Duruşmada, tutuklu sanıkların tahliye taleplerine ilişkin açıklamaları alınıyor. Tutuklu sanıklardan eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın, Kültür AŞ Genel Müdürü olarak toplam 13 ay görev yaptığını belirterek, emekli olduktan sonra tutuklandığı tarihe kadar Erzincan’da çiftçilik yaptığını anlattı. Sanıklardan Umut Şenol’un kendisini suçladığı metrobüs ihalesinin 2022’de düzenlendiğini, o tarihte kendisinin emekli olduğunu vurgulayan Taşkın, diğer sanık Eyüp Subaşı’nın da kendisi hakkındaki iddialarına ilişkin "Bakıma muhtaç oğlunu ve eşini düşünerek böyle bir beyan vermiştir. Belirttiği tarihlerde ben Kültür A.Ş’de değildim" dedi.
"Sahte fatura kestik' diyenler sonra ‘kesmedik’ dedi"
Tutuklu sanıklardan Murat Kapki'nin tahliye talebine ilişkin beyanları alındı. İddianamede kendisine yöneltilen ihaleden kazandığı parayı sahte faturayla nakde çevirdiği suçlamasına ilişkin Kapki, "Sahte fatura kullandığı söylenen şirket, ihaleyi alan şirket değil. Sahte fatura kullandığı iddia edilen şirket, benim şirketim de değil. Birileri BTK adlı şirketin illa benim şirketim olduğunu iddia ediyor. Yani burada başkanım şunu söyleyebilir misiniz? Ben 15-20 kişiyi organize etsem, 'Koç Grubu’nun yarısı benim' desem, onları da burada illa size dedirttirsem Koç Grubu’nun yarısı benim mi olacak? Yani birileri illa Murat Kapki’nin BTK diyorsa şirket benim mi olmuş oluyor" dedi.
BTK şirketinin İBB’den hiçbir ihale almadığını vurgulayan Kapki, şunları söyledi:
Ben tutuklandım, 17,5 ay oldu. 17,5 aydır şirketimde kayyum var. Bir tane sahte bir belge sunamadılar. Size, buraya gönderildi mi hiçbir şey; herhangi bir sahte fatura, herhangi bir sahte evrak? Hiçbir şey yok ortada. Hem BVA hem BTK kayyum yönetimi tarafından yönetiliyor. Böyle bir şey olsa TMSF bu konuda bir tespit yapmaz mıydı? 'BVA, BTK'ya hizmet almadan ödeme yapmış' demez miydiniz? Dikkat ederseniz BTK’ya fatura kesen bazı şirketler hakkında sahte fatura iddiası var. BVA’ya bir sürü yerden fatura gelir. Bize fatura kesen şirketler, başka işlerinde sahte fatura kullanmışsa bundan biz mi sorumlu olacağız? Kaldı ki bu dosyada tanık sıfatıyla 'Biz sahte fatura kestik' diyen şahıslar aynı konuda kendilerinin yargılandığı davalarda 'Biz asla sahte fatura kesmedik' dediler.
"İmamoğlu’na hizmet edecek hareket yapmadım"
Üye olarak gösterildiğim örgütün amaçlarından birinin Ekrem İmamoğlu’na seçim kazandırmak olduğu belirtilmiş. Ben bu amaca hizmet edecek bir hareket yapmadım. Sorguda da anlatmıştım ama şimdi de anlatmak istiyorum. Ben 2018, 2019 ve 2024 seçimlerinde işlettiğim reklam mecralarını, AK Parti’ye ve adaylarına, seçim kampanyaları için bilabedel kullandırdım. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleriydi. Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti, işte o zamanın il başkanlığı tarafından benden alınan bütün yerlerin, bu yerlerin bana ait olduğuna dair belgelerini de sözleşmelerini de sundum. Bunların benden bir kuruş dahi almadığımı, bilabedel verdiğimi ve bunların aslında birçok reklam şirketinden parayla alındığını, ben bunu bilabedel verdiğimi size ispatlıyorum. Bunların hepsi gerçek fotoğraflar. Hepsi AK Parti il yönetiminden de isteyebilirsiniz. Kendilerinde de var.
