YAYINLAMA 02 Eylül 2026 08:52
GÜNCELLEME 02 Eylül 2026 08:58
Yurt içi piyasalardaki enflasyon beklentilerini değerlendiren Doç. Dr. Derya Hekim, ağustos ayında %2 civarında veya bu oranın altında bir enflasyon gerçekleşebileceğini öngördü. TCMB'nin son dönemdeki normalleşme adımlarının da güncel verilerdeki bu olumlu sinyallerden kaynaklandığını belirten Doç. Dr. Hekim, buna rağmen eylül ayında mevsimsel etkilerle enflasyonun yeniden yükseleceğini vurguladı. Talepte kredi kartları, konut ve otomotiv piyasası kaynaklı hafif bir yavaşlama görülse de bunun tek başına yeterli olmadığını ekledi.
"Eylülde faiz indirimi yapılırsa ciddi bir kredibilite kaybı yaşanır"
Yıl sonunda enflasyonun %28-%30 bandında, özellikle %29 seviyelerinde tamamlanması halinde Türkiye’nin kendisini şanslı hissetmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Hekim, üretici enflasyonunun %27-%28 seviyelerinde seyretmesi nedeniyle maliyet tarafında bir iyileşme bulunmadığını ve enflasyonun %20-%30 aralığında sıkıştığını belirtti. Bazı çevrelerin ve yabancı kurumların Eylül ayında faiz indirimi beklentilerini de değerlendiren Doç. Dr. Hekim, "TCMB’nin faiz düşürecek bir alanı yok. Eğer eylül ayında faiz indirimi yapılırsa ciddi bir kredibilite kaybı yaşanır ve sıkı duruş söyleminden sapılmış olur" uyarısında bulundu.
Sanayileşmede devletin yol gösterici rolü ve girişimci devlet modeli
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan’ın gündeme getirdiği ‘girişimci devlet’ ve DPT'nin yeniden kurulması tartışmalarını değerlendiren Doç. Dr. Hekim, kendisinin her zaman sanayi politikaları ve girişimci devlet modelini savunan bir iktisatçı olduğunu belirtti. Dünyanın en liberal ekonomisi olarak bilinen ABD'nin bile teknoloji devi Intel’den hisse alarak doğrudan müdahalede bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Hekim, devletin sanayileşmedeki yol gösterici rolünün tarihsel olarak her zaman var olduğunu vurguladı.
Sermaye kaybı ve teknoloji açmazı: Özel sektör tek başına yeterli mi?
Yapay zeka gibi yüksek riskli, uzun vadeli ve yüksek maliyetli teknolojik yatırımların tek başına özel sektör tarafından üstlenilemeyeceğini belirten Doç. Dr. Hekim, "Türkiye sanayiyi kaybediyor ve acilen toptan bir sanayi ve teknoloji politikasına ihtiyaç var" dedi. Türkiye’nin tekstil gibi geleneksel sektörlerden çıkış sürecinde sermayeyi katma değerli alanlara yönlendirecek güçlü teşviklerin ve yol gösterici bir planlama otoritesinin şart olduğunu ifade eden Doç. Dr. Hekim, ihtiyaç duyulan modelin geçmişteki gibi devletin doğrudan fabrika açıp üretim yapması olmadığını, aksine küresel konjonktürün gerektirdiği modern, yol açıcı ve tedarik güvenliğini sağlayan bir ‘girişimci devlet’ modeli olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Strateji Başkanlığı'nın yaptığı planlamanın tek başına yeterli olmadığını da sözlerine ekleyen Doç. Dr. Hekim, Türkiye'nin baştan aşağı her tarafı koordine eden güçlü bir planlama otoritesine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.