YAYINLAMA 03 Eylül 2026 00:00
GÜNCELLEME 03 Eylül 2026 00:13
BARIŞ SEDEF
TÖSHİD Başkanı Mehmet Nane, bugün havacılıkta temel meselelerden birinin kısa vadeli verimlilik ile uzun vadeli yatırım dengesini doğru kurabilmek olduğunu söylüyor. Türkiye sivil havacılık sektörü, ekonomik açıdan yaklaşık 1,5 trilyon TL’yi aşan büyüklüğe sahip. Sektörün istihdama katkısı ise 400 bin kişi seviyesinde. Özellikle Orta Doğu’daki savaşın etkilerine rağmen sektör istihdamını korumaya devam etti. Dünyanın jeopolitik ve ekonomik risklerin arttığı, tedarik zincirlerindeki sorunların devam ettiği bir dönemden geçtiğine vurgu yapan Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkanı (TÖSHİD) Mehmet Nane, bu süreçlerin yüksek yatırım maliyetlerine karşılık görece düşük kârlılıklarla faaliyet gösteren havayolu şirketleri açısından önemli riskler barındırdığını söyledi. Sektördeki yatırım refleksinin yeni nesil filo yatırımlarıyla birlikte teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlar ekseninde şekillendiğini kaydeden Nane, “Bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil, sektörün gelecekteki rekabet gücünü korumak açısından da stratejik bir rol oynuyor. Dolayısıyla bugün havacılıkta temel meselelerden biri, kısa vadeli verimlilik ile uzun vadeli yatırım dengesini doğru kurabilmek. Sektörün sürdürülebilir büyümesi de bu dengeyi ne kadar iyi yönetebildiğimize bağlı olacak” ifadelerini kullandı.
Yeni dönemde bütünsel yaklaşımlar öne çıkıyor
Likidite ve maliyet disiplininin her zamankinden daha kritik hâle geldiğine vurgu yapan Nane, “Çünkü artan belirsizlikler ve yüksek yatırım maliyetleri, şirketlerin hem bugünkü operasyonlarını güçlü şekilde sürdürmesini hem de geleceğe yatırım yapabilmesini gerektiriyor” dedi. Diğer tarafta hizmet kalitesi, misafir deneyimi ve çalışan memnuniyetinin de yeni dönemin temel öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Nane, “Özellikle çalışan deneyimi, doğrudan operasyonel mükemmeliyet ve misafir memnuniyetiyle bağlantılı çok önemli bir konu. Teknoloji ve özellikle yapay zekâ ise bu başlıkların tamamını destekleyen bir dönüşüm alanı. Yapay zekâ ve veri analitiğiyle operasyonel verimliliği artırırken, misafir deneyimini geliştirmek ve daha doğru kararlar almak mümkün” şeklinde konuştu. İnovasyon ve sürdürülebilirliğin de bu dönüşümün önemli ayaklarını oluşturduğuna vurgu yapan Nane, “Dolayısıyla yeni dönem stratejilerinde tek bir başlığa odaklanmaktan ziyade, emniyet, finansal disiplin, insan, teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütünsel bir yaklaşım öne çıkıyor” dedi.
Sektörde riskler bitmedi
Havacılık sektöründe risklerin bitmediği gibi, son dönemde büyük kırılmalara yol açan olumsuz gelişmelerin hem sıklığının hem de sektör üzerindeki etkisinin arttığını kaydeden Mehmet Nane, “Pandeminin hemen ardından Rusya-Ukrayna savaşı gündemimize girdi ve bugün hâlâ devam ediyor. Bunun yanı sıra Orta Doğu’daki çatışmaların bu yıl bölgesel bir savaşa dönüşmesi, havayolu sektörü açısından yeni bir belirsizlik alanı oluşturdu. Tüm bunlar, yüksek yatırım maliyetlerine karşılık görece düşük kârlılıklarla faaliyet gösteren havayolları açısından riskleri artırıyor” dedi.
"Tüm paydaşlar koordinasyon içerisinde hareket etmeli"
Sektörün uzun vadeli büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için havayolları, havalimanları, hizmet sağlayıcılar ve kamu otoriteleri başta olmak üzere tüm paydaşların koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Mehmet Nane, "Türkiye'nin havacılık alanındaki potansiyelini daha ileri taşımak için de bu ortak aklı ve iş birliği kültürünü güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Sektörün dinamizmini artıracak asıl güç, emniyetten ödün vermeden verimlilik, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında birlikte ilerleyebilmekten geçiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.