8 Eylül 2026, Salı · 13:57 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

PISA 2025 sonuçları açıklandı: Türkiye, OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu

Türkiye, PISA 2025'te matematik, okuma ve fen bilimlerinde puanını artırarak üç alanda da yükseliş gösterdi. Ancak öğrenciler arasındaki sosyoekonomik başarı farkının büyümesi ve yüksek devamsızlık oranı dikkat çekti.

YAYINLAMA 08 Eylül 2026 10:50

GÜNCELLEME 08 Eylül 2026 11:50

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 15 yaşındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini ölçtüğü Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) 2025 sonuçları, Türkiye'nin son üç yılda OECD ülkelerindeki genel eğilimden ayrıştığını ortaya koydu.

Türkiye'nin puanı, bir önceki PISA araştırmasının yapıldığı 2022'ye göre fen bilimleri, okuma ve matematiğin üçünde de yükseldi.

OECD, Türkiye'yi 2022-2025 döneminde üç temel alanda birden performansını artıran az sayıdaki ülke ve ekonomi arasında gösteriyor.

Türkiye'nin ortalama fen bilimleri puanı 2022'ye göre 18 puan artarak 494'e, okuma puanı 16 puan artarak 472'ye, matematik puanı ise OECD'nin değişim hesabına göre 8 puan artarak 462'ye çıktı.

DW Türkçe'den Pelin Ünker'in derlediği habere göre Türkiye, PISA 2025'te fen bilimlerinde 19'uncu, okumada 18'inci, matematikte ise 28'inci sırada yer aldı. Sıralaması 2022'ye göre fende 15, okumada 17, matematikte 10 basamak yükseldi.

Türkiye OECD ortalamasının üzerinde mi?

Türkiye'deki yükselişe karşılık OECD ortalaması üç alanda da geriledi.

2022-2025 arasında OECD ortalaması fen bilimlerinde 3, okumada 14, matematikte 9 puan azaldı. PISA 2025'te OECD ortalama puanı fen bilimlerinde 482, okumada 461, matematikte 463 oldu.

Böylece Türkiye fen bilimlerinde OECD ortalamasının 12, okumada 11 puan üzerinde yer alırken matematikte yalnızca 1 puan altında kaldı.

Fen bilimlerinde Türkiye 494 puanla Polonya'nın hemen ardından gelirken Çekya, Belçika, Almanya, Hollanda, İsveç, Fransa ve İtalya'nın üzerinde yer aldı. Okumada da Finlandiya ve İtalya'nın hemen ardından gelen Türkiye; İsviçre, Çekya, Avusturya, İsveç, Belçika ve Almanya'yı geride bıraktı.

Matematikte ise 462 puanla OECD ortalamasının hemen altında kaldı.

PISA 2025'te ayrıca değerlendirilen hesaplamalı problem çözme alanında Türkiye'nin ortalama puanı 473 oldu. OECD ortalaması ise 500 puandı. Böylece Türkiye bu alanda OECD ortalamasının 27 puan altında kaldı.

OECD'de PISA performansı geriliyor

PISA 2025'e 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla öğrenci katıldı.

Öğrenciler yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki genci temsil ediyor.

Türkiye'deki yükseliş, OECD ülkelerindeki uzun dönemli gerilemenin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. 2015-2025 arasında OECD ortalaması matematikte 22, okumada 28, fen bilimlerinde ise 7 puan düştü.

OECD'ye göre performans kaybı yalnızca Covid-19 salgınıyla açıklanamıyor. Özellikle okumadaki gerileme pandemi öncesinde başlamış durumda.

Dijitalleşme ve ekran kullanımının artması ile öğrencilerin hobi olarak daha az okuması OECD'nin tartıştığı etkenler arasında.

Türkiye'nin uzun dönemli eğilimi ise farklı. Fen bilimlerinde 2015'te 425 olan ortalama puan 2018'de 468'e, 2022'de 476'ya ve 2025'te 494'e yükseldi.

Matematikte 2015'te 420 olan puan 2018'de 454'e çıktı, 2022'de 453, 2025'te 462 oldu. Okumada ise 2015'te 428 olan puan 2018'de 466'ya çıktı; 2022'de 456'ya geriledikten sonra 2025'te 472'ye yükseldi.

