Özlem Bay Yılmaz obay@ekonomist.com.tr Diğer Yazıları
“ebebek başarısını wellness sektörüne taşıyacağız”
ebebek’in kurucusu Halil Erdoğmuş, 26 yıllık perakende deneyimini takviye ve wellness sektörüne taşıyor. Erdoğmuş, “20 milyon dolarlık yatırımla yola çıkan Vitadoza’nın 3-4 yıl içinde yaklaşık 100 mağazaya ve 500 kişilik istihdama ulaşmasını planlıyoruz” diyor.
08 Eylül 2026 | 12:00
Türkiye perakende sektörünün son çeyrek yüzyılına damga vuran girişimlerden biri olan ebebek, yalnızca bebek ve anne ürünleri satan bir mağaza zinciri değil, aynı zamanda uzman danışmanlık anlayışını perakendeyle buluşturan bir iş modeli olarak öne çıktı. Markanın kurucusu Halil Erdoğmuş da yaklaşık 26 yıllık bu yolculuk boyunca şirketin büyümesine liderlik etti.
Ekonomist’in 19 - 29 Ağustos 2026 tarihli sayısından
2026 yılının başında Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yapılan açıklamayla Erdoğmuş, yılın ilk çeyreğinin sonunda ebebek yönetim kurulu üyeliği ve CEO görevinden ayrıldı. Kurucu hissedarlığı ise devam ediyor. Şimdi ise yılların deneyimini bambaşka bir alana taşıyarak yeni girişimi Vitadoza ile yeniden sıfırdan bir yapı inşa ediyor.
Takviye ve wellness sektöründe faaliyet gösterecek olan Vitadoza, klasik bir mağazacılık anlayışından çok, teknoloji, uzman danışmanlık ve yapay zekayı bir araya getiren yeni nesil bir deneyim merkezi olmayı hedefliyor.
Sıfırdan başlamanın kolay bir karar olmadığını söyleyen Erdoğmuş, bir dönem profesyonel yöneticilik seçeneğini de değerlendirdiğini ancak yeniden bir şey inşa etme isteğinin ağır bastığını vurguluyor. Erdoğmuş, “Girişimcilik heyecanını yıllar sonra yeniden yaşıyorum” diyor. Erdoğmuş, sorularımızı şöyle yanıtlıyor:
“2031’de halka arza hazır olacağız”
“İlk üç yıllık planımız içerisinde halka arz gündemimiz bulunmuyor. Ancak bir şirketi halka arz etmeye karar verdiğiniz gün halka arza hazırlamaya başlayamazsınız. Kurumsal yapının, süreçlerin, finansal disiplinin ve yönetim kültürünün çok daha önce oluşması gerekiyor. Bu nedenle hedefimiz, Vitadoza’yı 2031 yılında halka arza uygun olabilecek bir yapıya kavuşturmak. Bu yöndeki hazırlıklarımızı da şirketin kuruluş aşamasından itibaren yapıyoruz. Halka arzın kendisi o günün koşullarına bağlı bir karar olacaktır ancak o gün geldiğinde hazır bir şirket olmak istiyoruz.”
ebebek size neler kattı? ebebek hakkında neler söylemek istersiniz? Markadan tamamen çekilmeniz ne zaman oldu?
Yıl başında KAP’ta duyurduk; ilk çeyreğin sonunda ebebek yönetim kurulu üyeliğim ve CEO görevimden ayrıldım ama halka açık bir şirket olan ebebek’teki kurucu hissedarlığım devam ediyor. ebebek benim için anaokulundan üniversiteye kadar süren bir eğitim yaşamıydı diyebilirim. Çok değerli dostluklar, unutulmaz anılar ve bugün yeni bir girişimi kurarken bana rehberlik eden büyük bir deneyim biriktirdim. O deneyimlerin bende bıraktığı en kalıcı iz, insanların doğru bilgiye ve doğru rehberliğe ne kadar ihtiyaç duyduğunu görmek oldu, bugün Vitadoza’da kurmaya çalıştığımız şeyin çekirdeği de bu.
Başarılı bir şirketten ayrıldıktan sonra yeniden sıfırdan başlamanın psikolojik tarafı nasıl? Bu süreç sizi heyecanlandırıyor mu, yoksa daha mı temkinlisiniz?
