Orta Doğu’dan petrol sevkiyatı savaş öncesine göre günlük 7 milyon varil azalırken Hürmüz’den geçen emtia gemisi sayısı 7’ye düştü. Buna rağmen Brent 100 doların altında. Fiyatı aşağıda tutan dört güçlü unsur öne çıkıyor.
08 Eylül 2026 06:41 08 Eylül 2026 06:49 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Petrol piyasasında arz ile fiyat arasındaki makas açılıyor. Bölgeden sevkiyat sert biçimde azalırken Hürmüz trafiği de zayıfladı; ancak alternatif rotalar, yeni üretim ve Çin’deki talep görünümü Brent’in 100 dolar eşiğini aşmasını frenliyor.
Hürmüz’de trafik 7 gemiye kadar düştü
Orta Doğu’daki savaşın enerji piyasasına etkisi giderek daha görünür hale geliyor. Savaş başlamadan önce bölge üreticilerinden günlük yaklaşık 18 milyon varil ham petrol sevk edilirken, mevcut hacim yaklaşık 11 milyon varile kadar geriledi.
Son veriler Hürmüz Boğazı’ndaki sıkışmanın da arttığını gösteriyor. Pazartesi günü boğazdan yalnızca 7 emtia gemisi geçti; bir önceki gün bu sayı 8’di. Bazı gemilerin takip sistemlerini kapatarak hareket edebilmesi nedeniyle gerçek sayı daha yüksek olabilse de, resmi olarak izlenebilen trafik belirgin biçimde zayıflamış durumda.
İran’ın yeni ABD saldırıları halinde Körfez’deki petrol ve doğal gaz altyapısının hedef olabileceği yönündeki uyarıları da risk primini artırıyor. Salı gününün ilk işlemlerinde Brent petrol 97 doların üzerinde seyrederken, fiyatlar henüz psikolojik 100 dolar sınırını aşamadı.
Günlük 7 milyon varil kayıp var ama petrol akmaya devam ediyor
Petrol fiyatlarını 100 doların altında tutan ilk unsur, bütün aksamalara rağmen Hürmüz üzerinden akışın tamamen kesilmemesi. Son günlerde günlük geçişler sert biçimde gerilese de hareketli ortalamada yaklaşık 4-5 milyon varillik petrol akışının devam ettiği hesaplanıyor.
İkinci fren ise Körfez üreticilerinin alternatif ihracat kanallarını giderek daha fazla kullanması. Mısır’ın Sidi Kerir limanından yapılan sevkiyat ağustosta günlük 2,14 milyon varile yükselerek haziran seviyesinin iki katından fazlasına çıktı.
Irak’ın ihracatı ağustosta yaklaşık 2,34 milyon varile toparlanırken Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatı yaklaşık 2,9 milyon varil düzeyinde kaldı. Kuveyt’in ham petrol ihracatı da temmuz ve ağustosta günlük yaklaşık 1 milyon varile geri döndü.
Hürmüz’de trafik azalırken Babülmendep’te ise ters yönde hareket yaşandı. Pazartesi günü bu boğazdan geçen emtia gemilerinin sayısı bir önceki güne göre 17’den 29’a yükseldi. Bu değişim, enerji ticaretinde alternatif deniz rotalarının daha yoğun kullanılmaya başlandığını gösteriyor.
ABD, Kanada ve Guyana açığı küçültüyor

Petrol fiyatları üzerindeki üçüncü baskı, Orta Doğu dışındaki üreticilerden geliyor. ABD, Kanada ve Guyana’nın toplam petrol üretiminin bu yıl günlük yaklaşık 1,4 milyon varil artması bekleniyor.
Bu ek üretim Orta Doğu’dan kaybolan yaklaşık 7 milyon varilin tamamını karşılamıyor. Ancak küresel piyasanın karşı karşıya kaldığı arz açığını küçülterek petrol fiyatlarının daha sert yükselmesini sınırlıyor.
Rusya’nın ham petrol ihracatı da temmuz ve ağustosta günlük yaklaşık 5,5 milyon varil seviyesinde kalmayı sürdürdü. Bu rakam hazirandaki 6,4 milyon varillik zirvenin altında olsa da savaşın ilk dönemlerine kıyasla küresel piyasaya önemli miktarda Rus petrolü ulaşmaya devam ediyor.
Çin’in talebi ve rezervleri fiyatı frenliyor
Dördüncü büyük unsur ise talep tarafında ortaya çıkıyor. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’in deniz yoluyla ham petrol alımları temmuz ve ağustosta günlük yaklaşık 7 milyon varile kadar gerilerken, şubat ayında bu miktar 11 milyon varilin üzerindeydi.
Elektrikli araç kullanımının hızla artması ve petrokimya sektöründe kömür bazlı üretimin yaygınlaşması Çin’in petrol talebini baskılıyor. Ülkenin yaklaşık 1,17 milyar varile ulaştığı tahmin edilen geniş petrol rezervleri de ani arz kesintilerine karşı piyasaya önemli bir güvence sağlıyor.
Küresel ölçekte petrokimya ve ulaşım yakıtlarında talep kaybının üçüncü çeyrekte günlük yaklaşık 3,5 milyon varile ulaştığı hesaplanıyor. Bu tablo, savaş nedeniyle daralan arzın fiyatlara aynı büyüklükte yansımasını engelliyor.
Brent 100 doların altında ama fiziki piyasa çoktan geçti

Manşet petrol fiyatları sakin görünse de fiziki piyasadaki tablo çok daha sıkı. Kasım yüklemeli bazı Orta Doğu petrollerinin spot primleri hızla yükselirken, Umman petrolü vadeli piyasada 104 doların, Dubai fiziki petrolü ise 105 doların üzerine çıktı.
Bu ayrışma, Brent petrolün 100 doların altında kalmasının piyasada gerçek bir arz rahatlığı olduğu anlamına gelmediğini gösteriyor. Özellikle rafinerilerin doğrudan satın aldığı fiziki petrolde sıkışıklık çok daha belirgin hale gelmiş durumda.
Dizel piyasasında da baskı büyüyor. ABD’de dizel fiyatları rekor seviyelere çıkarken rafinerilerin artan dizel talebini karşılamak için üretimi yükseltmeye çalışması, sınırlı ham petrol arzı üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Bu nedenle petrol fiyatları açısından 100 dolar sınırı hâlâ kritik bir eşik olsa da, fiziki piyasanın bazı bölümleri bu seviyeyi fiilen aşmış durumda. Hürmüz’deki geçişlerin daha da azalması veya Körfez’de enerji altyapısının doğrudan hedef alınması halinde, Brent üzerindeki dört frenin etkisi hızla zayıflayabilir.
Türkiye için risk akaryakıt ve enflasyonda
Türkiye açısından petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine yaklaşması yalnızca enerji piyasasını ilgilendiren bir gelişme değil. Ham petrol maliyetindeki yükseliş, döviz kuru hareketleriyle birleştiğinde benzin ve motorin fiyatları üzerinden ulaştırma ve üretim maliyetlerini artırma potansiyeli taşıyor.
Bu nedenle Hürmüz’deki gemi trafiği ve Brent petrol fiyatları önümüzdeki dönemde enflasyon görünümü açısından da yakından izlenecek. Alternatif üretim ve zayıf talep şu anda fiyat artışını sınırlasa da, fiziki piyasadaki sıkışıklık riskin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
iran petrol ABD
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.