3 Eylül 2026, Perşembe · 15:58 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Avdagiç: KOBİ'lere kredi kısıtlamaları daha makul bir noktaya taşınmalı

İTO Başkanı Avdagiç, "Enflasyonu düşürme süreciyle beraber dikkat etmemiz gereken diğer unsurlar var. Türkiye, enflasyonu düşürme ile sanayisini baskılama arasında bir ikilem yaşamamalı." dedi. Avdagiç, "KOBİ'lere yöneli…

Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda soruları yanıtlayan Avdgiç, Türkiye'nin coğrafya itibarıyla hem kuzeyinde hem de güneyinde savaşların gerçekleştiği bir konumda olduğunu belirterek, Hürmüz bölgesinde ve Süveyş'e doğru giden yollarda ortaya çıkan sıkıntıların şu anda global anlamda iş dünyasını fevkalade etkileyen süreçler olduğunu söyledi.

Avdagiç, ticaretin barışı sevdiğini dile getirerek, "Ticaret, barışa katkı yapmak ister ama şu anda maalesef yaşadığımız bu konjonktür sadece bölgemizi değil, bütün dünyayı etkileyen bir süreçle bizi karşı karşıya bıraktı." ifadesini kullandı.

Navlun fiyatlarında artış ve sigorta fiyatlarında belirsizlik olduğunu belirten Avdagiç, "Onun dışında ortaya çıkan birtakım ek maliyetler var, geciken sevkiyatlar var. Bütün bunlar herkesin önünde bir sorun olarak gözüküyor." diye konuştu.

Şekib Avdagiç, artık en uygun şartlarla tedarik etmekten ziyade en güvenli yerden tedarik etmenin önemli hale geldiğini, Türkiye'nin bu anlamda son dönemlerde, özellikle son 10 yılda çok ciddi olumlu bir sınav verdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin bu anlamda algısının son derece iyi olduğunu belirten Avdagiç, "Türkiye, güvenli tedarikçi olma avantajını yukarıya doğru taşıyacak süreçlerin üzerine kafa yormalı ve bütün bu olumsuzlukları kısmen de olsa olumluya çevirecek yöntemleri geliştirip bunları hayata geçirmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Avdagiç, korumacılığın artık farklı bir yapıya dönüştüğüne işaret ederek, "Ülkeler arasında gümrük seviyeleri veya belirlenen hususlar vardı, belirlenen kurallar manzumesi vardı ama artık bunlar çok değişti. Her ülke, her bölge, her ekonomik birlik, açık olarak beyan ettikleri kurallar dışında bugüne kadar hiç aklımıza gelmeyen veya gündemde olmayan yeni tedbirler, tarifeler, kurallar ve tarife dışı engellerle beraber uygulamayı genişleterek devam ediyor." dedi.

İTO Başkanı Avdagiç, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesinden bu yana ABD'nin uyguladığı, dalgalı bir seyir izleyen gümrük tarifeleri sürecine dikkati çekerek, bu tarifelerin tam ve uzun süreli netleşmemesinden dolayı sürecin küresel anlamda bir belirsizliğe yol açtığını ifade etti.

Türk iş dünyasının, belgelendirmeyle ilgili beklentileri karşılayacak bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyleyen Avdagiç, "Sertifikasyonla ilgili yine buna uygun süreçleri gündeme getirmesi lazım. Sınırda karbon düzenlemeleriyle ilgili beklentileri karşılıyor olabilmesi lazım." diye konuştu.

Avdagiç, Türkiye'nin artan tarifelerle veya görünmeyen birtakım ilave maliyetlerle ilgili cepheyi daraltıcı önlemleri alması gerektiğini vurgulayarak, "Bakanlıklarımız da bununla ilgili çok sıkı ve kapsamlı bir şekilde çalışıyorlar ama birçok ülke öngörmediğimiz, yazılı olmayan birtakım kuralları hayata geçiriyor." ifadesini kullandı.

