Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, yüksek finansman maliyetlerinin KOBİ’leri zorladığını belirtti. Baran, bankaların kredi verirken yalnızca geçmiş bilançolara değil, işletmelerin siparişlerine, üretim kapasitesine, ihracat potansiyeline ve istihdamına da bakması gerektiğini vurguladı.
29 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Ferit PARLAK
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran “Finansmanın maliyeti, işletmenin üretebileceği katma değerin önüne geçtiğinde sistem çalışmıyor. Bırakın büyümeyi, mevcudu korumayı başaramıyor” dedi.
Türkiye’de yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadeleyi önceleyen bir ekonomik programın uygulandığını, enflasyonun da beklentilere uygun şekilde aşağı yönlü ivme gösterdiğini hatırlatan ATO Başkanı Baran, “Enflasyonla mücadeleyi son derece önemli buluyoruz. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı refahın, öngörülebilir yatırım ortamının ve sürdürülebilir büyümenin mümkün olmadığının farkındayız. Ancak sahadan gelen sesler, finansman ihtiyacı nedeniyle işletmelerin sıkıntı içinde olduğunu gösteriyor. Finansman ihtiyacı büyük, ancak maliyet çok yüksek. İşletmeler kaynak yetersizliği nedeniyle işletme sermayesinden tüketiyor ve haliyle sermaye ihtiyacı daha da büyüyor” dedi.
Ekonomik birikimin parçası
KOBİ’lerin yalnızca işletme büyüklükleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Baran, bu işletmelerin Türkiye’nin yıllar içinde oluşturduğu ekonomik birikimin önemli bir parçası olduğunu belirtti. “Bankalar bilançodan ziyade siparişlere ve ihracat potansiyeline de bakmalı…” diyen Baran şöyle dedi: “Yıllar içinde sermaye biriktirmiş, insan yetiştirmiş, müşteri edinmiş, pazar oluşturmuş, üretim bilgisi kazanmış, vergi ödemiş, istihdam sağlamış on binlerce işletmeden söz ediyoruz. Bunların her biri Türkiye’nin yıllar içinde oluşturduğu hazinesidir.”
Ekonomik büyüme için işletmelerin yatırıma kaynak ayırabilmesi gerektiğine dikkat çeken Baran, “KOBİ’lerin sermayesini yatırıma değil, günlük faaliyetini çevirmeye harcadığı bir ortamda ekonomik büyümenin kalıcı olmasını bekleyemeyiz” diye konuştu. İşletmenin finansman ihtiyacı için bankaya başvurduğunda geçmiş dönem bilançosuna bakıldığını anlatan Baran, “Finansmana erişimde yalnızca geçmiş dönem bilançosuna değil, işletmenin üretim kapasitesine, siparişlerine, ihracat potansiyeline ve oluşturduğu istihdama da bakılmalı. Bugün finansmana ulaşamadığı için küçülen sağlam bir işletmenin bilançosunun da sağlam kalmasını beklemek gerçekçi değildir” diye konuştu.
En acil ihtiyaç finansman
Kalıcı fiyat istikrarının güçlü bir üretim ekonomisiyle mümkün olabileceğini anımsatan Baran, “Üretimin ve ticaretin zayıfladığı ortamda enflasyonu kalıcı biçimde yenemeyiz. İşletmelerin istihdamdan uzaklaştığı ortamda refahı artıramayız. Yatırımın durduğu yerde ekonomiyi büyüyemeyiz. KOBİ’nin küçüldüğü ortamda büyük ekonomi haline gelemeyiz. Bugün acil atılması gereken ilk adım, ülkemizin vatansever girişimcilerinin yıllar içinde büyük emeklerle oluşturduğu üretim, ticaret ve ihracat kapasitesini korumasına destek olmaktır” değerlendirmesinde bulundu.
KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik daha önce de dile getirdikleri önerileri hatırlatan Baran, işletmelerin en acil ihtiyacının işletme sermayesi olduğunu belirterek, “KOBİ’lerimiz için düşük maliyetli işletme sermayesi kredileri devreye alınmalı. Özellikle üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdamını koruyan işletmelerimiz için uygun maliyetli, uzun vadeli ve mümkünse belirli bir süre geri ödemesiz finansman modelleri oluşturulmalı” dedi.
Fiyatlama yapamıyoruz
Baran, reel sektörün küresel gelişmelerin de etkisiyle yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığına da dikkat çekerek, “Enerji maliyetleri yüksek. Vergi oranları işletmelerimizin omuzlarında ciddi ağırlık oluşturuyor. İstihdam üzerindeki yükler çok fazla. İstihdam ettiğiniz bir kişi için neredeyse bir kişilik daha ücreti, prim ve diğer kalemler olarak ödüyorsunuz. İç talepteki yavaşlama bazı sektörlerimizin iş hacmini aşağı çekiyor. Vadeler uzuyor, tahsilatlar zorlaşıyor. Bir taraftan maliyet artarken, diğer taraftan fiyatlama yapmak zorlaşıyor” diye konuştu.
Vergi gelirlerinin artırmanın yolu güçlü şirketlerden geçer
Konuşmasında vergi uygulamalarından bahseden ATO Başkanı Gürsel Baran, vergi gelirlerinin artmasının ilk koşulunun üretim ve ticaretin çarklarının güçlü dönmesi olduğunu söyledi. Vergi oranlarının yüksekliği konusunda üyelerin görüş bildirdiğini anlatan Baran, vergi gelirlerinin artırmanın en sağlıklı yolunun vergi ödeme gücüne sahip işletmelerin sayısını artırmaktan geçtiğini söyledi.
Vergi tabanının genişletilerek, kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Baran, “Kayıt içinde kalmanın maliyeti, kayıt dışında kalmanın maliyetinden yüksek olmamalı. Kurallara uyan, çalışanını sigortalı istihdam eden, vergisini zamanında ödeyen işletmeyi cezalandıran değil; ödüllendiren bir sisteme ihtiyacımız var” dedi. Özellikle emek ve enerji yoğun sektörlerimiz açısından maliyetlerin ciddi bir rekabet unsuru haline geldiğine vurgu yapan Baran, “İşveren üzerindeki maliyetlerin azaltılması, örneğin, istihdamı koruyan işletmelere yönelik prim ve vergi teşviklerinin güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Enerji yoğun sektörlerde de üretim ve ihracatı destekleyen mekanizmalar geliştirilmelidir” dedi.
Kaynak: DÜNYA - ANKARA
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.