Kayseri TEKMER, işletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden teknoloji tabanlı ürününü geliştirmek ve büyütmek isteyen işletmelere kadar geniş bir girişimci kitlesine kapılarını açacak. KTO’nun bulunduğu binada, iki katlı ve toplamda bin 700 metrekarelik alanda hizmet verecek. Merkezin yalnızca çalışma alanlarının bulunduğu bir bina olmayacağını söyleyen Ömer Gülsoy, “Burası; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik merkezi olacak” dedi. Merkezde girişimcilere yalnızca ofis tahsis etmeyeceklerini de kaydeden Gülsoy, mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcılarla buluşma, finansmana ve iş ağlarına erişim gibi çok yönlü destekler sunulacağını da belirtti.
“Teknoloji Merkezimizi, özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek, yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Böylece sanayimizin üretim kapasitesini ve teknolojik ürün çeşitliliğini artırmayı planlıyoruz. Burada, sanayici ve yatırımcı üyelerimizle girişimcilerimizi bir araya getirecek aktif bir ekosistem kurmayı tasarlıyoruz” diyen Gülsoy, Kayseri TEKMER’i, Türkiye’deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir model olarak “Kayseri Modeli” olarak geliştirdiklerinin altını çizdi. Kayseri’nin geleceğinin, yalnızca daha fazla üretmekten değil; daha yenilikçi, daha teknolojik ve daha yüksek katma değerli üretmekten geçtiğini belirten Gülsoy, “Kayseri TEKMER ile gençlerimize ‘Fikrini burada geliştir, ürününü burada tasarla, şirketini burada büyüt ve dünyaya Kayseri’den açıl’ diyeceğiz. Kayseri’yi fikir ve teknoloji ihraç eden, yenilikçi teknolojiler için bir cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz. TEKMER, yalnızca bir merkez değil, Kayseri’nin geleceğine açılan yeni bir kapı ifadelerini kullandı.
“Sahadaki durumu sadece dış etkenlerle açıklamak yeterli değil”
Güncel ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Ömer Gülsoy, iş dünyasının şu anda en çok ihtiyaç duyduğu şeyin “dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiği sürdürülebilir bir zemin” olduğunu söyledi. İş dünyasının dengenin kurulamadığı bir ortamda varlık göstermesinin güçleştiğini kaydeden Gülsoy, “Bir sanayicinin, bir tüccarın işini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için her şeyden önce ekonomik netlik ve güven ortamına ihtiyacı vardır. Sahadaki durumu sadece dış etkenlerle açıklamak yeterli değildir. Yüksek enflasyon, enflasyonla mücadele kapsamında döviz kuru üzerinde oluşan baskılar ve finansman maliyetlerinin geldiği mevcut seviyeler, işletmelerimizin omuzlarına gerçekten taşınması güç bir yük bindirmiştir. Bu durum özellikle üretici ihracatçılarımızı küresel pazarda rekabet edemez noktaya getirmektedir” diye konuştu. Gülsoy ayrıca, 1 Ekim itibariyle döviz dönüşüm desteğinin iki katına çıkarılmasını da memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.