"Türk ihracatçısının çok daha az sıkıntı yaşaması için çalışıyoruz"

Şekib Avdagiç, Türk ihracatçısının çok daha az sıkıntı yaşaması için çalıştıklarını dile getirerek, kuralların ve zorlukların artacağına, ihracatçıları zorlayan yapının süreceğine işaret etti.

Türkiye'nin bu sene enflasyon hedeflerinin bir miktar uzağında olduğunu belirten Avdagiç, şöyle devam etti:

"Körfez'de çıkan savaştan dolayı bazı adımlar ertelendi. Özellikle PPK'nin alacağı indirim kararlarının buna bağlı olarak ertelendiğini gözlemliyoruz. Merkez Bankasının referans faizi ile gecelik faizler arasında 3 puanlık bir fark kısa bir süre evvel kapandı. Bu hafta başı itibarıyla buradaki indirimin tüm kredi faizlerine yansımasını bekliyoruz."

Avdagiç, yaz döneminde özellikle tarımdaki bolluktan, tarım ürünlerindeki kapasite artışından veya daha çok ürün üretilebiliyor olmasından dolayı gıda enflasyonunda bir düşme trendinin söz konusu olduğunu söyledi.

Enflasyonun belli bir seyirde devam ettiğini dile getiren Avdagiç, "Bizim gözlemlediğimiz Merkez Bankasının bir miktar daha faizler konusunda ketum davranacağı yönünde. İlk işaret bu 3 puanlık pencerenin kapanması oldu. Dolayısıyla önümüzdeki PPK'de benim öngörüm, bu 3 puanlık pencerenin hayata geçmesi ama bir süre daha faizin bu şekilde devam edeceği yönünde." dedi.

"KOBİ'lerin yapay zeka süreçlerinde üzerlerine düşen adımları atabiliyor olmaları lazım"

İTO Başkanı Avdagiç, yapay zekanın ABD'nin dünya ölçeğinde sahip bulunduğu en önemli avantaj olduğunu belirterek, şu anda dünyada sayısı yaklaşık 7 bin 500 olan yapay zeka ile ilgili veri işleme merkezlerinin 5 bin 500 kadarının ABD'de olduğuna dikkati çekti.

Yapay zeka yatırımları ve teknolojik gelişimleri itibarıyla ABD'nin açık ara tüm dünyanın önünde olduğunu dile getiren Avdagiç, şunları söyledi:

"Çok hızlı bir şekilde Çin, Amerika Birleşik Devletleri'ne yaklaşıyor. Biz yapay zekada iyi bir kullanıcı mı olacağız yoksa bunun geliştirilmesinde, bunun teknolojisinin hayata adapte edilmesinde bir geliştirici ve teknoloji üreticisi mi olacağız? Aslında kritik soru bu. Biz bunu çok iyi adapte eden bir ülke olma gibi bir hedef seçersek ki bana göre bu eksik bir hedef olur. O zaman ciddi bedeller ödeyerek ve sürekli kontrolü başka merkezlerin elinde olan bir süreçle karşı karşıya kalacağız. Yapay zekaya olan duyarlılıkları veya yapay zekâ kullanımıyla ilgili bir anket yaptığınız zaman Türkiye'nin gelişmiş Batı ülkelerinin dörtte biri mertebesinde olduğunu görüyoruz."

Özellikle orta büyüklükte ve büyük firmaların yapay zeka sürecine daha hızlı adapte olduğunu ve bu konuda kendilerini konumlandırmaya çalıştıklarını ifade eden Avdagiç, "Ama bizim esas üzerine odaklanmamız gereken, önem vermemiz gereken KOBİ'lerimiz. KOBİ'lerimizin mutlaka bu yapay zekâ süreçlerinde kendi üzerlerine düşen adımları atabiliyor olmaları lazım. Bu konuda kamunun vereceği destekler, katkılar önemli." diye konuştu.

"Yapay zeka uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz"

Şekib Avdagiç, gelecek dönemde üniversitelerin yapay zeka konusunda müfredatlarını geliştirmeleri gerektiğini, sadece yapay zeka uzmanı yetiştirerek bu işin çözülemeyeceğini söyledi.

