Gezegenin en kurak coğrafyalarından Atacama Çölü, Ağustos 2026’da alışılmadık kış fırtınalarıyla beyaza büründü. NASA uydularının belgelediği tarihi iklim anomalisi, And Dağları’ndan Pasifik kıyılarına uzanan devasa bir hat boyunca milyarlarca dolarlık astronomi yatırımlarını durdururken, küresel iklim krizinin ezber bozan yeni yüzünü ortaya koydu.
04 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Başak Nur GÖKÇAM
Gezegenin en kurak noktası olarak bilinen ve metrekareye düşen yıllık ortalama 0,5 milimetrelik yağışla adeta bir zaman kapsülünü andıran Atacama Çölü, Ağustos 2026’da ezberleri altüst eden finansal ve ekolojik bir kırılmaya sahne oldu.
Dünya genelinde aşırı hava olaylarının küresel ekonomiye yıllık faturasının 300 milyar doları aştığı bir dönemde, atmosferik dengesizliklerin şiddeti bu kez en beklenmedik coğrafyada belirdi. Yılda ortalama sadece birkaç saat bulut gören 105 bin kilometrekarelik devasa çöl alanı, üç gün içinde yıllık yağış kotasının tam sekiz katını alarak Pasifik kıyılarına kadar uzanan beyaz bir örtüyle kaplandı. Bu tablo, iklim krizinin artık sadece yeşil vadileri değil, gezegenin en durağan ekosistemlerini ve milyarlarca dolarlık teknolojik altyapılarını da doğrudan hedef aldığını gösteriyor.
Nadir görülen olaylar gerçekleşiyor
Şili’nin kuzeyini vurarak And Dağları’ndan okyanus kıyısına kadar yayılan bu olağanüstü fırtına silsilesi, meteoroloji literatüründe nadir görülen bir atmosferik mekanizmayla tetiklendi. Güçlenen El Niño tablosunun arka planında biçimlenen süreç, atmosferin üst katmanlarındaki jet akımından kopan ve hızla güneye yönelen devasa bir alçak basınç sistemine dayanıyor. Sistem, Güney Amerika’nın en güney ucundan subtropikal kuşaklara kadar uzanan devasa bir oluktan ayrılarak bölgedeki yüksek nemle birleşti.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Şili Üniversitesi atmosfer bilimcisi Prof. Dr. René Garreau, “Ağustos 2026’nın sonlarındaki fırtınanın arkasında kopuk bir alçak basınç sistemi vardı, ancak bu olay daha alışılmadık koşullar altında gelişti. Sistem, Güney Amerika’nın güney ucundan subtropikal bölgelere kadar Güney Yarımküre’nin büyük bir bölümünü kapsayan, nispeten düşük atmosferik basınca sahip uzunlamasına bir bölge olan olağanüstü büyük bir oluktan ayrıldı. Kıyıya yakın bölgelerdeki bol nemle birleşen bu bozulmuş hava modeli, son derece geniş bir alanda yağışa neden oldu. Yağmur ve kar, kıyıdan uzakta, kıyı şeridi boyunca, Atacama Çölü’nün merkezinde ve And Dağları üzerinde yağdı. Yağış miktarlarının aksi takdirde son derece kurak olan bu bölgede nadiren görülen seviyelere ulaşmış durumdadır” dedi.
Milyar dolarlık risk
Sadece ekolojik değil, devasa ekonomik ve teknolojik sonuçlar da doğuran bu fırtına dalgası, bölgedeki astronomik gözlemevlerinin tamamında üretimi ve araştırmaları sekteye uğrattı. Altiplano-Puna volkanik kompleksi içindeki Chajnantor platosunda konuşlanan ve dünyanın en gelişmiş radyo teleskobu olan ALMA, şiddetli fırtına ve kar yağışı nedeniyle tüm faaliyetlerini askıya almak zorunda kaldı. Saatteki hızı 100 kilometreyi bulan rüzgârlar ve sıfırın altındaki dondurucu sıcaklıklar, hassas çanak antenlerin koruma moduna geçirilmesini zorunlu kıldı.
Benzer şekilde Pasifik kıyısına yakın Antofagasta liman kentinin güneyinde yer alan kritik astronomi merkezleri de kış fırtınası geçene kadar operasyonlarını dondurdu. Yıllık bütçeleri yüz milyonlarca doları bulan uluslararası araştırma konsorsiyumları için bu duraksama, sadece bilimsel veri kaybı değil, aynı zamanda ciddi bir operasyonel maliyet anlamı taşıyor.
Üç günde yıllık yağış
Atacama Çölü'nde 2011 ve 2025 yıllarında da benzer kar yağışları kaydedilmiş olsa da, Ağustos 2026 fırtınası kapladığı alanın genişliği ve Pasifik kıyılarına kadar ulaşan eşi benzeri görülmemiş yayılımıyla ayrışıyor. NASA’nın Landsat 8, Landsat 9 ve Terra uyduları tarafından anbean kaydedilen görüntüler, çölün kalbindeki dönüşümün boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Normal şartlarda onlarca yılda toprağa düşmeyen su miktarı, sadece 72 saat içerisinde sele, çamur akıntılarına ve yıkıcı yüzey akışlarına dönüştü.
Termal şok riskine karşı koruma en üst seviyede
Atacama Çölü'ndeki Chajnantor platosunda 5 bin metre yükseklikte konuşlanan ALMA (Atacama Büyük Milimetre/Submilimetre Dizisi), 1,4 milyar dolarlık devasa bütçesiyle küresel astronominin gözbebeği konumunda bulunuyor. Bölgede yaşanan benzeri görülmemiş kar yağışı ve fırtına, tesisteki 66 yüksek hassasiyetli çanak antenin tamamının ‘hayatta kalma moduna’ geçirilmesine yol açtı. Antenlerin açıları rüzgâr direncini en aza indirecek şekilde sabitlenirken, günlük işletim maliyeti yüz binlerce doları bulan dev tesiste bilimsel veri toplama süreçleri tamamen durduruldu. Uzmanlar, dondurucu kar örtüsünün hassas elektronikte oluşturabileceği termal şok riskine karşı koruma protokollerini en üst seviyede uyguluyor.
Çöldeki radikal değişim santim santim belgelendi
NASA’nın USGS Landsat 8 ve Landsat 9 uydularında yer alan OLI (Operational Land Imager) sensörleri, 6 Ağustos ve 14 Ağustos 2026 tarihlerinde çekilen yüksek çözünürlüklü görüntülerle çöldeki radikal değişimi santim santim belgeledi. 19 Ağustos tarihli NASA Terra MODIS görüntüsü ise kar örtüsünün Pasifik kıyısındaki Antofagasta liman kentine kadar genişlediğini kanıtladı. Uzaydan elde edilen bu spektrometrik veriler, kurak bölgelerdeki ani iklim kırılmalarının tarım, madencilik ve yerel altyapı üzerindeki zincirleme ekonomik etkilerini modellemek adına küresel ölçekte kritik bir veri arşivi sunuyor.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.