Düşük performanslı öğrenci oranı geriledi

Türkiye'deki iyileşme temel yeterlilik düzeyine ulaşan öğrencilerin oranına da yansıdı.

Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 81'i en az ikinci yeterlilik düzeyine ulaştı. OECD ortalaması yüzde 74. En yüksek iki performans düzeyindeki öğrencilerin oranı ise Türkiye'de ve OECD'de yüzde 7.

Matematikte temel yeterlilik düzeyine ulaşanların oranı Türkiye'de yüzde 64, OECD'de yüzde 65. En yüksek performans gösterenlerin oranı her ikisinde de yüzde 8.

Okumada ise Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 76'sı temel yeterlilik düzeyine ulaşırken OECD ortalaması yüzde 69. Ancak en yüksek okuma düzeyine ulaşanların oranı Türkiye'de yüzde 4, OECD'de yüzde 6.

Türkiye'de 2015'e kıyasla temel yeterlilik seviyesinin altında kalan öğrenci oranı matematik ve okumada 16'şar yüzde puan, fen bilimlerinde ise 25 yüzde puan azaldı.

Puanlar yükselirken başarı farkı açıldı

Ancak ortalama performanstaki yükseliş öğrenciler arasında aynı ölçüde gerçekleşmedi.

2022 ile 2025 arasında en yüksek puan alan yüzde 10'luk öğrenci grubu ile en düşük puan alan yüzde 10'luk grup arasındaki fark matematik ve fen bilimlerinde büyüdü. Okumada ise anlamlı bir değişiklik olmadı.

Sosyoekonomik açıdan en avantajlı yüzde 25'lik gruptaki öğrenciler de en dezavantajlı yüzde 25'lik gruptakilerden fen bilimlerinde 81 puan daha yüksek sonuç aldı. OECD ortalamasında fark 85 puan.

Ancak 2015-2025 arasında bu fark Türkiye'de genişlerken OECD genelinde daraldı. Türkiye'de avantajlı öğrencilerin performansı dezavantajlı öğrencilerden daha fazla yükseldi.

Buna karşılık Türkiye'deki dezavantajlı öğrencilerin performansı uluslararası karşılaştırmada görece yüksek.

Uluslararası sosyoekonomik ölçeğin en alt çeyreğinde bulunan Türkiye'deki öğrencilerin fen ortalaması 466 puan ve OECD'ye göre bu, benzer sosyoekonomik koşullardaki öğrenciler arasında en yüksek sonuçlardan biri.

Dezavantajlı öğrencilerin yüzde 13'ü de Türkiye'deki fen performansının en yüksek yüzde 25'lik grubunda yer aldı. OECD ortalaması yüzde 12.

Her iki öğrenciden biri en az bir gün okula gitmedi

Akademik sonuçlardaki iyileşmeye karşın devamsızlık Türkiye'nin en dikkat çekici sorunlarından biri.

Öğrencilerin yüzde 53'ü PISA sınavından önceki iki hafta içinde en az bir tam gün okula gitmediğini bildirdi. OECD ortalaması yüzde 22.

Aynı dönemde Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 41'i en az bir dersi kaçırdığını söyledi. OECD ortalaması yüzde 24. Okula en az bir kez geç kaldığını belirtenlerin oranı ise Türkiye'de yüzde 49, OECD'de yüzde 50.

Tam gün devamsızlık oranı 2018'de yüzde 52, 2022'de ve 2025'te yüzde 53 olarak ölçüldü.

Öğrencilerin yüzde 28'i okulu "zaman kaybı" görüyor

Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 73'ü birçok farklı şeyi merak ettiğini, yüzde 68'i ise zorlayıcı bir işle karşılaştığında daha fazla çaba gösterdiğini söylüyor. İkinci oran OECD'nin yüzde 60'lık ortalamasının üzerinde.

Buna karşılık öğrencilerin yüzde 28'i okulun "zaman kaybı" olduğunu düşünüyor. OECD ortalaması yüzde 24. Bu oran 2022'ye göre 6,5 yüzde puan azalsa da aynı dönemde meraklı olduğunu söyleyenlerin oranı 4, zorlandığında daha fazla çaba gösterdiğini belirtenlerin oranı 2,9 yüzde puan geriledi.

