25 Ağustos 2026, Salı · 10:29 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Rusya ile balayı sona eriyor olabilir

Rusya ile balayı sona eriyor olabilir

Türkiye’nin NATO üyesi olmakla birlikte, Rusya Federasyonu ile güçlü bir iletişimi olduğu, bu bakımdan diğer üyelere göre daha güçlü bir konumda olduğu düşünülüyordu. Benzer duyguların bu satırlarda da dile getirildiğine şahit olduğunuzu kuvvetle tahmin ediyorum. Henüz kesinleşmiş değil ama Türkiye’nin Rusya ile daha iyi iletişim kurduğuna ilişkin değerlendirmeler geçerliliğini büyük ölçüde yitiriyor olabilir. Unutmamak gerekiyor ki, Türkiye’nin Rusya ile daha iyi ilişkiler içinde olması ve iletişimin daha kolay kurulması, Türkiye’nin NATO üyesi olmakla birlikte İttifak’tan nispeten bağımsız hareket edebildiği varsayımı üzerine inşa edilmişti. Rusya’nın uzun vadeli hedefi belki de İttifak’ta onarılması güç çatlaklar oluşturarak Türkiye’nin NATO’dan ayrılmasını sağlamaktı. İttifak’a üye ülkelerin kendi başlarına hareket etmeleri bu çerçevede şimdilik kabul edilebilir görülüyordu.

Türkiye’nin NATO’ya yönelmesinin nedenleri

Hatırlanacağı üzere, Türkiye’nin iki savaş arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile de iyi ilişkileri vardı. İki ülke de emperyalist ülkelere karşı birlikte mücadele etmişlerdi. Ancak İkinci Dünya Savaşı’na katılmamanın Türkiye’nin bağımsızlığını koruması için en iyi yol olduğunu düşünen Türk yönetimi ile ülkemizin Almanya’ya karşı savaşa girmesini isteyen Sovyetlerin arası zamanla açılmış, Sovyetler Türkiye ile imzaladıkları saldırmazlık paktını yenilemek için Boğazlar’ın statüsünün yeniden ele alınması yanında bir de Doğu’da sınır düzeltmeleri yapılmasını, yani toprak istemişlerdi. Türkiye’nin NATO’ya yönelmesinin başlıca nedenleri arasında Sovyetlerin saydığımız talepleri de yer almaktadır. Bilahare, bu taleplerin belirli kişilerin görüşü olduğu, Sovyetlerin dış siyasetini yansıtmadığı ileri sürülmüşse de, bu yaklaşımın inandırıcılığı pek yüksek olmamıştır. Her halükarda Türkiye topraklarının NATO şemsiyesi altında daha güvenilir bir şekilde korunacağı düşünülmüştür. Soğuk Savaş devam ettiği sürece, hatta bu mücadelenin yumuşamaya başladığı dönemlerde dahi Türkiye savunmasını NATO’ya bağlamış, bunun tabii bir sonucu olarak da dış siyasetinde Amerikan liderliğini kabul etmiştir.

Acaba yeni olan nedir ya da ne değişmiştir ki, Rusya ile ilişkilerin değiştiğini iddia edelim? Görünüşe göre, ABD NATO çerçevesinde Türkiye’ye devrettiği bazı askerî malzemeyi geri satın alarak Ukrayna’ya nakletmek istemektedir. Basına yansıyan bazı haberlere itibar edilecek olursa, Türkiye Washington’un taleplerini kabule yatkındır. Silahların satışı ve nakliyesi kısa süre içinde yapılacaktır. Uzunca süredir, ABD’nin silah imkânlarını İran’da kullandığı, dolayısıyla bir yetmezlikle karşı karşıya kaldığı, bu durum muvacehesinde de Ukrayna’yı Rus füze ve roket saldırılarına karşı koruyacak silahları bu ülkeye gönderemediği bilinmektedir. Tahminlere göre, Türkiye’den Ukrayna’ya gönderilmesi istenen Amerikan silahları, Amerika böyle bir silah yetmezliği ile karşı karşıya kalmasaydı Ukrayna’ya göndereceği silahlara benzemektedir. Doğal olarak, Türkiye’den Ukrayna’ya silah gönderilmesi Türkiye’nin savunmasını zayıf kılacaktır ama bunun önemli olmadığı düşünülmektedir; çünkü silahlar Ukrayna savunmasında hemen kullanılabilecektir. Ukrayna’ya silah gönderilmesinin Türkiye’yi daha zayıf savunma imkânları ile karşı karşıya bırakacağı doğrudur. Tek savunma, ülkemizin inandırıcı bir saldırı tehdidi karşısında bulunmadığını ileri sürmektir; ancak Türk savunmasının zayıflamasının hasım ülkelerin dikkatinden kaçmayacağı da unutulmamalıdır.

