Tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini geçiren otomotiv sektöründe elektrikli araçlar, yalnızca yeni bir ulaşım teknolojisi olmakla kalmıyor. Aynı zamanda ulaştırma sisteminin yapısını e-mobilite çerçevesinde dönüştüren elektrikli otomobiller, enerji politikalarını ve küresel rekabet dengelerini yeniden şekillendiren stratejik bir alan halini alıyor.
28 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Karbon emisyonlarını azaltma ve iklim hedeflerine ulaşma amacı küresel boyutta hükümetlerin ve karar alma organlarının gündeminde ilk sıralara ulaşırken, bu eğilim elektrikli araç yatırımlarına da artış olarak yansıyor. Söz konusu dönüşüm enerji güvenliği, sanayi politikaları ve teknolojik bağımsızlık açısından da kritik önem taşıyor.
2025 yılı sonunda açıklanan rakamlar, bu dönüşümün ne kadar hızlandığını ortaya koyuyor. Küresel ölçekte 20 milyonun üzerinde elektrikli araç satılırken; elektrikli araç filosu, günlük olarak 1,7 milyon varil petrol tüketimini engelledi. Buna ilave söz konusu tasarruf miktarı, uluslararası enerji güvenliği ve ekonomik tasarruflar açısından milyarlarca dolarlık etkiye karşılık geliyor.
Türkiye öne çıkan pazarlar arasında
Küresel otomotiv sektörü, 2025 yılında elektrikli araç satışlarında tarihi bir eşiği geride bıraktı. Dünya genelinde satışlar 20,7 milyon adede ulaşırken, elektrikli araçların toplam otomotiv pazarındaki payı yüzde 20’nin üzerine çıktı. 12,9 milyon adetlik satışla Çin küresel liderliğini sürdürürken, batarya üretim zincirindeki hakimiyeti sayesinde ihracatta da öne çıktı. ABD ise teknoloji, yazılım ve otonom sürüş yatırımlarıyla rekabet gücünü korudu. Avrupa pazarı ise elektrikli araç satışlarında yüzde 33 büyüme kaydederek sektörün en hızlı genişleyen bölgelerinden biri oldu. Türkiye, yaklaşık 400 bin elektrikli araç parkı ve 40 bini aşan şarj altyapısıyla dönüşüm sürecinde öne çıkan pazarlardan biri haline geldi.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.