Her sektördeki beyaz yakalıların ve birçok mavi yakalının da yapay zekanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olması gerektiğini belirten Avdagiç, "Burada sadece yapay zeka uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz. İş dünyasında faal olan iş gücümüzün önemli bir kısmını yapay zekaya hazırlama konusunda çok ciddi ve etkili programları hayata geçirmemiz lazım." dedi.

Avdagiç, yapay zeka konusunda hem üyelere hem de öğrencilere yönelik adımlar attıklarını dile getirerek şunları kaydetti:

"Bu konu 2027 ve onu takip eden yıllarda en önemli uygulama alanlarımızın başında gelecek. Bizim bu konuda geri kalma, takipçi olma, sadece ortaya konulan yeni teknolojileri gözlemleyen ve onları kısmen uygulayan bir ülke olma lüksümüz yok. Bu konuda mutlaka bu işin bir parçası, yaygın bir şekilde uygulayıcısı olma konusunda rotamızı belirlememiz lazım."

"Eğitim kurumları iş dünyasının personel ihtiyacını daha fazla dikkate almalı"

İş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücü ile iş arayanlar arasındaki eşleşmede sıkıntıların olduğunu belirten Avdagiç, eğitim kurumlarının iş dünyasının personel ihtiyacını daha fazla dikkate alması gerektiğini vurguladı.

Avdagiç, iş dünyasında belirli iş kollarında ciddi eleman talebi bulunmasına rağmen iş arayanların sayısının da yüksek olduğuna dikkati çekti.

İşsizlik oranının yüzde 8'lerin altında bulunduğunu ancak geniş tanımlı işsizliğe bakıldığında rakamın çok daha yüksek olduğunu ifade eden Avdagiç, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin sayısının İstanbul'da 700 bine, Türkiye genelinde ise 3 milyona yaklaştığını belirtti.

Bu gençlerin şu anda iş dünyasının içinde olmadığını ve büyük bölümünün aktif olarak iş aramadığını dile getiren Avdagiç, "Şöyle bir risk barındırıyor: Bunlar şimdi 20'li yaşlarda olabilir ama bunları çok hızlı, gerekiyorsa ek eğitimlerle kabiliyetlerini geliştirip, iş dünyasına adapte etmezsek, 10 sene sonra bunlar hem kendileri hem aileleri hem de toplum için çok daha sosyal açıdan çözülmesi gereken büyük bir kitle olarak karşımıza çıkacaklar." diye konuştu.

"İş dünyasının hangi alanlarda personele ihtiyaç duyduğu göz önünde bulundurulmalı"

Şekib Avdagiç, üniversitelerin, eğitim kurumlarının ve teknik liselerin iş dünyasının beklentilerini daha fazla dikkate alması gerektiğine işaret etti.

Eğitim kurumlarının yalnızca hangi alanlarda program açacaklarına ve nasıl eleman yetiştireceklerine odaklanmalarının yeterli olmadığını kaydeden Avdagiç, iş dünyasının hangi alanlarda personele ihtiyaç duyduğunun ve hangi alanlarda eleman açığı bulunduğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.

Bu eşleştirmenin yüzde 100 yapılmasının pratikte mümkün olmayabileceğini ancak oranın mümkün olduğunca yükseltilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, "Şu anda burada olması gereken noktanın epey uzağındayız. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde çok yüksek sayıda çocuğumuz üniversite eğitimi görüyor, teknik liselerde eğitim görüyor ama dediğim gibi bu eşleştirme konusunda almamız gereken mesafe var." dedi.

"Teknik liseleri bitiren 6 çocuktan sadece biri mezun olduğu branşta çalışıyor"

İTO Başkanı Avdagiç, İstanbul'da yaptıkları bir çalışmaya göre teknik liselerden mezun olan her 6 gençten yalnızca birinin eğitim aldığı branşta çalıştığını bildirdi.

