Türkiye'de emisyon ticaretinden elde edilen gelirle yeşil dönüşüm desteklenecekEmisyon Ticaret Sistemi'nin (ETS) kurulmasının özellikle enerji yoğun sektörlerde emisyonların azaltılması ve temiz enerji dönüşümünün hızlandırılmasında önemli bir araç olması bekleniyor.
Başak Erkalan Köprübaşılı
28 Ağustos 2026•Güncelleme: 28 Ağustos 2026
ANKARAÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı İklim Değişikliği Başkanlığınca hazırlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. Böylece, ETS'nin uygulanmasına ilişkin kurallar ve ulusal karbon piyasasının hukuki çerçevesi belirlendi.
Yönetmelikle, Türkiye'de kurulacak ETS aracılığıyla sera gazı emisyonlarının azaltımının teşvik edilmesi, düşük karbon üretim teknolojilerine geçişin hızlandırılması ve yeşil dönüşüm sürecinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Geçen yıl yürürlüğe giren İklim Kanunu'nun ardından hayata geçirilen ve 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşılmasına katkı sağlaması beklenen ETS, işletmelerin sera gazı emisyonlarını azaltmalarını piyasa mekanizması yoluyla teşvik edecek.
ETS'nin uygulanma aşamasına geçildiğinde, yıllık 50 bin tonun üzerinde karbondioksit eş değeri emisyona sahip demir-çelik, alüminyum, çimento, elektrik üretimi gibi enerji yoğun tesisler, emisyonlarını izleyecek, raporlayacak ve emisyonları miktarınca mali yükümlülük altına girecek.
Söz konusu sistemde, daha verimli ve temiz üretim teknolojileri kullanan veya daha yüksek temiz enerji payına sahip işletmeler, referans değerin altında emisyon yoğunluğuna sahip olmaları halinde avantaj elde edecek. Emisyon yoğunluğu daha düşük işletmeler, ellerindeki fazla tahsisatları satarak gelir elde edebilecek. Daha yüksek emisyon yoğunluğuna sahip işletmeler ise ilave tahsisat satın almak zorunda kalacak.
Bu mekanizmayla işletmelerin emisyon yoğunluklarını azaltmaları ve daha temiz üretim teknolojilerine yönelmeleri teşvik edilecek.
Ayrıca sistemle elde edilecek gelirin iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşümü desteklemek amacıyla kullanılması öngörülüyor. Böylece karbon fiyatlandırmasının enerji dönüşümü için yeni bir finansman kaynağı oluşturması hedefleniyor. Ayrıca gelirlerin yüzde 10'a kadarının fosil yakıtlardan çıkışa yönelik olarak adil geçiş sürecinde kullanılabilmesi, kömür havzalarında çalışanlar için ilk kez kalıcı bir finansman kanalı yaratacak.
Pilot ve asıl uygulama dönemlerine ilişkin takvim ile uygulama esasları Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek.
Doğru tasarım, sistemin başarısını belirleyecek
Ember Türkiye Enerji Analisti Bahadır Sercan Gümüş, AA muhabirine, fosil yakıtlı termik santrallerin 2024'te Türkiye'nin toplam emisyonlarının dörtte birinden fazlasını oluşturduğunu söyledi.
Gümüş, doğru kurgulanan ETS'nin, elektrik üretiminde emisyon yoğunluğunu azaltmaya yönelik teşvik edici yapısı sayesinde temiz enerji dönüşümünün hızlandırılmasında belirleyici bir rol oynayacağını dile getirdi.
ETS'nin Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında ortaya çıkacak karbon maliyetlerinin ülke içinde değerlendirilmesine imkan vereceğine işaret eden Gümüş, "Bu kaynaklar, sanayi ve enerji sektörünün yeşil dönüşümünde kullanılabilir. Elde edilecek gelirlerin doğrudan temiz enerji dönüşümünde kullanılması, ETS'yi bir karbon fiyatlandırma sistemi olmaktan çıkarıp enerji dönüşümünü ve sanayide rekabetçiliği güçlendiren bir araca dönüştürecektir." diye konuştu.
Gümüş, ETS'nin ürün bazında emisyon yoğunluğunu azaltmaya odaklandığını belirterek şunları ifade etti:
"Fakat üretim artmaya devam ederse, ürün başına emisyon düşerken toplam emisyonlar yine de artabilir. Bu nedenle sıradaki önemli adım, sistem kapsamında sektör bazlı net sıfır yol haritalarının hazırlanması ve ücretsiz tahsisat oranlarının azalan, öngörülebilir bir patikaya bağlanması olacak. Böylelikle, emisyonların hangi hızda azaltılacağı konusunda daha net bir çerçeve sağlanacak, hem de yatırımcıların önünü görmesine yardımcı olunacaktır."
Özellikle elektrik sektöründe ücretsiz tahsisat uygulamasının dikkatle tasarlanması gerektiğini vurgulayan Gümüş, "Türkiye emisyonlarının dörtte birinden fazlasını oluşturan fosil yakıtlı termik santrallerin uzun dönemler boyunca ücretsiz tahsisatlardan yararlanması, temiz enerji dönüşümünü geciktirme riski taşıyor." dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.