2 Eylül 2026, Çarşamba · 18:21 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Ceuta krizi Avrupa'yı böldü: Schengen'de sınır kontrolleri geri dönüyor

İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya 30 Temmuz'da bir günde 70 binden fazla düzensiz göçmenin girmesi, Avrupa Birliği'nde göç politikasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Krizin ardından bazı ülkeler…

YAYINLAMA 01 Eylül 2026 13:31

GÜNCELLEME 01 Eylül 2026 13:42

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da 30 Temmuz'da yaşanan kitlesel giriş, Birlik içindeki göç politikasına ilişkin görüş ayrılıklarını derinleştirdi. Tek günde 70 binden fazla düzensiz göçmenin bölgeye geçmesi, 2026'nın başından bu yana Avrupa'nın diğer sınırlarında kaydedilen düzensiz girişlerin toplamını aştı. Gelişme, İspanya'da siyasi krize yol açarken diğer AB ülkelerinde de alarma neden oldu. Konunun ekim ayında Brüksel'de yapılacak Avrupa Konseyi toplantısında ele alınması bekleniyor.


Schengen'de sınır kontrolleri yeniden gündemde

Ceuta'daki gelişmelerin ilk etkilerinden biri, Avrupa içinde serbest dolaşımın temelini oluşturan Schengen sistemi üzerinde görüldü. İtalya, kriz sonrasında İspanya ile arasındaki hava ve deniz sınırlarında kontrolleri yeniden uygulamaya başladı. Danimarka ve Finlandiya ise İspanya'nın Schengen bölgesindeki geçici durumunun askıya alınmasını talep etti. İspanya da İtalya'nın kararına karşılık vererek sınır kontrollerini yeniden devreye soktu. İki ülke daha sonra uygulamanın süresini uzatma kararı aldı.

AB ülkeleri, güvenlik gerekçesiyle geçici sınır kontrolleri uygulayabiliyor. Almanya, İspanya, İtalya, Danimarka, Avusturya, Hollanda, Polonya, Fransa ve İsveç'in yanı sıra Norveç'te de geçici kontroller bulunuyor.

AB'nin dayanışma planı ilk sınavında

Göç meselesindeki bir diğer tartışma başlığı ise AB'nin yeni dayanışma mekanizması. 12 Haziran'da yürürlüğe giren yeni göç ve iltica kuralları, göç baskısının yoğun olduğu ülkelere diğer üyelerin destek vermesini öngörüyor. Ülkeler bu desteği sığınmacıları kabul ederek, mali katkı sağlayarak ya da personel ve operasyonel giderleri karşılayarak sunabiliyor. Ancak sığınmacıların AB ülkeleri arasında yeniden dağıtılması, hükümetlerin çekinceleri nedeniyle en tartışmalı konulardan biri olmayı sürdürüyor.2026 için dayanışma havuzunda öngörülen sayıların da çeşitli muafiyet talepleri nedeniyle önemli ölçüde azaltıldığı belirtiliyor.

Ceuta'ya temmuz ayında giren düzensiz Faslı göçmenlerin büyük bölümü ise yeniden yerleştirme mekanizmasının kapsamına girmiyor. Bunun nedeni, bu kişilerin menşe ülkelerine gönderilmesi planlanan ya da gönderilen kişiler olması. Buna karşılık İspanya, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ve Malta'da iltica başvurusu bulunan toplam 8 bin 878 kişinin diğer AB ülkeleri tarafından kabul edilmesi planlanıyor.

Dayanışma mekanizmasında ilk çatlak

Yeni sistemin uygulanmasında şimdiden anlaşmazlıklar ortaya çıkmaya başladı. Yedi ülkenin İtalya'dan göçmenleri geri almasını istemesi ve Roma yönetiminin buna karşılık ek tazminat talep etmesi, mekanizmanın işleyişine ilişkin ilk ciddi anlaşmazlıklardan biri oldu.

İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ile Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt arasında eylül başında yapılması planlanan görüşmede konunun ele alınması bekleniyor. Tartışmanın ekim ayındaki İçişleri Konseyi toplantısında da sürmesi öngörülüyor. 2027 yılı için dayanışma havuzunun nasıl oluşturulacağı ise kritik başlıklardan biri olacak.

AB ülkeleri geri gönderme merkezlerini tartışıyor

Birliğin göç politikasındaki yeni başlıklardan biri de AB dışındaki geri gönderme merkezleri. Haziranda son halini alan yeni düzenleme, belirli şartların sağlanması halinde AB ülkelerinin düzensiz göçmenleri başka ülkelerde kurulacak geri gönderme merkezlerine göndermesine olanak tanıyor. Bu merkezlerin, kişilerin ülkelerine iade edilmeyi beklediği geçici alanlar olarak kullanılması ya da geri dönüş için kesin bir takvim bulunmadan barındırma amacı taşıması mümkün olabilecek.

Bazı Avrupa hükümetleri, Asya ve Orta Afrika'da bu tür merkezlerin kurulabilmesi için ortak ülkeler arıyor. Amaç, yıl sonuna kadar ilk iş birliğini hayata geçirmek. Almanya, Avusturya, Danimarka, Yunanistan ve Hollanda bu konuda birlikte çalışıyor. Beş ülkenin Uganda ve Ruanda ile görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor. Göç bakanlarının 4 Eylül'de Kopenhag'da bir araya gelerek süreci değerlendirmesi bekleniyor.

Hukuki belirsizlikler sürüyor

Geri gönderme merkezleri planı ise eleştirilerden bağımsız ilerlemiyor. Sivil toplum kuruluşlarının tepkilerinin yanı sıra uygulamanın nasıl yürütüleceği konusunda hukuki ve operasyonel soru işaretleri bulunuyor.

CEPS araştırmacısı Davide Colombi'ye göre merkezlerde tutulacak kişilerin sorumluluğunun kimde olacağı, ne kadar süreyle tutulabilecekleri ve koşulların kim tarafından denetleneceği henüz net değil. Colombi, ayrıca merkezlerin uygulamaya geçmesi halinde hukuki itirazlarla karşılaşabileceğini ve mahkemelerin projeleri iptal etme ihtimalinin bulunduğunu değerlendiriyor. AB böylece bir yandan düzensiz göçü ve geri dönüşleri yönetmeye yönelik yeni mekanizmalar geliştirmeye çalışırken, diğer yandan Schengen'in geleceği ve üye ülkeler arasındaki dayanışmanın nasıl sürdürüleceği konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya bulunuyor.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa GÖKBEY helikopteri Emniyet`in envanterinde! Ekonomiye 35 milyar doların üzerinde katkı Uzmanpara · az önce Borsa GÖKBEY Helikopteri, Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine katıldı Uzmanpara · az önce Borsa AB, Ukrayna tahıl ihracatını desteklemek için tüm yolları değerlendiriyor Foreks · 26 dk önce Borsa ABD'de haziranda düşen siparişler temmuzda artış gösterdi Mynet Finans · 27 dk önce Borsa Milli maç ne zaman? Türkiye - Fransa maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Dünya Gazetesi · 30 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.