31 Ağustos 2026, Pazartesi · 20:32 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Ana Kanal Dijital Platform Olacak: Şubeler Finansal Merkezlere Dönüşecek

Freedom Holding Ortağı ve Freedom Bank Yönetim Kurulu Başkanı Vladimir Pochekuev, Turkish Bank’ı neden satın aldıklarını ve bundan sonraki planlarını ilk kez Fortune Türkiye’ye anlattı. Orta vadede ilk 10 banka arasına g…

Freedom Holding Ortağı ve Freedom Bank Yönetim Kurulu Başkanı Vladimir Pochekuev, Turkish Bank’ı neden satın aldıklarını ve bundan sonraki planlarını ilk kez Fortune Türkiye’ye anlattı. Orta vadede ilk 10 banka arasına girmeye hedefleyen Freedom Bank, son derece etkili bir büyüme planı ile sahaya çıkıyor. Banka bireysel müşteriler için dijital bankacılık, yatırım ve sermaye piyasası hizmetleri ve KOBİ’lere odaklanacak. Diğer yandan şirketin gündeminde yeni satın alma planları var. – Ersan Taylan

ABD New York merkezli Freedom Holding Corp.’un iştiraki olan Freedom Finansal Hizmetler, Turkish Bank hissedarlarından Özyol Holding A.Ş. ve National Bank of Kuwait’in, banka sermayesinin yüzde 99,31’ine karşılık gelen paylarının Freedom Finansal Hizmetler A.Ş.’ye devrine ilişkin süreç 31 Temmuz 2026’da resmen tamamlandı. Pay devrinin tamamlanmasının ardından, bankanın ticaret unvanı Freedom Bank olarak değiştirildi. Peki, bundan sonraki süreç nasıl ilerleyecek? Bankanın büyüme planları ve Türkiye pazarındaki hedefleri nelerdir? Bu ve benzeri konuları Freedom Bank Yönetim Kurulu Başkanı Vladimir Pochekuev ile konuştuk.

Turkish Bank’ı neden satın aldınız? Bankanızın Türkiye ekonomisine ve reel sektöre sağlayacağı en önemli katkılar neler olacak?

Freedom Holding için Türkiye pazarına giriş, uluslararası büyüme stratejimizin doğal bir devamı. Türkiye, 86 milyonu aşan nüfusu ve Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Orta Asya’nın kesişimindeki stratejik konumuyla dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Türkiye ekonomisinin güçlü bir yapıya ve önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Sanayi, inşaat, tekstil, mobilya ve turizm gibi gelişmiş sektörlerin yanı sıra çok büyük bir KOBİ ekosistemine sahip, büyük ve çeşitlendirilmiş bir ekonomiden söz ediyoruz. Katma değerin önemli bir bölümünün doğrudan ülke içinde yaratılması da bizim açımızdan son derece önemli. Türkiye ile Orta Asya, Kafkasya ve Freedom Holding’in faaliyet gösterdiği diğer pazarlar arasındaki ekonomik ilişkilerin giderek güçlendiğini de görüyoruz. Türkiye, başta Kazakistan olmak üzere Özbekistan ve Tacikistan gibi bizim için önemli pazarlarla birlikte TURAN coğrafyasındaki ekonomik entegrasyonda kilit bir role sahip. Özellikle son yıllarda Kazakistan, yaklaşık 10 milyar dolarlık yıllık ticaret hacmiyle Türkiye’nin en büyük 20 ticaret ortağı arasında düzenli olarak yer alıyor. Karşılıklı ticaret arttıkça daha etkin bir finansal altyapıya, doğrudan muhabir banka ilişkilerine ve sınır ötesi ödeme çözümlerine duyulan ihtiyaç da artacaktır. Türkiye’ye girişimizin bir diğer önemli nedeni Kazakistan’da edindiğimiz deneyim. Freedom olarak burada bankacılık, yatırım ve günlük yaşam hizmetlerini bir araya getiren kapsamlı bir dijital ekosistem oluşturmayı başardık. Şimdi bu deneyimi çok daha büyük pazarlara taşıma aşamasındayız. Türkiye de bu açıdan bizim için ilk ve en önemli pazarlardan biri.