Avrupa Birliği'nde (AB) bu oranın ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yüzde 50-55 seviyelerinde bulunduğunu aktaran Avdagiç, şunları kaydetti:

"Evet, orada da farklı branşlara gidebiliyor ama bizim şu anda bu konuda teknik liseleri bu kadar önemsediğimiz bir ortamda, oradaki 6 çocuktan sadece biri kendi branşında çalışıyorsa, beşi güvenlik görevlisi, tezgahtar, kafelerde garson veya başka bir işlerde çalışıyorsa, kurye oluyorsa bunu oturup gözden geçirmemiz gerekiyor."

Yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik konularına da değinen Avdagiç, bu alandaki uygulamaların 1 Ocak itibarıyla gündeme girdiğini ve ölçümlerin yapılmaya başlandığını dile getirdi.

Avdagiç, 2027'nin ilk çeyreğinde faturalandırmanın başlayacağını hatırlatarak, "Bugün bir bedel ödemiyor olmamız, 2027 yılından itibaren bedel ödemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Kronometre çalışmaya başladı." ifadelerini kullandı.

"Ana hedef kitlemiz KOBİ'ler olmak zorunda ki biz önümüzdeki dönemde bu konuda bedel ödemeyelim"

Türkiye'de büyük şirketlerin özellikle AB açısından ortaya çıkan gereklilikleri daha ciddi şekilde ele aldığını ve gerekli tedbirleri uyguladığını aktaran Şekib Avdagiç, bu şirketlerin sürece daha hızlı ve etkili şekilde adapte olduğunu dile getirdi.

Söz konusu ölçümlemenin bütün değer zincirini kapsadığına dikkati çeken Avdagiç, sadece nihai üretici ve ihracatçının değil, onun altında bulunan bütün tedarik zincirinin de ölçümlemeye dahil olduğunu söyledi.

Avdagiç, "Dolayısıyla sadece o şirketin buradaki gereklilikleri karşılaması yeterli değil. Ona tedarikçi olan tüm alt katmandaki firmaların ve o firmaların da tedarikçilerinin, yani bütün ekosistemin bu sürecin beklentilerine, gerekliliklerine uygun bir şekilde kendini düzenliyor olması lazım." diye konuştu.

KOBİ'lerin bu konuda yapması gereken çok iş bulunduğunu belirten Avdagiç, "Burada gene ana hedef kitlemiz KOBİ'ler olmak zorunda ki biz önümüzdeki dönemde bu konuda bedel ödemeyelim." dedi.

"İstanbul'un bir referans noktası olarak konumlandırılmasını güçlendirmemiz gerekiyor"

İTO Başkanı Avdagiç, İstanbul'un Türkiye'nin çok önemli bir değeri ve dünyanın önde gelen kentlerinden biri olduğunu vurgulayarak, kentin transit özelliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bununla birlikte İstanbul'un yalnızca insanların gelip geçtiği bir şehir olmaması gerektiğinin altını çizen Avdagiç, "İstanbul'un bir merkez, bir referans noktası olarak konumlandırılmasını güçlendirmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, İstanbul'un insanların kaldığı, faaliyet gösterdiği, etkinlik yaptığı, vakit geçirdiği ve yatırım yaptığı bir şehir olma özelliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini, turizmin bu alanların başında geldiğini anlattı.

"İstanbul'da gerçekleştirilen kongre ve etkinliklerin sayısının da artırılması gerekiyor"

İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye'deki yerli ve yabancı markaların fiyat seviyelerinin yabancı ziyaretçilere makul gelecek düzeyde tutulması gerektiğini, İstanbul'da gerçekleştirilen kongre ve etkinliklerin sayısının da artırılması gerektiğini kaydetti.

İTO'ya bağlı kurumlar sayesinde bu alana ciddi katkı sağladıklarını ifade eden Avdagiç, "Son 8 senede İstanbul 118'incilikten 18'inciliğe yükseldi. Dolayısıyla bu anlamda çok ciddi bir mesafe katettik." diye konuştu.

