YAYINLAMA 26 Ağustos 2026 09:58
GÜNCELLEME 26 Ağustos 2026 10:05
Küresel piyasalarda büyük veriler açıklanmadan önce genel bir 'bekle-gör' havasının hakim olduğunu belirten Dr. Sarak, S&P, Nasdaq ve Dow endekslerinde sınırlı da olsa yükselişler kaydedildiğini ifade etti. Yatırımcıların risk iştahının temkinli ama nispeten pozitif olduğunu dile getiren Dr. Sarak, özellikle bugün açıklanacak Nvidia bilançosunun yapay zeka yatırımlarının geleceği açısından bir termometre görevi göreceğini söyledi. Microsoft, Amazon ve Meta gibi teknoloji devlerinin yapay zekaya yaptığı harcamaların çok büyük bir kısmının Nvidia çiplerine aktığına dikkat çeken Dr. Sarak, piyasanın sadece kârlılığa değil, veri merkezi gelirlerine ve kar marjlarına odaklanacağını belirtti. Dr. Sarak, Nvidia'nın son beş bilançosunun dördünde beklentileri aşmasına rağmen hisse fiyatının düştüğünü hatırlatarak, piyasayı tatmin etmek için artık neredeyse kusursuz bir tablo beklendiğini vurguladı.
Küresel tarafta bir diğer kritik başlığın ise ABD çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisi olduğunu belirten Dr. Sarak, Fed'in faiz kararlarında manşet enflasyondan ziyade bu göstergeye önem verdiğini ifade etti. Temmuz ayı verisinde yıllık bazda %3,3 seviyesinde bir sabit kalma ve aylık %0,2 artış beklendiğini aktaran Dr. Sarak, verinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda enflasyonda inatçılık endişelerinin büyüyeceğini ve şahin Fed beklentilerinin güçleneceğini, beklenti altında gelmesi halinde ise piyasalarda rahatlama yaşanacağını kaydetti.
Borsa İstanbul’da sektörel ayrışmalar ve MSCI endeks güncellemeleri
Yurt içi piyasalarda ise farklı dinamiklerin devrede olduğunu belirten Dr. Sarak, Borsa İstanbul'un Merkez Bankası'nın repo adımına rağmen Tüpraş ağırlıklı satışlarla hafif ekside kapandığını belirtti. Brent petrol fiyatındaki %4,36'lık sert düşüşün makroekonomik açıdan cari dengeyi rahatlatması ve enflasyonu aşağı çekmesi bakımından Türkiye'nin lehine olduğunu ifade eden Dr. Sarak, buna karşın endeks ağırlığı yüksek olan Tüpraş üzerindeki satış baskısının Borsa İstanbul'u baskıladığını söyledi. Sektörel bazda bankacılığın repo desteğiyle günü yataya yakın kapattığını, teknoloji ve ulaştırma endekslerinde ise yükselişler yaşandığını aktardı.
MSCI Türkiye endekslerindeki son değişiklikleri de değerlendiren Dr. Sarak, 1 Eylül itibarıyla geçerli olacak güncellemelerde Astor Energy’nin en üst kategori olan standart endekse dahil edilmesinin oldukça olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Küçük ölçekli şirketler endeksine Borusan Boru, Euro Power Energy ve Rönesans Gayrimenkul'ün eklendiğini, Arçelik ve Katılımevim'in ise çıkarıldığını belirten Dr. Sarak, ilk açıklanan listede yer alan Tera Yatırım, Tera Finansal ve Kardemir B grubu paylarının ise son güncellemeyle listeden çıkarıldığını ifade etti. Bu değişikliklerin yürürlüğe gireceği 31 Ağustos seans kapanışında fon pozisyonlarındaki ayarlamaların yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kurumsal yatırımcılara yönelik yeni vergi düzenlemesi
Piyasalarda vergi düzenlemelerine dair beklentilerin yoğunlaştığı bir dönemde olunduğunu ifade eden Dr. Sarak, özellikle kurumsal taraftaki vergilendirme ayrımına dikkat çekti. Yerli kurumsal yatırımcılar için %10’luk verginin nihai bir vergi olmadığını, bunun geçici vergi beyanlarından mahsup edilebilecek bir peşin kesinti niteliği taşıdığını belirten Dr. Sarak, yabancı kurumsal yatırımcılar için ise bu oranın nihai vergi olacağını söyledi.
Bu düzenlemenin temel amacını açıklayan Dr. Sarak, paranın kısa vadeli araçlarda kalarak üretime girmeden getiri elde ettiği sıcak para cazibesini azaltmak ve yatırımları hisse senedi ile uzun vadeli tahvil gibi daha üretken alanlara yönlendirmek olduğunu ifade etti. Henüz Resmi Gazete'de yayımlanmayan ve geçmişe dönük işlemeyecek olan bu düzenleme yürürlüğe girdiğinde, kurumsal paranın para piyasası fonlarından çıkarak hisse senedi ve uzun vadeli tahvile kayabileceğini, bunun da borsa için dolaylı olarak olumlu bir etki yaratacağını ekledi.
Goldman Sachs değerlendirmesi ve TCMB faiz beklentisi
Para piyasalarındaki son gelişmeleri ve Goldman Sachs’ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) hakkındaki değerlendirmesini de yorumlayan Dr. Sarak, kurumun repo faizinin %37 seviyesinde kalacağı yönündeki görüşünü koruduğunu belirtti. Goldman Sachs'ın TCMB'nin repo ihalelerinde beklenen tarihten daha erken dönmesini ise faizler için aşağı yönlü risk şeklinde değerlendirdi.
Dr. Sarak, dezenflasyon sürecine duyulan güvenin gevşeme kapısını aralamasının bankalar ve tahvil piyasası için olumlu bir sinyal olduğunu belirtirken, bu durumun tahvil faizlerindeki gerilemeyle de kendisini gösterdiğini ifade etti. Ancak bunun doğrudan bir faiz indirimi değil, bir normalleşme adımı olduğunu vurgulayan Dr. Sarak, fiili maliyetle asıl normalleşmenin eylül ayındaki para politikası toplantısında izleneceğini belirtti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.