İlk olarak bankanın ismini ve markasını değiştirdiniz. Başka hangi değişiklikleri ve yenilikleri planlıyorsunuz?

En başından itibaren iki seçeneği değerlendirdik: sıfırdan bankacılık lisansı almak ya da mevcut küçük ölçekli bir bankayı satın almak. Ancak özellikle büyük veya orta ölçekli bir banka satın almak istemedik. En önemli rekabet avantajlarımızdan biri kendi teknoloji platformumuza ve dijital ekosistemimize sahip olmamız. Büyük ölçekli bir bankayı satın almak, geniş bir müşteri tabanının yanı sıra mevcut altyapı, süreçler ve bilgi teknolojileri sistemlerinin de aynı anda entegrasyonunu gerektirecekti. Bu da dönüşüm sürecini çok daha uzun ve karmaşık hale getirirdi. Bu nedenle daha hızlı dönüştürebileceğimiz; hedeflediğimiz teknoloji altyapısını, ürün yapısını ve müşteri deneyimini üzerine inşa edebileceğimiz daha küçük ölçekli bir bankayı tercih ettik. TurkishBank bu açıdan aradığımız yapıya oldukça uygundu. Bankanın eski hissedarları Börteçene ailesiyle süreç boyunca kurduğumuz yapıcı ve güvene dayalı ilişkinin de özellikle altını çizmek isterim. Süreçte gösterdikleri profesyonel yaklaşım için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Şu anda odağımız, bankanın teknoloji ve ürün tarafındaki dönüşümü. Freedom Bank’ı yüzlerce veya binlerce şubesi olan geleneksel bir banka olarak konumlandırmayı planlamıyoruz. Müşterilerimizin bankayla ilişkisinde ana kanal dijital platform olacak. Fiziksel şubeler önemini koruyacak ancak farklı bir rol üstlenecek; bankacılık ve yatırım hizmetlerini bir arada sunan finansal merkezler olarak hizmet verecek.

Freedom Bank’ın faaliyetleri ve Türkiye’de öncelik verdiğiniz alanlar nelerdir?

Freedom Bank, Türkiye’de bankacılık faaliyetlerine sıfırdan başlamıyor. Lisanslı ve halihazırda faaliyet gösteren bir bankayı satın aldık ve bankacılık faaliyetleri Freedom Bank adı altında kesintisiz olarak devam ediyor. Bundan sonraki süreçte ürün yelpazesini genişletmeye, bankanın teknolojik dönüşümüne ve Freedom modelini Türkiye’de adım adım hayata geçirmeye odaklanacağız. Türkiye’de öncelik verdiğimiz birkaç ana alan var. Bunlardan ilki, bireysel müşterilere yönelik dijital bankacılık. İkincisi, yatırım ve sermaye piyasası hizmetleri. Yatırım, Freedom’ın uzun yıllardır güçlü olduğu temel iş alanlarından biri. Bankacılık ve yatırım altyapımızı mümkün olduğunca entegre ederek müşterilerimizin her iki taraftaki ürün ve hizmetlere tek bir uygulama üzerinden ve uygun olduğu durumlarda aynı fiziksel hizmet noktalarından erişebilmesini istiyoruz. Üçüncü alan ise KOBİ’ler. Girişimcilere vadesiz hesap ve ödeme hizmetlerinden üye işyeri çözümlerine, döviz işlemlerinden dış ticaret finansmanına kadar uzanan modern bir dijital bankacılık altyapısı sunma konusunda önemli bir potansiyel görüyoruz. Finansal platformumuz geliştikçe, ilerleyen dönemde sigorta, sadakat programları, seyahat hizmetleri, pazaryeri, araç leasingi ve günlük hayata yönelik diğer hizmetlerin de bu ekosisteme dahil edilmesi mümkün.

Hangi müşteri segmentlerine hizmet vereceksiniz?

