Küresel iklimde ezber bozan süreç tespit edildi. Tropik okyanuslardaki ısınma, kurduğu nem koridorlarıyla Antarktika'ya 695 milyar ton kar taşıdı. Erime yaşayan kıtadaki bu artış deniz seviyesi riskini yavaşlatırken, dengelerin tropik iklim motoruna bağımlılığını kanıtladı.
08 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Başak Nur GÖKÇAM
basaknur.gokcam@dunya.com
Gezegenin sera gazı salımları nedeniyle yıllık 1,5 derecelik kritik eşiğe yaklaşması, küresel finans sisteminden hidrolojik dengelere kadar her alanda devasa maliyetler yaratıyor. Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre iklim kaynaklı aşırı hava olaylarının küresel ekonomiye yıllık faturası 143 milyar doları aşarken, kutup buzullarındaki erime küresel ticaret hatlarını ve kıyı ekonomilerini doğrudan tehdit ediyor. Ancak doğanın karmaşık geri besleme mekanizmaları, zaman zaman bilim dünyasını şaşırtan geçici tampon alanlar yaratabiliyor.
Çin Bilimler Akademisi Okyanusbilim Enstitüsü (IOCAS) liderliğindeki uluslararası araştırma ekibi, 2021-2023 yılları arasında kutuplarda yaşanan sıra dışı bir kütle değişimini gün yüzüne çıkardı. Tropikal batı Pasifik ile doğu Hint Okyanusu’nun birleştiği devasa sıcak su havzasındaki sürekli ısınma, güney enlemlerine doğru ilerleyen devasa bir Rossby dalga dizisini harekete geçirdi. Atmosferde oluşan bu dipol dolaşım modeli, orta enlemlerden Doğu Antarktika’ya uzanan devasa nem koridorları yarattı. Bu atmosferik nehirler aracılığıyla taşınan su buharı, Queen Mary Land ve Wilkes Land bölgelerine görülmemiş yoğunlukta kar yağışı bırakarak kıta kütlesine rekor miktarda ilave yük sağladı.
İnsan etkisi yüzde 9
Araştırmacılar, karmaşık atmosferik dolaşım simülasyonları ve GRACE uydu verilerini birleştirerek rekor kar yağışının kökenlerini titizlikle inceledi. Yapılan nedensellik analizleri, bu devasa kar yağışı anomalisinin yüzde 9’luk kısmının insan kaynaklı küresel ısınmaya bağlı genel nem artışıyla açıklanabileceğini gösterdi. Geriye kalan yüzde 91’lik baskın pay ise, okyanus-atmosfer sisteminin yaklaşık her on yılda bir kendini tekrarlayan doğal uzaktan bağlantı mekanizmasından kaynaklandı.
Çalışmanın detaylarına dikkat çeken Çin Bilimler Akademisi Okyanusbilim Enstitüsü (IOCAS) Başaraştırmacısı Yunhe Wang, “Daha önce yeterince fark edilmemiş bir ‘tropikal sıcak havza-Doğu Antarktika Buz Örtüsü’ uzaktan bağlantı yolu bulduk. Araştırmamız, Antarktika buz örtüsü kütle değişimlerini anlamak ve Doğu Antarktika iklimi üzerine gelecekteki araştırmaları yürütmek için teorik bir temel sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Geçici bir mola anlamına geliyor
Elde edilen 695 milyar tonluk devasa kütle kazanımı sevindirici görünse de uzmanlar bunun iklim krizini durdurmadığı konusunda uyarıyor. Yıllık ortalama 140,5 milyar ton erime patikasına sahip olan Antarktika, uzun vadede kütle kaybetmeye devam ediyor. Sıcak derin okyanus akıntıları Batı Antarktika buz raflarını alttan eritmeyi sürdürürken, elde edilen bu kar birikimi küresel deniz seviyesi yükselmesine karşı yalnızca geçici bir zaman kredisi sunuyor.
Gökyüzünün gizli nakliye koridorları
Atmosferik nehirler, okyanus yüzeyinden buharlaşan muazzam miktardaki su buharını binlerce kilometre boyunca taşıyan gökyüzündeki dar nem bantları olarak tanımlanıyor. Dünyadaki en büyük nehirlerin taşıdığı su debisinin katlarca üzerindeki nem hacmini atmosferde hareket ettiren bu sistemler, Antarktika gibi dondurucu kutup atmosferine ulaştıklarında doğrudan yoğun kar fırtınalarına dönüşüyor. Tropikal sıcaklık artışıyla harekete geçen bu hava koridorları, küresel tatlı su kaynaklarının hidrolojik dolaşımında kritik bir taşıyıcı rol üstleniyor.
Küresel kıyı ekonomisi risk altında
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı kıyı şeritlerinin 100 kilometre yarıçapında yaşarken, küresel gayrisafi yurt içi hasılanın önemli bir bölümü limanlar ve kıyı altyapıları üzerinden dönüyor. Antarktika Buz Örtüsü, tek başına küresel deniz seviyelerini yaklaşık 58 metre yükseltebilecek kadar donmuş su rezervi barındırıyor. Doğu Antarktika’da yaşanan geçici kütle artışları deniz seviyesindeki yükselme hızına kısa vadeli bir fren yaptırsa da, uzun vadeli erime riskleri kıyı şehirleri için trilyonca dolarlık uyum ve altyapı maliyeti anlamına geliyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.