YAYINLAMA 02 Eylül 2026 12:25
GÜNCELLEME 02 Eylül 2026 12:26
Deniz Güldağ
Anthropic, OpenAI ve Google DeepMind, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin kötüye kullanılmasını sınırlamak için biyolojik risk testleri, erişim kontrolleri ve diğer güvenlik mekanizmaları üzerinde çalışmalarını hızlandırıyor.
Şirketler aslında yapay zekanın ilaç ve aşı geliştirme süreçlerini hızlandırmasını, hastalık araştırmalarına katkı sağlamasını ve pandemilerin önlenmesine yardımcı olmasını hedefliyor.
Fakat yapay zeka şirketlerinin yöneticileri ve biyogüvenlik uzmanları arasında, yeni modeller güçlendikçe biyolojik silahların da siber güvenlik gibi özel önlemler alınması gereken bir alan haline gelebileceğine ilişkin görüş giderek yaygınlaşıyor.
Google DeepMind'ın yapay zeka sistemlerindeki şüpheli faaliyetleri inceleyen ekibinin yöneticisi Dawn Bloxwich, kimya ve biyoloji alanındaki bilgilerin büyük bölümünün 'hem faydalı hem de zararlı amaçlarla' kullanılabileceğini belirterek, biyolojik silah geliştirmekte kullanılabilecek bilgilerin aynı zamanda panzehir veya aşı geliştirmek için de kullanılabileceğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre yapay zeka; terör örgütleri, tek başına hareket eden saldırganlar veya devlet aktörleri tarafından biyolojik silah tasarlamak, virüs üretmek ya da mevcut tehlikeli patojenleri kullanmak amacıyla kötüye kullanılabilir.
Yapay zekanın terör faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanıldığına ilişkin kanıtlar da artıyor. Cambridge Üniversitesi'nin temmuz ayında yayımladığı bir araştırma, Boko Haram militanlarının ChatGPT, Claude, Gemini, Grok ve DeepSeek dahil olmak üzere çeşitli yapay zeka araçlarını kullandığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre kullanım yalnızca dijital propaganda ile sınırlı kalmadı; yapay zeka araçları sahadaki operasyonlar ve silah mühendisliği için de kullanıldı. Bunlar arasında patlayıcı düzeneklerin tasarlanmasına yönelik çalışmalar da yer aldı.
Yapay zeka geliştiricilerinin şirket politikaları, sistemlerin terör amacıyla kullanılmasını yasaklıyor. Biyolojik silah tehditletine karşı ek önlemler arasında ise şüpheli işlem sorguları veya zararlı çıktıları tespit edip engelleyen yazılımlar ve belirli durumlarda bunlara güvenli yanıtlar üreten sistemler bulunuyor.
Stanford Üniversitesi'nde mikrobiyoloji ve immünoloji profesörü David Relman, yapay zekanın biyoloji alanında yarattığı riskin düzeyine ilişkin henüz bilimsel bir uzlaşı bulunmadığını söyledi. Relman, buna rağmen bilim dünyasının ve politikacıların olası tehditlere karşı şu anda “hazırlıksız” olduğunu belirtti.
Relman, “Tek bir hata yapmamız yeterli. Bir anda, kamuoyunun bilime, tıbba ve teknolojinin vaatlerine yönelik güvenini tamamen yok edebiliriz. Bu güvenin yeniden kazanılması yıllar sürebilir” dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.