Öncelikle güçlü bir deneyime sahip olduğumuz ve bizi rekabette öne çıkarabilecek alanlara odaklanacağız. Bizi farklılaştıran; teknolojiye olan yaklaşımımız, süreçleri dijitalleştirme kabiliyetimiz ve geleneksel finansal ürünleri müşterinin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlayabilmemiz. Bireysel bankacılıkta bunun örneklerinden biri, müşterilerin bankacılık ve yatırım hesapları arasındaki para transferlerini mümkün olduğunca kolay ve hızlı şekilde gerçekleştirebilmesini sağlayan yatırım hesabı bağlantılı kart modelimiz. Bunun yanı sıra Kazakistan’da başarılı sonuçlar aldığımız dijital konut ve taşıt kredisi gibi ürünleri Türkiye’ye nasıl uyarlayabileceğimizi de değerlendiriyoruz. Günlük bankacılık işlemleri de odaklanacağımız önemli alanlardan biri. Kartlar, döviz hesapları, avantajlı kur seçenekleri ve hızlı uluslararası para transferlerinin yanı sıra, Grup altyapısı geliştikçe Freedom’ın faaliyet gösterdiği ülkeler arasında sınır ötesi ödeme çözümleri sunmayı da hedefliyoruz. KOBİ’ler ise özellikle önemli bir potansiyel gördüğümüz alanlardan biri. Birçok ülkede işletmeler için en temel bankacılık işlemleri bile gereğinden fazla karmaşık olabiliyor. Bu nedenle inovasyonun her zaman tamamen yeni bir finansal ürün geliştirmek anlamına gelmediğini düşünüyoruz. Girişimcilerin hızlı bir şekilde hesap açabildiği, gerekli uyum süreçlerini kolaylıkla tamamlayabildiği, farklı para birimlerinde hesaplarını yönetebildiği ve şirketlerinin finansal işlemlerini mobil ve internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirebildiği bir deneyim sunmak istiyoruz. Ayrıca Freedom’ın global yatırım altyapısından yararlanarak bireysel ve kurumsal müşteriler ile kurumsal yatırımcılara uluslararası piyasalara doğrudan erişim, yani DMA imkanı sunmayı hedefliyoruz.

Büyüme planlarınız için nasıl bir yol haritası oluşturdunuz?

Yatırım hizmetleri, Freedom Holding’in büyümesinde her zaman önemli bir rol oynadı; aynı zamanda yeni iş alanlarına yatırım yapmamızı ve yeni pazarlara açılmamızı destekleyen önemli faaliyet alanlarımızdan biri oldu. Türkiye’de de 34 yıl aradan sonra faaliyet izni alan ilk yabancı sermayeli geniş yetkili aracı kurum olduk. Yakın zamanda faaliyetlerimize başlayacağız ve yatırım tarafındaki büyümemizi bankacılık alanındaki gelişimimizle birlikte sürdüreceğiz. Bankacılık da önümüzdeki dönemde büyümemizin ana alanlarından biri olacak. Ancak bankacılık; altyapı, teknoloji, risk yönetimi ve ürün geliştirme açısından daha yüksek sermaye ve kaynak gerektiren bir alan. Dolayısıyla burada büyümek ve ölçek kazanmak daha uzun bir süreç gerektiriyor. Şu anda önceliğimiz, yatırım tarafındaki gelişimle birlikte bankanın teknoloji ve ürün dönüşümünü gerçekleştirmek. Yol haritamız ise net: İlk aşamada banka ve yatırım şirketini finansal yapımızın merkezine yerleştirmek, ardından bu yapının etrafında daha geniş bir dijital ekosistemi adım adım geliştirmek.

Sektörde nasıl bir konum ve pazar payı hedefliyorsunuz? Freedom Bank’ı diğer oyunculardan nasıl farklılaştırmayı planlıyorsunuz?

