ABD’de devlet borcunun faiz yükü 1991 yılının rekor rakamını da aşarak yeni bir seviyeye yükseldi; analistler, gittikçe büyüyen borcu halihazırda yönetebilmeyle ilgili risklerin 35 yıl öncesine göre çok daha büyük olduğuna dikkat çekiyorlar.
Yatırım yönetim şirketi Doubleline’ın kısa süre önceki analizi, ABD’nin halihazırdaki 40 trilyon dolarlık ulusal borcunun faiz ödemesinin gelirin yüzde 18,5’ine ulaştığını gösteriyor; böylece 1991 yılı yüzde 18,4 oranındaki rekorun üzerine çıkmış oldu.
Bu tablo, ABD’nin topladığı vergilerin yaklaşık yüzde 19’unu gittikçe şişen ve halihazırda 1,25 trilyon dolara ulaşan faizi ödemek için kullandığını gösteriyor; bu da 2026 yılı savunma bütçesinden daha büyük bir rakam. Kongre Bütçe Ofisi’nin hesaplamalarına göre, faiz harcamaları 2036 yılında toplam gelirin yüzde 25’ine ulaşacak.
Artan faiz ödemeleri bir döngü yaratıyor: Hükümet öncelikle faiz ödemeleri için borçlanırken, alt yapı, eğitime yapılan harcamalar, büyümeyi destekleyecek diğer yatırımlar kısıtlanıyor.
Öte yandan, durumu daha da vahim hale getiren bir başka unsur daha var: Büyük teknoloji şirketleri de borçlanma piyasalarında çok faal. Yapay zeka şirketleri 2026 yılının ilk yarısında 225 milyar dolar tutarında tahvil ihraç ettiler. Bu yatırımların büyük bir bölümü vergiden düşüldüğünden bu sermaye harcamaları ulusal borcu daha da artırmıyor ancak hükümetin yüksek oranda borçlandığı bir süreçte özel şirketlerin daha dikkatli davranmaları trendine aykırı bir durum oluşturuyor.
Yapay zeka inşası için gereken uzun vadeli sermaye, teknoloji devlerinin 10 ila 30 yıllık tahvillere yönelmelerine yol açıyor ve bu da ABD bütçesi üzerine ekstra bir baskı oluşturuyor; ABD hükümeti tahvillere yönelik talebin azalmaması için yüksek faiz ödemek zorunda kalıyor. (Kaynak: Fortune.com)
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.