"İmamoğlu’nun örgütündeyim ama ona karşı savaşıyorum"
O zamanki İl Başkanı Bayram Şenocak'tı. Kendisi bizzat beni çağırdı yanına. Hatta Başkan Yardımcısı Sevgi Yiğit Hanım’dı. Şu an kendisi Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın özel kalemiymiş. Kendisi benle bizzat görüşerek o zamanlar bu yerleri kendisine ben vermiştim. Bilabedel olduğunu biliyor. Bu yerleri verdiğim, hatta 2019’da Ekrem Bey seçimi kazandığında seçim bittikten sonra beni il başkanlığına davet ettiler kendileri. Bütün buradaki HTS ve baz kayıtları da çıksın ortaya. Kendileriyle bizzat oturdum, konuştum. Bana teşekkürlerini sundular. 'Nasıl yardımcı olabiliriz sana? Sen bize çok yardımcı oldun' dediler. Gerekirse kendilerinin de buraya davet edilerek veya sözlü savunmalarını alarak nasıl bunları verip vermediğimi, bedava veya bilabedel olduğunu ispatlayabilirim. Ben nasıl bir örgüt üyesiyim ki? Ekrem İmamoğlu’nun örgütündeyim ama ona karşı savaşıyorum. Kazanmaması için elimden ne geliyorsa yapıyorum. Hatta Ekrem Bey kazandıktan sonra da bütün benim yerlerime 'Teşekkürler İstanbul' asıldı. Hatırlarsınız o zamanı. Oralar da benim yerlerimdi.
"Ongun’la kedi-köpek gibiydik"
Ben size belgeleriyle, delilleriyle konuşuyorum. Ben CHP’li değilim, olmadım da. Herkes bunu biliyor. En çok da AK Partili yöneticiler bunu bilir. İddianamede benim kimden talimat aldığım, kime talimat verdiğim ve örgütün hangi somut faaliyetine bilerek veya isteyerek katıldığım gösterilmiyor. Murat Ongun’un benim yöneticim olduğu iddia ediliyor ama buna inanacak bir tane bile insan reklam piyasasında bulamazsınız. Biz Murat Ongun’la hakikaten kedi-köpek gibiydik ya birbirimize karşı, sevmezdik birbirimizi. Herkes bilir bunu. Nasıl benim yöneticim olabiliyor bu adam? Ben size örgüt üyesi olmadığımı tek tek ispatlayabiliyorum, gösterebiliyorum, anlatabiliyorum. Fotoğraflarını belgeleyebiliyorum, sözleşmelerini gösterebiliyorum ama benim örgüt üyesi olduğumu bir tek delili var mı? Yok.
"Neden bunları yaşıyoruz"
Sağlık açısından da iyi durumda olmadığını belirten Kapki, sözlerini şöyle tamamladı:
Bunu belgeleriyle, doktor raporlarıyla, ameliyat olmam gerektiğini size defalarca yazdım ama hiçbir sonuç alamıyoruz. Ailem zor durumda, ben zor durumdayım. 18 ay oldu. Benim 3,5 yaşında bir kızım var. 2 yaşındayken ben buraya girdim, şu an 3,5 yaşında. Dün eşimle aile görüşüm vardı, kapalı görüşüm. Bana bir şey anlattı. Kızım parktan eve gelirken arkadaşlarının ailesi almış, anne ve babası. 3,5 yaşındaki kız bir anda arkadaşının babasına dönerek 'Benim de babam var ama o şu an polislerin yanında' demiş. Neden biz bunları yaşıyoruz? Neden yaşatıyorsunuz? Neden yaşatıyorlar?
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: İBBekrem imamoğlu
DAHA FAZLA HABER OKU
Denizcilik Genel Müdürlüğü: Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmış olduğu değerlendirilmektedir
Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl önceki su altı arama çalışmalarının görüntüleri yeniden gündemde
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.