girişimcilik ekosistemi büyüme ve dönüşüm iştahını korurken, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizlik şirketlerin yatırım kararlarında frene basmasına neden oluyor. EY tarafından hazırlanan EY Girişimcilik Barometresi 2026, Türkiye’de girişimcilerin teknoloji ve inovasyona güçlü şekilde yöneldiğini, ancak sermayeye erişim ve finansman maliyetlerinin ölçeklenmenin önündeki temel engeller olmaya devam ettiğini ortaya koydu. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Europe Central bölgesinde farklı sektörlerden 1.000’den fazla aile şirketi sahibi, start-up kurucusu ve şirket liderinin katıldığı araştırma, artan maliyetler, düzenleyici baskılar ve makroekonomik belirsizliklere rağmen girişimcilerin büyüme hedeflerini koruduğunu gösterdi. Ancak şirketler yatırım ve operasyon kararlarında daha seçici davranırken, kısa vadeli büyümeden çok operasyonel disiplin, finansal dayanıklılık ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyor.
Girişimcilik ekosistemine güven yükseldi
Araştırmanın Türkiye açısından dikkat çeken sonuçlarından biri girişimcilik ekosistemine yönelik algıdaki iyileşme oldu. Ekosistemi olumlu değerlendirenlerin oranı yüzde 34’e yükselirken, olumsuz değerlendirenlerin oranı geçen yılki yüzde 51 seviyesinden yüzde 25’e geriledi. Buna karşın girişimcilerin önündeki en önemli sorunların başında makrofinansal koşullar geliyor. Finansmana erişim yüzde 71, ekonomik belirsizlik ise yüzde 70 oranıyla ilk sıralarda yer alıyor. Düzenleyici karmaşıklığın yüzde 45 seviyesinde kalması ise Türkiye’de girişimcilerin karşılaştığı temel baskının bürokratik süreçlerden çok finansal ve ekonomik koşullardan kaynaklandığına işaret ediyor. Başka bir ifadeyle; Türkiye’de girişimcilik iştahı güçlü, ancak bu iştahı ölçeklenebilir büyümeye dönüştürmenin önündeki en önemli bariyer sermaye. Finansal koşullardaki değişim, şirketlerin istihdam politikalarını da etkiliyor. Türkiye’de tam zamanlı işe alım oranı geçen yıl yüzde 44 iken yüzde 34’e geriledi. Buna karşılık dış kaynaklı iş birlikleri ve yarı zamanlı istihdam modellerinde artış gözleniyor. Bu sonuçlar, girişimcilerin önümüzdeki dönemde yalnızca daha fazla çalışan istihdam etmek yerine daha esnek yetenek modellerine ve verimlilik artışına odaklanacağını gösteriyor. Araştırmada Türkiye’de şirketlerin karşı karşıya olduğu risklerin geniş bir alana yayıldığı görülüyor. Operasyonel maliyetler, enflasyon baskısı, döviz kuru dalgalanmaları, krediye erişim ve yüksek faiz oranları şirketlerin finansal dayanıklılığını zorlayan temel unsurlar arasında. Bu ortamda girişimciler büyüme stratejilerini de daha kontrollü kurguluyor.
Yapay zekâ kullanımında yüzde 82’ye ulaşıldı
Finansman tarafındaki baskıya karşın Türkiye’de teknoloji ve dijital dönüşüm alanında güçlü bir ivme dikkat çekiyor. Türkiye’de yapay zekâ ve makine öğrenimi kullanım oranı yüzde 82’ye ulaşırken, veri analitiği kullanımı yüzde 79 seviyesinde bulunuyor. Dijital müşteri deneyimi platformlarının kullanım oranı yüzde 70, bulut teknolojilerinin kullanım oranı ise yüzde 63 olarak ölçüldü. Bu oranlar Türkiye’de girişimcilerin yapay zekâ ve veri teknolojilerini yalnızca geleceğe dönük bir yatırım alanı olarak görmediğini, operasyonlarının parçası haline getirmeye başladığını ortaya koyuyor.
Yatırımda teknoloji ve otomasyon önde
Türkiye’de yatırımların sınırlanmasında ekonomik risk ve piyasa belirsizliği yüzde 71 ile ilk sırada. Finansman yetersizliği yüzde 52, yüksek faiz oranları ise yüzde 41 oranında belirtiliyor. Şirketlerin yatırımlarını finanse ederken ağırlıklı olarak kendi kaynaklarına yönelmesi de dikkat çekiyor. Finansman kaynaklarında öz kaynakların payı yüzde 61 olurken, kredilerin payı yüzde 20, teşvik ve hibelerin payı ise yüzde 14 seviyesinde kalıyor.
Finansal risk yönetimi öncelikler arasında
EY Türkiye Şirket Ortağı, Girişimci Kadın Liderler Programı ve EYnovation Start-up Programı Lideri Müge Tan Belviso, araştırmanın Türkiye’de girişimcilik ekosistemine duyulan güvenin yükseldiğini gösterdiğini belirterek, girişimcilerin büyüme, yatırım ve dönüşüm kararlarında daha seçici hareket ettiğine dikkat çekti. Belviso, girişimcilik ekosisteminin gelişimi için “kademeli büyüme, kârlılık ve likiditenin korunması, finansal risk yönetimi, müşteri değerinin gelire dönüştürülmesi ve esnek yetenek stratejilerinin geliştirilmesi” olmak üzere beş temel önceliğin öne çıktığını ifade etti. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Ferzan Ülgen ise Türkiye girişimcilik ekosisteminin teknoloji ve yapay zekâ odağında katılımcı ülkeler ortalamasının üzerinde seyretmesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı.
Aile şirketlerinde halefiyet planları hızlandı
Araştırmanın aile şirketlerine ilişkin sonuçları da önemli bir değişime işaret ediyor. Türkiye’de resmi halefiyet planına sahip aile şirketlerinin oranı yüzde 15’ten yüzde 22’ye yükseldi. Konuya ilişkin resmi olmayan görüşmeler yürütenlerin oranı da yüzde 15’ten yüzde 28’e çıktı. Ancak aile şirketlerinin yüzde 39’u halefiyet konusunu henüz ele almış değil. Bu oran Europe Central bölgesindeki yüzde 29’luk ortalamanın üzerinde.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.