31 Ağustos 2026, Pazartesi · 02:06 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Amerikalı, endüstriyel mutfakta "Made in Türkiye'ye yöneliyor

Son 5 yılda Amerika kıtasına ihracatını yüzde 40 artıran Türk endüstriyel mutfak sektörü, gözünü bölgenin milyar dolarlık ithalat devlerine dikti. TUSİD Başkanı Bekir Topuz, Amerika kıtasında Türk ürünlerinin Avrupa kali…

YAYINLAMA 31 Ağustos 2026 00:00

GÜNCELLEME 31 Ağustos 2026 00:00

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

MERVE YİĞİTCAN

Türk endüstriyel mutfak sektörü, küresel pazarlardaki büyüme stratejisinde Amerika kıtasını öncelikli hedef pazar olarak konumlandırırken, fiyat rekabetinden ziyade kalite, tasarım ve üretim kabiliyetiyle pazarda öne çıkmaya başladı. Son beş yılda Amerika kıtasındaki ihracatını yüzde 40 artıran Türk endüstriyel mutfak sanayicileri, gözünü bölgenin milyar dolarlık ithalat devlerine dikti. Bu hedef doğrultusunda sektör; Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) ile Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TUSİD) ortak organizasyonuyla Meksiko’da düzenlenen Abastur Endüstriyel Mutfak Fuarı’na ikinci milli katılım heyetini düzenledi. Fuara Türkiye’den 11’i Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen URGE projesi kapsamında, 2’si ise bireysel katılım olmak üzere toplam 13 firma katıldı.

Sergilenen ürünlerin hepsi satıldı

Fuar, Türk üreticilerin Latin Amerika pazarına açılımında da kritik bir eşik oldu. Fuar süresince 22 binin üzerinde profesyonel satın almacı ve sektör temsilcisi ağırlanırken, Türk üreticiler bölgenin önde gelen distribütörleriyle masaya oturarak yeni ticari iş birliklerinin temelini attı. Fuara katılan Türk firmaları organizasyona ilişkin memnuniyetlerini dile getirirken, tüm katılımcılar stantlarında sergilenmek üzere Türkiye’den getirdikleri ürünlerin tamamını fuar esnasında sattı.

Fuar sırasında değerlendirmelerde bulunan TUSİD Başkanı Bekir Topuz, sektör olarak yaklaşık beş yıldır Amerika kıtasını stratejik bir hedef olarak ele aldıklarını dile getirerek, ABD başta olmak üzere Kanada ve Latin Amerika ülkelerinde düzenlenen sektörel fuarlara kesintisiz katılım sağladıklarını ifade etti.

Yüzde 2 pay alsak ihracat katlanır

Amerika kıtasındaki pazar potansiyelinin mevcut ihracat rakamlarının çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Topuz, bölge pazarının büyüklüğüne işaret etti. Topuz, Amerika kıtasının endüstriyel mutfak ithalatından alınacak küçük bir pazar payının dahi Türkiye’nin toplam endüstriyel mutfak ihracatında devasa bir sıçrama yaratacağını vurguladı. Türkiye’nin yıllık 5,6 milyar dolarlık endüstriyel mutfak ihracatı bulunduğunu hatırlatan Topuz, Amerika kıtasının toplam mutfak ekipmanı ithalatından yalnızca yüzde 2’lik bir pay alınması durumunda, Türkiye’nin tüm dünya pazarındaki mevcut ihracatına denk bir hacmin sadece bu bölgeden elde edilebileceğini söyledi. Bölgenin kilit ülkesi konumundaki Meksika’nın tek başına 1,8 milyar dolarlık mutfak sektörü ithalatı gerçekleştirdiğini belirten Topuz, bu ithalatın çok büyük kısmının ABD ve Çin’den karşılandığını aktardı.

Türkiye’nin Meksika’ya olan ihracatının henüz 100 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu ifade eden TUSİD Başkanı, Meksika’nın sadece kendi iç pazarıyla değil; Kolombiya, Panama, Kosta Rika, Porto Riko, Şili ve Arjantin gibi Latin Amerika ülkelerine açılan stratejik bir kapı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

TM Avrupalı üretmeyle eşdeğer

Türk endüstriyel mutfak sektörünün Amerika kıtasındaki en büyük kozunun fiyat değil, yakalanan yüksek kalite algısı olduğunu vurgulayan Topuz, bölgedeki satın almacıların Türk ürünlerini Uzak Doğu menşeli ürünlerden tamamen ayrı tuttuğunu belirtti.

