YAYINLAMA 24 Ağustos 2026 00:00
GÜNCELLEME 24 Ağustos 2026 00:04
VEYSEL AĞDAR
Doğu Karadeniz’de 50 randıman kabuklu fındık 180-185 lira, Giresun’da 185-200 lira, Batı Karadeniz’de ise 190-195 lira seviyelerinde işlem görmeye başladı. Serbest piyasada oluşan fiyatlar, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Levant kalite için açıkladığı 250 lira, Giresun kalite için ise 255 liralık alım fiyatının yaklaşık yüzde 28 altında kalırken, fark kilogram başına 70 liraya kadar çıkıyor.
Fındık sektörünün farklı kesimlerinden üretici ve ihracatçılara göre, TMO’nun güçlü bir alım iradesi ortaya koyması halinde serbest piyasa fiyatlarının 200 lira ve üzerine çıkması mümkün. Üreticinin önemli bölümünün borçlu olması ve hasat öncesinde aldığı avanslar nedeniyle ürününü tüccara teslim etmek zorunda kalması, bu beklentinin önündeki en önemli engellerden biri diyen sektör oyuncularına göre, fındık piyasasında bundan sonraki sürecin belirleyicisi TMO’nun alım miktarı, üreticinin kuruma göstereceği ilgi ve serbest piyasaya ne kadar ürün ineceği olacak.
Piyasada fiilen taban fiyat oluştu
Üreticinin bu yıl gübre, ilaç ve bahçe bakım giderlerini karşılayarak hasada geldiğini belirten Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, düşük fiyat nedeniyle birçok üreticinin en azından zararının bir bölümünü telafi edebilmek amacıyla ürününü toplamak zorunda kaldığını ifade etti. TMO’nun alım noktalarını artırarak piyasadaki arzın önemli bölümünü hızlı biçimde çekmesi halinde serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı seviyelere yaklaşabileceğini belirten Karan, TMO fiyatının piyasada fiilen bir tavan fiyat oluşturduğunu söyledi.
TMO’nun fiyatı tavan değil taban fiyat diyen Karan, “250 liraya değer biçilen bir ürünü 170 liraya almak bana göre ahlaki değil. Bu fiyatın altında işlem yapılması sorgulanmalı” dedi.
Bu fiyatlar üreticiyi üretimden koparır
Fındık fiyatlarının üretici ile tüketici arasındaki zincirde adil dağılmadığını savunan Karan, “İşlenmiş fındığın raf fiyatları ile üreticinin eline geçen fiyat arasında büyük fark var. Bir kilogram fındık üreticiden yaklaşık 170 liraya alınıyor. Raflarda işlenmiş ürünün kilogram fiyatı ise 1.250 liraya kadar çıkıyor. Paketleme, işçilik ve diğer maliyetler eklense dahi aradaki fark yüksek” diye konuştu. Karan, “Fındıktan üretici dışında herkes para kazanıyor. Üretici kazanamıyor. Devlet de vergi ve diğer gelirler yoluyla kazanıyor, ihracatçı döviz kazanıyor. Ancak emeğini ve üretimini ortaya koyan üretici yeterli geliri elde edemiyor. Bunun sürdürülebilir olup olmadığını artık sorgulamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
TMO’nun 17 Ağustos’ta açılan randevu sistemine yoğun talep olduğunu kaydeden fındık üreticisi ve brokeri Osman Çakmak, piyasanın yönü açısından gözlerin bugün (24 Ağustos) başlayacak TMO alımlarına çevrildiğini söyledi. TMO’nun bu sezon 250-300 bin tona kadar fındık alabileceğini, depolarının ve personelinin hazır olduğunu ve ihtiyaç halinde alım süresini uzatabileceğini açıkça ortaya koyması gerektiğini belirten Çakmak, “Bu piyasaya güven verir. TMO’nun ilk bir-iki haftada 100-150 bin ton seviyesinde alım gerçekleştirmesi halinde serbest piyasada fiyatların yukarı yönlü hareket edebileceğini ve 200 lira seviyesinin üzerine çıkabileceğini düşünüyorum” dedi.
Serbest piyasadaki fiyatın nedenleri
Serbest piyasadaki düşük fiyatların yalnızca arz-talep dengesiyle açıklanamayacağını belirten Çakmak, “Yüksek faizler nedeniyle sanayici düşük maliyetli finansmana ulaşmakta zorlanıyor. İşçilik, enerji ve diğer üretim giderlerindeki artışlar da sanayinin maliyetlerini yükseltiyor. Avrupa pazarında karşı karşıya kaldığımız fiyat baskısı da var. Avrupalı alıcıların Gürcistan, Şili, ABD ve Azerbaycan gibi üretici ülkelerden daha uygun fiyatlarla fındık tedarik edebilmesi, Türkiye’de fiyatların aşağı yönlü baskılanmasına neden oluyor. Bu nedenle ihracatçı Avrupa pazarında rekabet edebilmek için daha düşük fiyat vermek zorunda kalıyor. Bu da zincirin gerisinde üretici ve tüccarın elde ettiği kâr marjını daraltıyor” dedi.
“Verimlilik esası” tartışması
Fındık piyasasında fiyat oluşumunu etkileyebilecek bir diğer konunun ise TMO alımlarındaki “verimlilik esası” olduğunu belirten Çakmak, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı il ve ilçe müdürlüklerinin yaptığı verimlilik tespitleri doğrultusunda üreticinin TMO’ya teslim edebileceği ürün miktarının sınırlandırıldığını kaydetti. Bu uygulamanın serbest piyasaya daha fazla ürün çıkmasına ve fiyatların baskı altında kalmasına yol açabileceğini belirten Çakmak, “Üreticinin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olması halinde elindeki ürünün tamamının TMO tarafından alınması gerekir. Üreticinin TMO’ya yoğun şekilde ürün vermesi serbest piyasadaki arzı azaltır ve bu da fiyatların yükselmesine katkı sağlar” diye konuştu.
Yoğun arz nedeniyle "algı fiyatı" oluştu
İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği eski Başkanı ve Nuteks Zirai Ürünler Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, serbest piyasada şu aşamada yoğun bir ürün arzından ziyade bir "algı fiyatı" oluştuğunu, mevcut fiyat farkının kalıcı bir piyasa fiyatı olarak değerlendirilmesi için henüz erken olduğunu söyledi. Üretici, ihracatçı ve sanayici kimliklerinin tamamını taşıdığını belirten Gören, kendi bahçesinden elde ettiği ürün için TMO'dan randevu aldığını ve bugün (24 Ağustos) ürününü kuruma teslim edeceğini ifade etti. TMO'nun üreticilere açık bir alım mekanizması oluşturduğunu belirten Gören, serbest piyasa ile TMO arasındaki fiyat farkı bu kadar yüksek olduğu sürece üreticinin TMO'ya yöneleceğini söyledi. Üreticinin mevcut fiyatları düşük bulması halinde ürününü pazara indirmemesinin serbest piyasada fiyatların yeniden hareketlenmesine yol açabileceğini söyleyen Gören, "Burada belirleyici unsur arzın hangi hızla piyasaya geleceği. Yeni sezon ürününün eylül ayından itibaren daha yoğun şekilde pazara inmesiyle gerçek fiyat oluşumunu daha net göreceğiz" dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.