Öğretmen açığı azalırken materyal sorunu arttı

Okul müdürlerinin yanıtlarına göre Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 8'i öğretmen eksikliğinin eğitimi aksattığı okullarda bulunuyor. OECD ortalaması yüzde 39. Türkiye'de bu oran 2022'de yüzde 16'ydı.

Buna karşılık ders kitabı, bilişim ekipmanı, kütüphane veya laboratuvar malzemesi gibi eğitim materyallerinin eksikliğinin öğretimi aksattığı okullardaki öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 15'ten 2025'te yüzde 24'e yükseldi.

Cep telefonu yasağı OECD'nin çok üzerinde

Türkiye'deki öğrenciler okulda öğrenme amacıyla dijital cihazlarda günde ortalama 1,3 saat geçiriyor. OECD ortalaması 1,7 saat.

Öğrencilerin yüzde 18'i fen derslerinin çoğunda veya tamamında sınıf arkadaşlarının dijital cihazlar nedeniyle dikkatinin dağıldığını bildiriyor. OECD ortalaması yüzde 28.

Sosyoekonomik koşullar dikkate alındığında, fen derslerinde sınıf arkadaşlarının dijital cihazlar nedeniyle dikkatinin dağıldığını bildiren öğrencilerin fen puanı, bunu bildirmeyen öğrencilere göre Türkiye'de ortalama 30 puan daha düşük. OECD genelinde fark 11 puan.

2025'te Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 83'ü cep telefonunun okul sınırları içinde yasak olduğu okullarda bulunuyor. Oran 2022'de yüzde 62'ydi. OECD ortalaması ise aynı dönemde yüzde 34'ten yüzde 49'a çıktı.

Öğrencilerin yarısı yapay zekayı öğrenmek için kullanıyor

Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 52'si yapay zeka sohbet botlarını öğrenmelerine yardımcı olması için haftada en az bir kez kullandığını belirtiyor. OECD ortalaması yüzde 46.

Yeni bir konuda ön araştırma için yapay zeka kullananların oranı Türkiye'de yüzde 44, OECD'de yüzde 31. Yazılı ödev için metin taslağı hazırlatmak amacıyla kullananların oranı da Türkiye'de yüzde 44, OECD'de yüzde 29.

Türkiye'deki öğrencilerin yalnızca yüzde 8'i PISA'nın incelediği okul çalışmalarında yapay zeka sohbet botlarını hiç veya neredeyse hiç kullanmadığını belirtiyor. OECD ortalaması yüzde 14.

Zorbalık yeniden arttı

Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 21'i ayda birkaç kez veya daha sık en az bir tür zorbalığa maruz kaldığını bildirdi. OECD ortalaması yüzde 20.

Zorbalık Türkiye'de 2018-2022 arasında gerilemiş ancak 2022-2025 arasında yeniden artmış durumda.

İzinleri olmadan kendileri hakkında üzücü bilgilerin internette yayımlandığını ayda birkaç kez veya daha sık bildiren öğrencilerin oranı ise Türkiye'de de OECD genelinde de yüzde 3.

Aile desteğinde düşüş

Türkiye'de anne-babasının ya da velisinin haftada en az bir kez okulda ne yaptığını sorduğunu belirten öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 66'dan 2025'te yüzde 63'e düştü.

Okulda yaşadığı sorunları ailesiyle haftada en az bir kez konuştuğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 53'ten yüzde 43'e geriledi. OECD'ye göre aile desteğindeki düşüş PISA'ya katılan ülke ve ekonomilerin neredeyse tamamında görülüyor.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Global Yatırımcılar neden büyüme için Afrika'nın ambalaj endüstrisine bakıyor? Yahoo Finance · 57 dk önce Makroekonomi Kadın kooperatiflerine e-ticaret desteği: Bakan Bolat'tan 'küresel pazarda büyüme' mesajı Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce Borsa Mistral’dan yapay zekâ hamlesi: 3,5 milyar dolarlık yatırım Ekonomim · 1 saat önce Global Şu Anda 100 $ 'dan Az Bir Fiyatla Satın Alınabilecek En İyi 3 Büyüme Hissesi Yahoo Finance · 1 saat önce Makroekonomi Türkiye sivil havacılıkta gücünü artırıyor! 846 uçaklık dev filo Star Ekonomi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.