Avdagiç, hedeflerinin İstanbul'u ilk 10'a taşımak olduğunu belirterek, "Hızlı bir şekilde yükseliyoruz ama İstanbul mutlaka dünyada en fazla kongrenin, etkinliğin yapıldığı ilk 10 şehre girebiliyor olmalı." açıklamasında bulundu.

Bu alandaki ivmenin olumlu olduğunu dile getiren Avdagiç, İstanbul'un transit ticaretin de merkezi haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

"İstanbul, dünyada hızlı gelişen elektronik ticaret açısından bir 'hub' haline geldi"

Şekib Avdagiç, İstanbul'un Türk Hava Yolları ve diğer hizmet sağlayıcıların sunduğu avantajlar sayesinde, özellikle dünyada hızlı gelişen elektronik ticaret açısından bir "hub" haline geldiğini, bunun daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Transit ticaret mevzuatı konusunda halen bekledikleri bazı etkili adımlar bulunduğunu dile getiren Avdagiç, İstanbul Finans Merkezi'nin de yalnızca fiziki yapılardan ibaret görülmemesi gerektiğini söyledi.

Avdagiç, "İstanbul Finans Merkezi sadece binalardan ibaret bir konu değil. Mutlaka referans kurumlar haline gelmesi lazım. Bu konuda tabii ki fiziki altyapı olmadan onu yapamazsınız. Şu anda fiziki yapıyı büyük bir oranda tamamlamış durumdayız. Dolayısıyla artık işlevsel anlamda uluslararası yatırımcıların ve finans dünyasının beklentilerini karşılıyor olabilmemiz lazım. Bu çok önemli." ifadelerini kullandı.

"İTOTAM'da görülen dava sayısını son 4 yılda 5 katına çıkarttık"

İstanbul'da uluslararası bir tahkim merkezi olmasına çok önem verdiklerini ifade eden Avdagiç, "İTO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nde (İTOTAM) görülen dava sayısını da son 4 yılda 5 katına çıkarttık. Bunların yarıdan fazlasının bir tarafı en azından yabancı bir firma. Dolayısıyla bu anlamda da İstanbul, tahkim merkezi açısından da önemli bir referans şehir olmak durumunda. Bütün bu modüller üzerinde ayrı ayrı çalışmayı gerektiren süreçler." diye konuştu.

Avdagiç, ABD-İsrail ile İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarından dolayı turist sayısında azalma olduğunu ancak tüm bunlara rağmen İstanbul'un kalkınma anlamında önü açık bir şehir olduğunu belirterek, şehri geliştirmeyi ve İstanbul'un değerlerini yukarıya doğru taşıyacak politikaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

2027-2029 dönemine ilişkin büyüme, enflasyon, istihdam, ihracat ve cari denge gibi temel makro göstergelerin belirleneceği Orta Vadeli Program'a ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, sektörlerden gelen talepleri düzenli olarak topladıklarını, gerek Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), gerekse bakanlıklar vasıtasıyla ilgili kamu kurumlarına ilettiklerini belirtti.

Avdagiç, "Gündeme gelen konuları, beklentileri önümüze çıktıkça, konu önümüze geldikçe bu konudaki dersimizi çalışıp orada gerekli dosyayı oluşturup ilgili bakanlara iletiyoruz." şeklinde konuştu.

OVP ile ilgili genel anlamda birtakım beklentiler olduğunu anlatan Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu anda iş dünyasında birkaç ana başlık var. En önemlisi, bizim enflasyonu düşürme süreci ile beraber dikkat etmemiz gereken diğer unsurlar var. Kısa bir süre evvel bunu gündeme getirdik. Türkiye, enflasyonu düşürme ile sanayisini baskılama arasında bir ikilem yaşamamalı. Dolayısıyla bir taraftan şu çok açık ve net: İstanbul iş dünyası olarak enflasyonun aşağı doğru, tek haneliye doğru makul bir sürede inmesi konusunda açık ve net bir şekilde hemfikiriz. Bunu hayata geçirirken Türkiye'nin üretim kabiliyetini ve onunla bağlı olarak iç ve dış ticaret kabiliyetini aşağı doğru çeken politikalara izin vermememiz lazım. Bu ikisinin birbiriyle çelişmemesi lazım."