Bölgedeki müşterilerin Türk malını doğrudan Avrupa üretimiyle eş değer tuttuğuna dikkat çeken Topuz, Çin’in fiyat odaklı rekabetine karşı Türkiye’nin kalite ve tasarımla yanıt verdiğini söyledi. Türk ürünlerinin kıtadaki kalite algısına dair sahadan bir örnek veren Topuz, Kanada’daki bir müşterinin ürün kataloglarında özellikle "Made in Türkiye" ibaresine yer verdiğini belirterek, alıcıların bu ifadeyi ürünün Çin malı olmadığını, Avrupa standartlarında üretilmiş kaliteli bir ekipman olduğunu vurgulamak için bilinçli olarak kullandığını aktardı. Pizza fırınları, pişirme üniteleri, buzdolapları, bulaşık makineleri ve döner ocaklarının bölgede yoğun talep gördüğünü ifade eden Topuz, Türk tasarımının ve fiyat-performans dengesinin rekabette öne çıktığını ekledi.

Meksika’da daha karlı satabiliyoruz

Fuara katılan firmalardan N'DUSTRIO Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı da Meksika’nın Türk endüstriyel mutfak sektörü açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, "Meksika, nüfusu, pazar potansiyeli ve Türk ürünlerinin burada konumlandığı yer açısından bizim için oldukça önemli bir pazar” dedi.

Amerika kıtasında Türk ürünlerinin Avrupa menşeli ürünlerle aynı kalite kategorisinde değerlendirildiğini, bu algının fiyat rekabetinde de Türk firmaların elini güçlendirdiğini dile getiren Kaplangı, “Avrupa’daki rakibimiz 10 birim seviyesinde fiyatlandırılıyorsa, burada biz de benzer bir seviyeden rekabet edebiliyoruz. Oysa farklı pazarlarda Türk ürünlerinden daha düşük fiyat beklenebiliyor. Meksika’da ise müşteriler Avrupa kalitesindeki bir ürüne Avrupa seviyesinde fiyat vermeye hazır. Bu bizim açımızdan yalnızca satış hacmi değil, aynı zamanda kârlılık açısından da çok değerli” diye konuştu.

Paslanmazdaki vergi ihracatın %30'unu yedi

Sektörün Amerika pazarındaki büyüme hedeflerine karşın iç pazardaki hammadde maliyetleri ve koruma vergileri nedeniyle ciddi kan kaybettiğine değinen Bekir Topuz, özellikle paslanmaz çelikte uygulanan ilave vergiler ile antidamping kararlarının üreticileri zor durumda bıraktığını ifade etti. Sektörün 2026 yılının ilk altı ayında 1,23 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Topuz, fiyat artışları nedeniyle değer bazındaki gerilemenin yüzde 6 seviyesinde kaldığını, ancak miktar bazında yüzde 17'lik sert bir düşüş yaşandığını vurguladı. Paslanmaz çelikteki ek verginin yüzde 12 olarak uygulanmaya başladığı 2024 yılından bu yana geçen yaklaşık 2,5 yıllık süreçte ihracatta miktar bazındaki kaybın yüzde 30'a yaklaştığı uyarısını yapan Topuz, buna karşılık bitmiş ürün ithalatının da yüzde 30 oranında arttığını söyledi. Vergilerin yerli üreticiyi korumak yerine sanayiciyi bitmiş ürün ithal etmeye yönlendirdiğini savunan Topuz, hammaddesi yüzde 100 paslanmaz çelik olan alt sektörlerde üretimin ciddi oranda sekteye uğradığını ve Çin'e bağımlılığın arttığını dile getirdi.

Amerika'dan 100 alıcı Türkiye'ye gelecek

Amerika kıtasında kurulan ticari temasların sürdürülebilir hale gelmesi için İstanbul'da düzenlenecek fuara odaklandıklarını belirten Topuz, 10 Kasım'da başlayacak Hostech by TUSİD Fuarı kapsamındaki alım heyeti organizasyonuna ilişkin bilgiler verdi. Ticaret Bakanlığı desteğiyle ABD, Meksika, Panama ve Venezuela başta olmak üzere tüm Amerika kıtasından 100'den fazla büyük alıcının konaklama ve ulaşım giderleri karşılanarak İstanbul'a davet edildiğini açıklayan Topuz, fuara 130 farklı ülkeden şimdiden 1200'ün üzerinde yabancı profesyonelin kayıt yaptırdığını, hedeflerinin ise 5 binin üzerinde yabancı alıcıyı İstanbul'da ağırlamak olduğunu söyledi.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi Apple'dan aboneliklere zam: ABD'de fiyatlar değişti CNBC-e · 3 saat önce Makroekonomi Yapay zeka kameralarına karşı sıra dışı tişört satışta! Fiyatı 75,60 dolar CNBC-e · 4 saat önce Global Dolar Ağacı, Yüksek Akaryakıt Fiyatlarının "Çok, Çok Anlamlı" Bir Rüzgar Olduğunu Söyledi Yahoo Finance · 6 saat önce Makroekonomi NASA'nın 4,3 milyar dolarlık teleskobu uzaya fırlatıldı: Milyarlarca galaksiyi inceleyecek CNBC-e · 6 saat önce Borsa Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sadece kendimizle yarışıyoruz Finans Gündem (ing) · 7 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.