YAYINLAMA 01 Eylül 2026 14:31
GÜNCELLEME 01 Eylül 2026 15:16
Çin ile Rusya arasında uzun süredir müzakere edilen Sibirya’nın Gücü 2 doğal gaz boru hattı projesinde belirsizlik sürüyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 31 Ağustos’ta gerçekleştirdiği görüşmede, Moskova’nın büyük önem verdiği projeye ilişkin yeni bir ilerleme sağlanamadı.
50 milyar metreküplük hat için anlaşma çıkmadı
Projenin hayata geçirilmesi halinde Rus doğal gazı Moğolistan üzerinden Çin’e taşınacak. Hattın yıllık kapasitesinin 50 milyar metreküp olması planlanıyor. Sibirya’nın Gücü 2, 2019 yılında faaliyete geçen ilk Sibirya’nın Gücü hattına ek olarak Rusya’nın Çin’e yönelik doğal gaz ihracatını artırmasını sağlayacak. İlk hat üzerinden Çin’e 2025 yılında 38,8 milyar metreküp doğal gaz taşındı.
Projenin önündeki en büyük engel: Fiyat
Müzakerelerdeki temel anlaşmazlık ise doğal gazın satış fiyatında yaşanıyor. Çinli yetkililer, Gazprom Başkanı Aleksey Miller’a, projenin ancak Rusya’nın doğal gazı kendi iç piyasasında sattığı fiyatın da altında bir seviyeye yakın fiyat sunması halinde kabul edilebileceğini iletti. Pekin’in istediği fiyat, mevcut Sibirya’nın Gücü hattındaki gaz fiyatının da altında kalabilir. Bu durum, projenin Rusya açısından kârlılık sınırının altına inmesi riskini beraberinde getiriyor.
Moskova “bağlayıcı anlaşma” diyor, Pekin doğrulamıyor
Rusya, Putin’in Eylül 2025’te Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Sibirya’nın Gücü 2 projesi için hukuken bağlayıcı bir anlaşmaya varıldığını savunuyor. Ancak Çin tarafı böyle bir anlaşmayı kamuoyuna duyurmadı. Mayıs 2026’daki görüşmelerde de projeye ilişkin kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Son görüşmede de yeni bir anlaşma işareti ortaya çıkmayınca projenin geleceğine ilişkin soru işaretleri devam etti.
Pekin’in alternatifleri var
Çin, doğal gaz tedarikinde yalnızca Rusya’ya bağlı değil. Pekin aynı zamanda Avustralya, Katar ve Türkmenistan gibi ülkelerden doğal gaz ithal ediyor. Çin’in enerji güvenliği stratejisinde tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi, Rusya’dan kısa vadede daha fazla gaz almasını zorunlu olmaktan çıkarıyor. Bu nedenle Pekin, Moskova ile yürütülen görüşmelerde daha uygun fiyat ve şartlar elde edebilmek için beklemeyi tercih ediyor.
Rusya’nın Çin’e bağımlılığı daha yüksek
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde de dikkat çekici bir dengesizlik bulunuyor. Çin ile Rusya arasındaki ticaret, ocak-haziran döneminde yıllık bazda yüzde 25 arttı. Çin, Rusya’dan ham petrol ithalatını artırırken Rusya’nın Çin’den otomobil ve diğer sanayi ürünleri ithalatı da büyüdü. Bununla birlikte Rusya ihracatının yaklaşık yüzde 30’u, ithalatının ise yaklaşık yüzde 40’ı Çin’e bağlı durumda. Çin’in toplam ticaretinde Rusya’nın payı ise yaklaşık yüzde 3 ila 5 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, doğal gaz görüşmelerinde Pekin’in Moskova’ya kıyasla daha güçlü bir pazarlık pozisyonuna sahip olduğunu gösteriyor.
Moskova’nın Avrupa seçeneği daralıyor
Rusya açısından Sibirya’nın Gücü 2 projesinin önemi, Avrupa’ya yönelik doğal gaz ihracatının giderek daha fazla baskı altında kalması nedeniyle artıyor. Avrupa Birliği, Rus gazı ithalatına Kasım 2027’ye kadar kalıcı yasak getireceğini açıkladı. Böylece Moskova’nın Avrupa pazarına doğal gaz satabilmek için sahip olduğu süre daha da daralıyor. Rusya, Avrupa’da kaybettiği pazarın yerine Çin’i koymak isterken Pekin ise Moskova’nın bu ihtiyacını kendi lehine kullanarak daha uygun fiyat ve koşullar elde etmeye çalışıyor.
Şimdilik taraflar arasında fiyat konusunda uzlaşma sağlanmış değil. Şi ve Putin’in son görüşmesinin de boru hattının geleceği açısından somut bir sonuç üretmemesi, Sibirya’nın Gücü 2 projesindeki belirsizliğin sürdüğünü ortaya koydu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.