Avdagiç, enflasyonu düşürecek politikaların 3 yıldır uygulandığını hatırlatarak, "Fakat iş dünyası olarak onun da altını çizmek istiyorum; bu politikaların bugün tam olmasa bile makul başarı elde edildiyse, bunda iş dünyasının verdiği katkının, ödediği bedelin çok büyük ehemmiyeti var. Bundan sonra özellikle finansmana erişim önemli. KOBİ'lerin finansmana erişimi önemli. Burada yatırım anlamında faaliyet göstermek isteyen, faaliyetlerini geliştirmek isteyen KOBİ'lerimizin ve şirketlerimizin önünü açacak seçici bir finansman modeline geçmemiz gerektiğinin altını çizmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Dolayısıyla yatırım bazlı ve üretim bazlı finansman ihtiyaçlarına pozitif ayrım uygulanmasını önemsediklerini kaydeden Avdagiç, "KOBİ'lere yönelik kredi kısıtlamalarının, özellikle hem kredi hem de ticari kredi kartı limitlerindeki kısıtlamaların daha makul bir noktaya taşınması gerektiğini düşünüyoruz ki bu piyasadaki değer zincirini, ödeme zincirini olumlu etkilesin." diye konuştu.

"27 Ekim'de 80 ayrı sektör İTO'daki temsilcilerini seçecek"

İTO Başkanı Avdagiç, Odanın seçim sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'deki 367 oda ve borsanın 1 Ekim-30 Kasım arasında kanun gereği seçimlerini yapması gerektiğini hatırlatarak, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 800 bini aşan üyeleri arasından, seçim tarihi itibarıyla en az iki yıldır Odaya kayıtlı olan ve seçme ve seçilme yeterliliğine sahip üyelerle gerçekleştirileceğini söyledi.

Seçimleri İstanbul Fuar Merkezi'nde 27 Ekim'de gerçekleştireceklerini ifade eden Avdagiç, "80 ayrı sektör İTO Meslek Komiteleri'ndeki temsilcilerini seçecek ve ardından İTO Meclisi, yönetim kurulu ve ilgili organları oluşacak." dedi.

"Üye verilerinin bizim yerli veri tabanında tutulmasının çok daha stratejik olacağını öngördük"

Şekib Avdagiç, görev yaptıkları 8 yıl boyunca en önemli sorumluluklarından birinin, kanunla İTO'ya verilen ve üyelere yönelik hizmetlerin eksiksiz şekilde sunulması olduğunu söyledi.

Şirket kuruluşu ve tescili, ortaklık ve pay devirleri ile şirketlere yönelik yaklaşık 60 farklı evrakın düzenlenmesine ilişkin hizmet verdiklerini belirten Avdagiç, İTO'nun yılda 4 milyonun üzerinde evrak ürettiğini ifade etti.

Avdagiç, bazı günlerde üretilen evrak sayısının 20 bini aştığını dile getirerek, faaliyet belgesinden ATR belgesine, TIR karnesinden kapasite raporuna kadar çok farklı alanlarda hizmet sunduklarını kaydetti.

Yazılım altyapısını yerli bir şirketle güncellediklerini ifade eden Avdagiç, "HAVELSAN'la yaptık bu işi. Bir yabancı şirketle bunu yapmamayı tercih ettik. Biraz karşılıklı terledik ama 800 bini aşan üyemizin ve onların 1,5 milyon ortağının verilerinin bizim yerli veri tabanımızda tutulmasının çok daha stratejik olacağını öngördük. Bu konuda terledik ama ben çözüm ortağımıza da teşekkür etmek istiyorum. Onların da büyük katkısıyla bu işi hem geliştirdik hem üyelerimizin daha hızlı ve etkili hizmet almasını sağladık. Bu önemli bir konu." açıklamalarında bulundu.