Bizi farklılaştıracak temel unsurların dijitalleşme ve ekosistem yaklaşımımız olacağını düşünüyoruz. Türkiye, bankacılık sektörünün oldukça gelişmiş olduğu ve teknolojiye güçlü yatırımlar yapan çok sayıda bankanın faaliyet gösterdiği bir pazar. Ancak konuya başka bir açıdan baktığımızda tablo biraz değişiyor. Güçlü bir teknoloji altyapısını, sermayeyi ve uluslararası erişimi bir araya getirmenin yanı sıra, finansal hizmetler etrafında büyük ölçekli bir dijital ekosistem kurma deneyimine sahip kaç oyuncu var? Bu açıdan baktığımızda sayı oldukça sınırlı. Rekabetin güçlü olacağının farkındayız. Pazar payı konusunda iddialı hedeflerimiz var ancak bu aşamada kesin bir oran ya da rakam paylaşmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Kazakistan’da küçük bir bankayı satın aldıktan sonra nispeten kısa bir süre içinde pazarın en büyük oyuncularından biri haline geldik. Ancak Türkiye bizim için hem ölçek hem de pazar dinamikleri açısından çok farklı. Çok daha büyük, daha karmaşık ve rekabetin daha yoğun olduğu bir pazardan söz ediyoruz. Bu nedenle Kazakistan’daki deneyimimizi Türkiye’ye birebir taşımayı doğru bulmuyoruz. Bir pazarda başarılı olan bir modelin başka bir pazarda aynı şekilde sonuç vereceğini varsayamayız. Bununla birlikte uzun vadeli hedefimiz, Türkiye’nin en büyük bankalarından biri olmak. Orta vadede ilk 10 bankaya yaklaşmayı mümkün görüyoruz.

Genel merkez ve kurumsal yapınız hakkında bilgi verir misiniz? Yeni şubeler nerelerde açılacak? Freedom Bank Yönetim Kurulu kimlerden oluşuyor?

Bankanın şu anda beş şubesi bulunuyor. Mevcut fiziksel varlığımızı korumayı ve zaman içerisinde şube ağımızı kademeli olarak genişletmeyi planlıyoruz. Bir sonraki aşamada Türkiye’nin en büyük şehirlerinde yeni şubeler açmayı hedefliyoruz. Tahminlerimize göre ülkedeki toplam mevduatın yaklaşık yüzde 80’i yaklaşık 10 büyük şehirde yoğunlaşıyor. Bu nedenle doğal olarak önceliğimiz bu merkezler olacak. İlerleyen dönemde daha küçük şehirlerde de şube açmayı değerlendirebiliriz. Ancak ilk birkaç yılda ana odağımız Türkiye’nin en büyük ekonomik ve finansal merkezleri olacak. Diğer yandan, şube sayısı bizim için öncelikli bir başarı kriteri değil. Freedom Bank’ı öncelikle dijital bankacılık odağıyla konumlandırıyoruz. Fiziksel şubelerimiz ise dijital altyapımızı tamamlayarak müşterilerimizin hem bankacılık hem de yatırım hizmetlerine erişebileceği entegre finansal merkezler olarak hizmet verecek. Uzun vadede yüzlerce şubeden oluşan geniş bir yapı yerine, Türkiye genelinde 20-30 şubeyle faaliyet göstermeyi planlıyoruz. Freedom Bank Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ben yürütüyorum. Freedom Holding Corp. Kurucusu ve CEO’su Timur Turlov Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapıyor. Hikmet Cenk Eynehan, Furkan Evranos ve Ayşe Hale Yıldırım ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevlerini sürdürüyor. Hikmet Cenk Eynehan aynı zamanda Freedom Bank A.Ş. Genel Müdürü. Yeni Yönetim Kurulumuzun global ve yerel uzmanlık açısından güçlü bir denge oluşturduğuna inanıyoruz. Holding’in küresel finans piyasalarında yaklaşık 20 yıllık deneyimini, kullanıma hazır altyapı ve ürün çözümlerini Türkiye pazarına ilişkin güçlü yerel bilgi ve deneyimle bir araya getirebilmek, yeni bankamızın en önemli rekabet avantajlarından biri olacak.

İlgili Haberler
Makroekonomi SPK onayladı! Kritik altyapıların güvenliğinde yeni dönem CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Türkiye 2. çeyrekte yüzde 2,3 büyüdü... Rakamlar ne diyor? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Son dakika haberi: Borsa günü düşüşle tamamladı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Altında fiziksel talep dalgası: COMEX depolarındaki altın yüzde 25 azaldı CNBC-e · 4 dk önce Makroekonomi İstanbul Havalimanı 30 Ağustos'ta günlük uçuşla yine kendi rekorunu kırdı Yeni Şafak Ekonomi · 5 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.