YAYINLAMA 28 Ağustos 2026 10:06
GÜNCELLEME 28 Ağustos 2026 10:11
Türkiye'de ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve para politikasındaki normalleşme süreci iç piyasaya olumlu yansımayı sürdürüyor. Dr. Gözde Sarak, haftaya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) repo dönüşüyle başlandığını, bankalar ile tahvil tarafının bu gelişmeyi oldukça olumlu fiyatladığını belirtti. Bu iyimserliği doğrulayan veriler eşliğinde Türkiye'nin risk priminin (CDS) şubat ayından bu yana en düşük seviyelerine gerilediğini ifade eden Dr. Sarak; carry trade büyüklüğünde rekor seviyelerin konuşulmaya başlandığını ve kur korumalı mevduatın (KKM) tamamen sıfırlandığını vurguladı. Tüm bu gelişmelerle birlikte yurt içinde finansal zeminin birkaç koldan birden güçlendiğine dikkat çekti.
Borsa İstanbul ve yabancı yatırımcının dönüşü
Borsa İstanbul’da endeksin dün %0,24 gerileyerek 14.575 seviyesinde kapandığını, bankacılık endeksinin yatay tutunduğunu ve asıl geri çekilmenin gıda, holding ve sanayi tarafında yaşandığını kaydeden Dr. Sarak, gösterge tahvil faizinin ise %40 civarında sakin seyrettiğini aktardı. Küresel tarafta Brent petrolün yeniden 88 dolar bandına doğru hafif yukarı hareketlendiğini belirten Dr. Sarak, ABD tarafında ise 25 Ağustos akşamı açıklanan Nvidia bilançosunun ardından teknoloji hisselerine gelen alımlarla New York Borsası'nda belirgin bir toparlanma izlendiğini paylaştı. S&P 500'ün %0,72 primle 7731 seviyesine çıktığını ve Nasdaq'ın %1,46 ile açık ara öne geçtiğini belirten Dr. Sarak, dışarıda risk iştahının canlandığını ifade etti.
Merkez Bankası’nın haftalık menkul kıymet istatistiklerine atıfta bulunan Dr. Sarak, yabancı yatırımcıların Ağustos ayının üçüncü haftasında hisse senedinde 150 milyon dolarlık net alış yaptığını ve 3 hafta üst üste alıcı konumda kaldıklarını belirtti. Aynı hafta özel sektör tahvilinde 146 milyon dolar alış, devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) ise oldukça sınırlı bir satış olduğunu belirten Dr. Sarak, haftalık net portföy girişinin 295 milyon doları bulduğunu ifade etti. Yıl genelinde yabancıların hisse tarafında 1,73 milyar dolar, toplam portföyde ise 8,4 milyar doları aşan net alıcı konumunda olduğuna değinen Dr. Sarak, yabancının borsadaki takas payının hala %32-33 bandında olduğunu ve bu tarihsel olarak düşük seviyenin yabancı yatırımcıya Türk hisselerindeki payını artırması için önemli bir alan sunduğunu ekledi.
Döviz mevduatındaki artış bir tehdit mi?
Son dönemde yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatında yaşanan 1 milyar 136 million dolarlık artışa da değinen Dr. Sarak, bu artışın 775 milyon dolarının gerçek kişilerden, 365 milyon dolarının ise şirketlerden kaynaklandığını belirtti. Bu tablonun tek başına bir alarm sinyali olmadığını savunan Dr. Sarak, aynı hafta TCMB'nin brüt rezervlerinin düşmeyip aksine 188 milyar dolara yükseldiğini, swap hariç net rezervlerde de artış yaşandığını kaydetti. Yabancı ilgisi ve carry trade rekorlarıyla birlikte değerlendirildiğinde bu hareketin şimdilik teknik ve zayıf bir sinyal olduğunu ifade eden Dr. Sarak, durumun ancak önümüzdeki haftalarda artışın hızlanması ve rezervlere baskı yapması halinde önemli bir sinyal olarak gündeme gelebileceğini vurguladı.
Yapay zekanın iki yüzü: Uzun vadeli umutlar ve kısa vadeli faturalar
Küresel piyasaların odağındaki yapay zeka ve enflasyon ilişkisine dair çarpıcı bir analiz sunan Dr. Sarak, Fed yetkilisi Worch’un ‘yapay zekanın üretkenliği artırarak yapısal bir dezenflasyon gücü olacağı ve bu sayede faizleri yüksek tutmaya gerek kalmayacağı’ yönündeki görüşünü değerlendirdi. Dr. Sarak, bu üretkenlik artışının yıllara yayılacak uzun vadeli bir süreç olduğunu, ancak madalyonun diğer yüzünde bugün ödenen devasa bir kısa vadeli yapay zeka faturası bulunduğunu açıkladı. Şirketlerin veri merkezleri ve çipler için devasa paralar harcadığını ve bunu piyasadan borçlanarak tahvil ihraçlarıyla karşıladığını belirten Dr. Sarak, bu durumun bir kuşağın gördüğü en büyük borçlanma dalgasına dönüştüğünü ve kısa vadede düşük faizli ortam hayallerini baltaladığını dile getirdi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.