Avdagiç, fiziki alanları da geliştirdiklerini belirterek, ek binayı devreye aldıklarını, diğer hizmet binalarını modernize ettiklerini ve Maltepe'de yeni bir üye hizmet binası aldıklarını söyledi.

Odaya fiziki olarak ulaşmak durumunda olan üyelerin konforunu artırdıklarını dile getiren Avdagiç, şunları kaydetti:

"İTO'da çalışan 600 kıymetli arkadaşımın da çalışma ortamlarını geliştirdik. Yurt dışında ihracatı artırmak için çok sayıda uluslararası fuarda milli katılım organize ediyoruz. Yılda 40'ın üzerinde uluslararası milli katılım yapıyoruz. Bugüne kadar 8 bin firmayı yurt dışına taşıdık. Türkiye'de en fazla bir fuara firma taşıyan kurumuz. 300'ün üzerinde firmayla katıldığımız fuarlarımız var. Dolayısıyla o anlamda Türk firmalarını daha çok dışa açma konusunda çalışma yapıyoruz.

Eğitim programlarımız, sertifika programlarımız var. Bu konuda meslek komitelerimizden gelen tüm taleplerimizi üniversitemizle işbirliği içinde, Sürekli Eğitim Merkezimizi de işin içine katarak onları hayata geçiriyoruz. Girişimcilik merkezimiz olan var. Yine Bilgiyi Ticarileştirme Merkezimizde (BTM) 800'ün üzerinde girişimcimiz var. Şu ana kadar değerleme, sadece bize beyan edilen ki beyan edilmeyenler de oldukça fazla, 560 milyon doları aşan bir değerleme olduğunu görüyoruz. Orada dediğim gibi çok sayıda genç kardeşimizin yurt dışına gitmeden o fikrini Türkiye'de, İstanbul'da hayata geçirebileceği bir platform oluşturduk."

İTO Başkanı Avdagiç, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile beraber Teknopark İstanbul'da 600'ün üzerinde firma olduğunu belirterek, "12 bin AR-GE çalışanımız var ve Türkiye'nin en önemli savunma sanayii projeleri başta olmak üzere fintek, havacılık, denizcilik ve medikal ürünlerle ilgili projeler orada hayata geçiyor. Gerçekten Türkiye'nin en önemli teknoparklarından birisi." ifadelerini kullandı.

İstanbul Fuar Merkezi'nde 25'i uluslararası olmak üzere yıllık 80'in üzerinde fuar düzenlediklerini dile getiren Avdagiç, fuar merkezindeki altyapı problemleri ile renovasyon süreçlerini tamamladıklarını kaydetti. Avdagiç, 25 yıldan sonra ilk defa 40 bin metrekaresi aktif sergileme alanı olmak üzere 110 bin metrekarelik bir inşaata başladıklarını ve söz konusu inşaatı 24-28 ay gibi bir sürede tamamlamayı öngördüklerini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler
Borsa 2 AYLIK ENFLASYON FARKI | SSK ve Bağ-Kur emeklisi, memur zam farkı yüzde kaç oldu? 2027 ocak memur zammı! CNN Türk Para · az önce Makroekonomi EYLÜL KİRA ARTIŞ ORANI HESAPLAMA 2026 | Eylül ayı kira artış oranı ne kadar, yüzde kaç oldu? TÜİK yeni kira zammı belli oldu! CNN Türk Ekonomi · az önce Borsa Memur ve emekli maaş zammında kritik gelişme! 2 aylık oran belli oldu Mynet Finans · 31 dk önce Borsa ABD enflasyon rakamları ne zaman, hangi gün açıklanacak? Amerika'da enflasyon beklentisi belli oldu mu? Dünya Gazetesi · 43 dk önce Borsa Citi’den TCMB İçin Faiz Tahmini: Eylül Ayını İşaret Etti Paranın Yönü · 44 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.