Rusya’nın hiç beklemeden memnuniyetsizliğini ifade etmesi

İçine düşülen durumda Rusya’nın hiç beklemeden memnuniyetsizliğini ifade etmesine şaşırmamak gerekir. Çok iyi bilindiği gibi, Putin Ukrayna’da çok kısa süren bir mücadeleden sonra zafer ilan edebileceğini hesaplayarak büyük bir yanılgıya düşmüştür. Ukraynalılar Ruslara karşı direnişi bir millî mücadele olarak görmüşler, Rusya’nın Sovyet İmparatorluğu’nu yeniden kurma sevdasına karşı direnmeyi tercih etmişlerdir. Rusların kendilerine ait olduğunu düşündükleri topraklara tekrardan girmesine ve siyasi hayatlarına müdahale etmesine karşı çıkmışlardır. Kısa bir işgalle sonuçlandırılacağı düşünülen Rus müdahalesi beş yıldır süren bir savaşa dönüşmüştür. Putin Rus halkının ülkenin savaşta olduğunu hissetmesini istememiş, bu amacı gerçekleştirmek için de değişik zamanlarda Wagner güçlerinden, Kuzey Kore askerlerinden, ülkenin Slav kökenli olmayan, uzaklarda yaşayan ahalisinden ve hatta hapishanede yatan mahkûmlardan yararlanmak istemişse de bir türlü zafere ulaşamamıştır. Rus kuvvetleri, Rus kökenlilerin yaşadığı ve Putin’in iddiasına göre Rusya tarafından yönetilmeyi isteyen insanların yaşadığı Donetsk’in bir bölümüne saplanmış, ilerleme kaydetmeyen bir konuma itilmişlerdir.

Putin Ukrayna şehirlerini füze ve roket yağmuruna tutmaktadır. Ukrayna’nın bu saldırıya karşı koyma gücü ise erimişe benzemektedir. Yine de Ukrayna’nın savaşa devam etmeye gayret ettiği, bu çerçevede savaşı Rusya’nın kalbine taşıdığı, ahalinin başta benzin ve dizel yakıtı olmak üzere kıtlıklarla karşılaşmaya başladığı bir vakıadır. Böylelikle Rus vatandaşları artık ülkelerinin bir savaşta olduğunu anlamaya, daha doğrusu hissetmeye başlamışlardır. Bunun tabii sonucu olarak Putin’e dönük kamuoyu desteği zayıflamaya başlamıştır. Aynı sürecin bir diğer tezahürü de izlenen siyasetin eleştirilmeye başlanmasıdır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’den Ukrayna’ya yapılabilecek silah sevkiyatının zamansızlığını idrak etmek pek de zor olmayacaktır.

Hemen belirtelim ki, Türkiye bir süredir Rusya’ya dönük petrol ve doğal gaz bağımlılığını azaltmak için zaten mücadele etmekteydi. Bunun iki nedeni vardır. İlkin, Türkiye gibi büyükçe bir ülkenin yakıt tedarikinde çeşitliliği gözetmesi ve tek bir ülkeye bağımlı durumda kalmaması için çabalamasını anlayışla karşılamak gerekir. Bilindiği üzere, bunun tek yolu yakıtı muhtelif ülkelerden tedarik etmekten geçmektedir. İkinci olarak, Türkiye, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yaptığı saldırıların Rusya’nın petrol imalatını olumsuz etkilemesi sebebiyle bu ülkenin yakıt ithalatı açısından güvenilirliğini yitirdiğini ifade etmiştir. Böyle bir durumda da başka kaynaklara yönelmek tabiidir. Bir tesadüf sonucu olsa gerek, Türkiye’nin Rusya’dan yakıt alımını azaltması Donald Trump’ın Rusya’dan yakıt ithalatının azaltılması ile paralellik sergilemektedir. Trump’a göre, NATO üyeleri Rusya’dan yakıt alıp ona para ödeyerek onun savaşı finanse etmesini kolaylaştırmaktadırlar. Bu Amerikan siyaseti ancak Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından sonra bir miktar yumuşatılmış olmakla birlikte devam etmektedir. Kısacası, Amerikalıların Rus yakıtını boykot etme konusundaki ısrarında bir değişiklik yoktur. Tabii, bu ısrar sonucunda Amerikan yakıt şirketlerinin daha fazla mal sattıkları da herhalde talihin garip bir tecellisidir.

Türkiye, yeni bir dış siyaset zamanının geldiğini düşünüyor

Türk-Rus ilişkilerindeki balayı sona eriyor gibi gözükmektedir. Türkiye bir süre bağımsız bir dış siyaset izlemekte ısrar etmişse de, sonunda NATO ile ilişkilerine halel gelmemesinin isabetli olacağına karar vermiştir. Buna ek olarak, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Donald Trump ile ilişkisini zedelemek istememektedir. Her iki gelişme de aynı istikamete işaret ediyor. Muhtemelen Türkiye silahları Amerika’ya satacak ve Ukrayna’ya gönderecektir. Böylece Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra ısınan Türk-Rus ilişkileri de yeniden bir serinleme dönemine girecektir. Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye yeni bir dış siyaset izlemenin zamanının geldiğini düşünmektedir.

İlgili Haberler
Makroekonomi 25 AĞUSTOS CANLI ALTIN FİYATLARI: Bugün Gram, Çeyrek, Cumhuriyet Ne Kadar? Kapalıçarşı Altın Fiyatları Ne Durumda? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Küresel çelik üretimi temmuzda geriledi: Türkiye yüzde 7 büyüdü CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi 25 AĞUSTOS AKARYAKIT FİYATLARI: Akaryakıta Zam Geldi! Benzin, Motorin ve LPG Fiyatları Ne Durumda? Benzin Zammı Sonrası Son Durum CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Altın için kritik sinyal geldi: Büyük yatırımcılar pozisyonlarını değiştirdi! Beklenti ne? CNBC-e · 30 dk önce Makroekonomi Macron duyurdu: Fransa'da liselerde cep telefonu yasaklandı Ekonomist · 31 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.