Türkiye’nin Avrupa ve çevre coğrafyalara açılan kara sınır kapılarında geçiş sorunları büyüyor. Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’ndaki peron genişletme ve yenileme çalışmaları, Kapıkule’nin çıkış kapasitesini yarı yarıya düşürdü. TIR’ların alternatif kapıya yönelmesiyle Hamzabeyli’de TIR kuyrukları 20 kilometreyi aştı. Doğu sınır kapılarında da geçiş sorunları yaşanıyor.
02 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Aysel YÜCEL
Küresel ticaretteki talep daralması ve maliyet baskısıyla mücadele eden Türk ihracatçısı, şimdi de sınır kapılarındaki çok boyutlu lojistik darboğazla karşı karşıya. Avrupa’ya açılan batı kapılarından Orta Doğu’ya uzanan doğu sınırlarına kadar birçok noktada geçiş süreleri çok uzun seviyelere ulaşırken, bazı güzergâhlarda TIR’lar günlerce bekliyor. Kapıkule ve Hamzabeyli’deki yoğunluk, ihracat sevkiyatlarını aksatırken, araçların dönüş yüklerini de kaçırmasına neden oluyor. Lojistikte yaşanan tıkanıklığın yanı sıra Macaristan transit geçiş belgelerindeki kota sorunu da ihracatçının önündeki riski büyütüyor.
Uluslararası karayolu taşımacılığında en büyük sorunlardan biri, Avrupa’ya çıkış kapısı olan Kapıkule’de yaşanıyor. Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’a ait Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda sürdürülen peron genişletme ve yenileme çalışmaları, geçiş kapasitesini yaklaşık yarı yarıya düşürdü. Olağan dönemde 1.500’e yaklaşan günlük TIR geçiş sayısı önemli ölçüde gerilerken, TIR’ların yöneldiği Hamzabeyli’de kuyruklar geçen hafta sonu 20 kilometreyi aştı.
Yılın son çeyreğinin, Türk ihracatçısı açısından sipariş teslimatları ve sevkiyatların arttığı bir dönem olduğunu vurgulayan sektör temsilcileri, ancak sınırında yaşanan altyapı sorunlarının büyük tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
500 metrelik mesafe 70 saate uzuyor
Sektör temsilcilerinin verdiği bilgiye göre Bulgaristan’a geçmek isteyen TIR’lar, iki sınır kapısı arasındaki yaklaşık 500 metrelik mesafeyi aşmak için neredeyse 70 saat bekliyor. Sınır kapılarındaki krizin ihracatçıya ve lojistik sektörüne ağır bir fatura çıkardığını belirten Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, bekleme sürelerinin operasyonel dengeleri tamamen bozduğunu vurguladı. Engin, sınırda 70 saate varan beklemeler yaşandığını belirtirken, Bulgaristan tarafındaki altyapı çalışmalarının ne zaman tamamlanacağının bilinmediğini, sürecin aylarca sürebileceğini söyledi.
İthalat da etkileniyor
Sınırlarda üç güne yaklaşan beklemeler, araç arzını azaltırken ithalat sevkiyatlarını da aksatmaya başladı. İhracat yüküyle yola çıkan araçlar sınırı zamanında geçemediği için Avrupa’daki fabrika ve depolardan alacakları dönüş yüklerini kaçırıyor. Dönüşlerin gecikmesi, Türkiye’de fabrikasında ürününü paketlemiş ve sevkiyat bekleyen sanayici açısından ciddi bir araç tedarik sorununu beraberinde getiriyor. Yetkililer, bu durumun araç bulma sıkıntısı ve maliyetlerde artışa neden olabileceği uyarısında bulundu.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) yetkililerinin verdiği bilgiye göre sorun yalnızca batı sınır kapılarıyla sınırlı değil. İran’a çıkış kapısı Gürbulak, Azerbaycan’a açılan Dilucu ve Suriye’ye geçiş noktası Cilvegözü’nde de geçiş sorunları yaşanıyor.
Macaristan transit belgelerinde kota alarmı
Fiziki sınır tıkanıklıklarına, Türk uluslararası karayolu filosunun kronik sorunlarından biri olan Avrupa geçiş belgeleri krizi de eklendi. Orta ve Batı Avrupa’ya açılan en kritik transit güzergâhlardan biri olan Macaristan kotasında tehlike çanları çalıyor. Nakliyeciler, Türkiye’ye tahsis edilen yıllık 145 bin adetlik Macaristan transit geçiş belgesinin hızla tükendiğini ve mevcut stokun en geç ekim ayı ortasında tamamen tükenebileceğini belirtiyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Macar muhatapları nezdinde ek geçiş belgesi talebiyle girişimlerde bulunduğunu hatırlatan sektör yetkilileri, resmi onayların ivedilikle çıkmaması halinde Türk filosunun Avrupa’ya çıkışında ciddi sorun yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
“Sınırda bekleyen araçlar değil, Türkiye’nin sermayesi”
Krizin doğu cephesindeki Gürbulak-Bazergan hattı da batı kapılarını aratmayan bir tablo çiziyor. İran üzerinden Orta Asya ve Kafkasya’ya uzanan hatta yaşanan tıkanıklığı değerlendiren UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, sınırlardaki kuyrukların yalnızca lojistik bir aksaklık olmadığını, doğrudan makroekonomik kayıp yarattığını belirtti.
Aras, sorunun milli servet boyutuna ulaştığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Burada yalnızca dorseler, çekiciler beklemiyor. Burada Türkiye’nin ihracat sermayesi, sanayicimizin emeği ve dış ticaret hacmimiz bekliyor. Binlerce özmal aracımızın günlerce, haftalarca sınır boylarında kontak kapatması, doğrudan Türkiye’nin üretim ve rekabet kabiliyetini baltalayan bir krizdir. Şoförlerimizin insani olmayan koşullarda günlerce direksiyon başında sıra beklemesi kabul edilemez.
İhracatçımız, alın teriyle ürettiği malının müşteriye ne zaman varacağını bilemediği bir belirsizlik girdabına mahkûm edilemez.” UND’nin girişimleri sonucunda Gürbulak’ta yüzde 30’luk kapasite artışı sağlandığını belirten Aras, doğru teşhis ve ortak iradeyle sahadaki tıkanıklığın azaltılabileceğini ifade etti. Ancak sınırda hâlâ 5 bini aşkın araçlık yığılma bulunduğunu vurgulayan Aras, “Bir başarıdan söz edemeyiz. Amacımız günübirlik sıçramalar değil, öngörülebilir, sürdürülebilir ve Türkiye’nin ihracat büyümesine yanıt veren kesintisiz bir gümrük akışıdır” dedi.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.