YAYINLAMA 31 Ağustos 2026 00:00
GÜNCELLEME 31 Ağustos 2026 00:00
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 28 Ağustos tarihli kararıyla Yatırım Fonları’na ilişkin beklenen yeni düzenleme yayımlandı. Hedef Portföy Araştırma Müdür Yardımcısı Dr. Vahap Taştan, düzenlemeyle birlikte daha önce MSCI ve sonrasında FTSE Russell tarafından yayımlanan uyarılara ilişkin önemli soru işaretlerinin büyük ölçüde giderildiğini belirtti.
Taştan, söz konusu düzenlemeyle yalnızca yabancı kurumsal yatırımcıların değil, yerli yatırımcıların ve kurumların da bu alandaki beklentilerinin karşılandığını ifade ederek, özellikle serbest fonlara getirilen kısıtlamaların dikkat çekici olduğunu vurguladı.
Portföy Yönetim Şirketleri’ne getirilen serbest fon sayısındaki sınırlamayı, dolaylı olarak serbest fon sayısını kısıtlayabilecek bir önlem olarak değerlendiren Taştan, “Elbette yeterli portföy yöneticisi olması halinde bu sağlanabilir fakat serbest fonlara dair diğer maddelerle de birleştirdiğimde fon sayısında azalma görülebileceği kanaatindeyim” dedi.
Taştan, SPK’nın yeni düzenlemeye uyum için verdiği sürenin ise oldukça uzun olduğuna dikkat çekti.
PYŞ’lerde asgari ödenmiş sermaye şartı
Yeni düzenlemeyle PYŞ Tebliği’nde ödenmiş sermaye şartında da değişiklik yapıldı. Buna göre geniş yetkili portföy yönetim şirketleri için 500 milyon TL, faaliyetleri sınırlı portföy yönetim şirketleri için ise 250 milyon TL ödenmiş sermaye şartı getirildi.
Taştan, bu düzenlemeyi Portföy Yönetim Şirketleri’nin sermayelerinin sağlamlaştırılması açısından olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirdi.
“Türkiye’nin geçmiş bankacılık sektörü deneyimleri, aracı kurumlarda da getirilen asgari ödenmiş sermaye şartlarının PYŞ’lerde de uygulanması ve asgari tutarın artırılmasını Türkiye’de faaliyet gösteren PYŞ’lerin sermaye kalitesi çerçevesinde olumlu okuyorum” diyen Taştan, yeni sermaye şartının portföy yönetim şirketlerinin mali yapısının güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Serbest fonlarda yüzde 20'lik yoğunlaşma sınırı
Taştan’ın dikkat çektiği bir diğer önemli değişiklik ise serbest fonlara getirilen portföy yoğunlaşması sınırı oldu.
Yeni düzenlemede, “Bir serbest fonun, fon portföy değerinin yüzde 5’inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri fon portföy değerinin yüzde 20’sini aşamaz” hükmü yer alıyor.
Taştan, bu düzenlemeyle fonlarda yoğunlaşmanın engellenmesinin amaçlandığını ve yönetim hakimiyeti olan sermaye piyasası araçlarında fon portföy değerinin yüzde 20’sinin aşılmasına izin verilmediğini belirtti.
Ancak Taştan’a göre burada yüzde 20’lik sınırdan daha önemli bir başka nokta bulunuyor. Bu sınırın uygulamada daha da aşağı çekilebileceğine dikkat çeken Taştan, bunun nedeninin fiili dolaşım pay oranına göre getirilen sahiplik sınırlaması olduğunu ifade etti.
Taştan, söz konusu düzenlemenin bir şirketin halka açıklık oranının da o şirketin paylarının bir serbest fonun portföyünde ne kadar yer alabileceğini sınırladığı anlamına geldiğini belirtti.
Halka açıklık oranına göre farklı sahiplik limitleri
Yeni düzenlemeye göre bir serbest fon;
Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 25’in altında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının yüzde 8’inden fazlasına,
Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 25-yüzde 50 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının yüzde 6’sından fazlasına,
Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 50-yüzde 75 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının yüzde 4’ünden fazlasına,
Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 75’ten fazla olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının yüzde 2’sinden fazlasına
yatırım yapamayacak.
Taştan, bu düzenlemenin etkisini halka açıklık oranı yüzde 10 olan bir şirket üzerinden örneklendirdi.
“Halka açıklık oranı yüzde 10 olan bir şirket paylarının en fazla yüzde 0,8’i kadarı bir serbest fon tarafından alınabilir” diyen Taştan, bu sınırlamayı bir üstte yer alan yüzde 20’lik sınırdan daha kısıtlayıcı bulduğunu ifade etti.
Birden fazla serbest fon için oran iki katına çıkıyor
Taştan, düzenlemede dikkat çeken bir esnekliğin ise birden fazla serbest fon bulunması halinde ortaya çıktığını belirtti.
Buna göre birden fazla serbest fon için söz konusu oranların iki katına çıkarılması mümkün.
Taştan, “Dolayısıyla iki ve ikiden fazla serbest fon için yüzde 10 halka açıklık halinde yüzde 1,6’sına kadar sahiplik imkanı tanınıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu nedenle fiili dolaşım oranına bağlı sahiplik sınırlarının, özellikle halka açıklık oranı düşük şirketlerde serbest fonların alabileceği pozisyon büyüklüğü üzerinde önemli bir etkisi olabileceğine dikkat çekti.
Limitleri aşan pozisyonlar üç ayda azaltılacak
Yeni sahiplik kurallarına uyumun ise tek seferde değil, kademeli olarak gerçekleştirileceğini belirten Taştan, sınırı aşan pozisyonların 31 Ekim, 30 Kasım ve 31 Aralık 2026 tarihlerine kadar eşit parçalar halinde azaltılacağını ifade etti.
Buna göre serbest fonlar, yeni düzenlemeyle belirlenen limitlerin üzerinde kalan pozisyonlarını ekim, kasım ve aralık aylarında azaltacak. Taştan’ın değerlendirmesine göre bu süreçte sınırı aşan kısımların en az üçte biri her ay azaltılmış olacak.
Taştan, uygulamayı 30 milyon adet pay üzerinden şöyle örneklendirdi:
“Örneğin limit 30 milyon adet payla aşılıyorsa Ekim, Kasım ve Aralık ayları sonunda en az 10’ar milyon lot azalma gerçekleşecek.”
Taştan, serbest fonlara ilişkin getirilen yeni sınırlamalar, PYŞ’lerin sermaye şartlarında yapılan değişiklikler ve sahiplik limitleri birlikte değerlendirildiğinde, düzenlemenin serbest fon piyasasının yapısı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.