2 Eylül 2026, Çarşamba · 01:32 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Tahvil piyasası uyarıyor: Faiz artışı kapıda

Petrolün 90 doların üzerine tırmanması, enflasyon endişelerinin yeniden güçlenmesi ve merkez bankalarının daha sıkı para politikasına dönebileceği beklentisi küresel tahvil piyasasını sarsıyor. ABD'den Japonya'ya, Almany…

YAYINLAMA 02 Eylül 2026 00:00

GÜNCELLEME 02 Eylül 2026 00:27

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

EVRİM KÜÇÜK

Yatırımcıların bir süredir geride bıraktığını düşündüğü faiz artışı senaryosu, tahvil piyasasında yeniden sahneye çıktı.

Küresel devlet tahvillerinde getiriler aynı anda yükselirken, piyasanın verdiği mesaj giderek netleşiyor: Petrol yüksek kalır, enflasyon beklentileri güçlenir ve merkez bankaları beklenenden daha şahin bir çizgiye yönelirse faiz indirimi hikâyesi yerini yeni bir sıkılaşma dönemine bırakabilir. ABD-İran geriliminin yeniden tırmanmasıyla Brent petrolün 90 doların üzerine çıkması, bu senaryonun en önemli tetikleyicilerinden biri oldu. Brent son olarak yüzde 2’ye yakın artışla 92 dolara yöneldi.

Küresel tahvil piyasasında satış dalgası

Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi, tahvil yatırımcılarını satışa yönlendirdi.

Sonuç ise küresel ölçekte dikkat çekici oldu.

ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 4,79’a çıkarak Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Almanya’nın 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 3,339’a yükselerek 2011’den bu yana görülmeyen seviyeye çıktı. İngiltere’de 10 yıllık getiri yüzde 5,234’e ulaşarak 2008’den bu yana zirveyi gördü. Japonya’da ise 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 3’ü aşarak yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyelerine tırmandı.

Commerzbank’ın faiz ve kredi araştırmaları başkanı Christoph Rieger, tahvil piyasasındaki satış dalgasının derinleştiğine dikkat çekti.

Fed’den faiz artışı beklentisi %67.5

Tahvil piyasasındaki hareketin merkezinde yalnızca petrol yok. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki enflasyon vurgusu da yatırımcıların faiz beklentilerini değiştirdi. Warsh’ın konuşmasının ardından piyasalar, Fed’in eylülde 25 baz puanlık faiz artışı yapma ihtimalini yüzde 67,5 olarak fiyatlamaya başladı. Oysa bu olasılık konuşma öncesinde yaklaşık üçte bir düzeyindeydi. Böylece piyasa açısından kritik denklem değişti: Daha yüksek petrol fiyatlarının körüklediği daha yüksek enflasyon riski, daha uzun süre yüksek faiz ve daha yüksek tahvil getirileri olarak şekilleniyor. KBC Bank analistleri de küresel tahvil getirilerindeki yükselişi yüksek enerji fiyatları, daha sıkı para politikası beklentileri ve artan mali risk primleriyle açıklıyor.

ABD’nin borçlanma maliyeti de yükseliyor

Tahvil getirilerindeki yükseliş Washington açısından da önemli bir probleme işaret ediyor.

ABD Hazinesi uzun vadeli tahvillerdeki borçlanma maliyetlerini düşürmek amacıyla geri alımları artıracağını açıklarken, 30 yıllık tahvil getirisinin 19 yılın zirvesine çıkması bu stratejiyi zorlaştırıyor. Çünkü tahvil fiyatı düştükçe getiri yükseliyor ve devletin yeni borçlanma maliyeti artıyor. ABD gibi yüksek borç stokuna sahip bir ekonomi için bu durum yalnızca piyasa değil, bütçe dengeleri açısından da kritik.

Eylül verileri yönü belirleyecek

Şimdi gözler ABD'den gelecek istihdam ve enflasyon verilerinde. Güçlü istihdam ve yüksek enflasyon, Fed’in faiz artırımı ihtimalini daha da güçlendirebilir. Tersi bir tablo ise son tahvil satışlarının aşırı fiyatlama olduğu görüşünü destekleyebilir.

Ancak mevcut hareketin kapsamı, piyasanın yalnızca tek bir Fed kararını değil, küresel faiz rejiminin yeniden şekillenme ihtimalini fiyatladığını gösteriyor.

Faizde yeni dalganın 3 tetikleyicisi

1. PETROL ŞOKU: Hürmüz çevresindeki gerilimin enerji akışlarına ilişkin endişeleri artırması Brent'i 90 doların üzerine taşıdı. Petrol fiyatlarının yüksek kalması, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede daha temkinli davranmasına neden olabilir.

2. MERKEZ BANKALARI: Fed'in yanı sıra Japonya ve Euro Bölgesi merkez bankalarının da önümüzdeki dönemde faiz artırabileceğine ilişkin beklentiler güçleniyor. Böylece küresel faiz indirim döngüsünün yerini daha sıkı bir para politikası görünümüne bırakması riski ortaya çıkıyor.

3. ENFLASYON VE BORÇ: Yüksek kamu borcu, yükselen enerji fiyatları ve inatçı enflasyon aynı anda tahvil piyasasına baskı yapıyor. Tahvil getirilerindeki yükseliş sürdükçe devletlerin borçlanma maliyetleri de artıyor. Bu nedenle tahvil piyasasındaki satış dalgası, merkez bankalarının kararlarından çok daha geniş bir küresel finansman hikâyesine dönüşebilir.

Dünyada tahvil alarmı!

* ABD: 10 yıllık tahvil getirisi %4.79 ile Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyede.

* İngiltere: 10 yıllık getirisi %5.23 ile 2008'den bu yana zirveyi gördü. 30 yıllık tahvil getirisi ise 1998'den beri en yüksek seviyelere ulaştı.

* Almanya: 10 yıllık Bund getirisi %3,33'e yükseldi. Bu seviye 2011'den bu yana görülmedi.

* Japonya: 10 yıllık tahvil getirisi %3'ü aşarak yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Bill Holdings CPO’su 528.384 dolarlık hisse sattı Investing Haberler · 15 dk önce Borsa Box Inc. başkan yardımcısı 138.561 dolar değerinde hisse sattı Investing Haberler · 15 dk önce Borsa Altında dengeler değişiyor: Piyasada yeni fiyatlama dönemi Finans Gündem (ing) · 28 dk önce Borsa Bill Holdings CFO’su 1,6 milyon dolarlık hisse sattı Investing Haberler · 28 dk önce Borsa Cascadero Copper yan kuruluşunu 19 milyon dolara satıyor Investing Haberler · 28 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.