Sıfırdan yeni bir perakende şirketi kurmak kolay bir karar değildi. Bir süre profesyonel hayata devam etmeyi de düşündüm. Ancak zamanla yeniden bir şey inşa etmenin verdiği motivasyonun benim için çok daha güçlü olduğunu fark ettim. Çözülmesi gerektiğine inandığım bir problem görünce de yeniden başlama heyecanı ağır bastı. Önümüzde ulaşmak istediğimiz yüksek bir hedef var. Her gün işe, kendi hayalini hayata geçirmek için heyecan ve tutkuyla gelen bir ekibimiz var. Ekibin yeni bir şey inşa etme konusundaki enerjisi ve işine gösterdiği özen bana da ayrıca heyecan veriyor. Ben de kendimi uzun zamandır hissetmediğim kadar heyecanlı hissediyorum. Yeniden sıfırdan bir yapı kurmak, tüm deneyimime rağmen bana ilk günkü girişimcilik duygusunu yeniden yaşatıyor. Bu kez o heyecanın yanında, sırt çantamızda 26 yıllık çok değerli bir deneyim de var.
Yeni girişiminiz hangi sektörde faaliyet gösterecek? Yine perakende odaklı mı olacak, yoksa tamamen farklı bir alana mı yöneliyorsunuz?
Vitadoza ile takviye ve wellness sektöründeyiz ancak işi klasik bir perakende anlayışıyla kurgulamadık. Türkiye’de bu pazara baktığımızda temel problemin ürün eksikliği olmadığını gördük. Asıl sorun, bilgi kirliliği ve bunun yarattığı karar yorgunluğu. Yüzlerce marka, birbirinden farklı içerikler, birbiriyle çelişen iddialar ve insanların zihnindeki çok basit ama cevabı zor bir soru var: “Bunların hangisi bana uygun?"
Bu belirsizlik nedeniyle tüketici bazen rastgele bir ürün satın alıyor, bazen ihtiyacına uygun olmayan bir ürüne para harcıyor, bazen de karar veremediği için hiçbir şey almıyor. Biz Vitadoza’yı bu nedenle bir ‘wellness küratörü’ olarak konumlandırıyoruz.
Bahsettiğiniz "wellness küratörü" modelinin işleyişi nasıl olacak?
Amacımız yalnızca ürün satmak değil; yapay zekâ destekli VitaSense asistanımız, ihtiyaca yönelik anketlerimiz, vitamin ve mineral rehberlerimiz ve sağlık profesyonelleri ağımız aracılığıyla insanların kendilerine uygun, anlaşılır, güvenilir ve kolay bir rutin oluşturmasına yardımcı olmak. Aslında çözmeye çalıştığımız problemin kökü ebebek deneyimimizle benzer: İnsanların kararsız kaldığı ve güven aradığı bir alanda doğru bilgiyle doğru ürünü buluşturmak. Kategori değişti ama kurmak istediğimiz yapı aynı prensibe dayanıyor: Perakende, uzman danışmanlık ve teknolojiyi bir araya getirerek insanlara “senin için en uygun seçenek bu” diyebilen bir deneyim oluşturmak. İşin içinde bir de bugün için sürpriz olarak bırakmak istediğimiz farklı bir kafe kurgumuz var.
Bu girişim için ne kadarlık bir yatırım bütçesi planlıyorsunuz? Öz kaynak mı kullanacaksınız, yatırımcı almayı düşünüyor musunuz?
Bugün itibarıyla dışarıdan bir yatırımcı ihtiyacımız bulunmuyor. Birlikte çalıştığımız ortaklarımızla projeyi kendi kaynaklarımız ve oluşturduğumuz yapı içerisinde büyütüyoruz. Önümüzdeki üç yıl içinde Vitadoza’ya yapılacak toplam yatırımın yaklaşık 20 milyon dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyoruz. Burada yatırımın yalnızca mağaza açılışlarından ibaret olmadığını da vurgulamak gerekir. Teknoloji, insan kaynağı, uzmanlık altyapısı ve müşteri deneyimi bizim için fiziksel mağaza yatırımı kadar önemli alanlar.
İlk üç yıllık büyüme hedefiniz nedir? Nasıl bir yol haritası belirlediniz?
Büyümeyi aşamalı kurguluyoruz: önce tek mağazada modeli kanıtlayacağız; oradan sonraki adımların hızını performansımız belirleyecek. Birkaç yıl içinde çoğunluğu uzman personelden oluşan bir mağaza ağına ulaşmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki 3-4 yıllık dönemde yaklaşık 100 mağazaya ulaşabileceğimizi hesaplıyoruz. Bu ölçek, çoğunluğu uzman personelden oluşan yaklaşık 500 kişilik bir istihdam anlamına geliyor.
ebebek’i kurarken yaptığınız en büyük hata neydi? Yeni girişiminizde bunu nasıl avantaja çevireceksiniz?
ebebek’te, özellikle son 15 yılda Topbaş ailesiyle birlikte kurduğumuz ekosistem bize şüphesiz çok şey öğretti. Ben iş hayatında “hata” kelimesinden çok, bedeli farklı şekillerde ödenmiş sonuçlar olduğuna inanıyorum. Bazı kararların bedelini zamanla, bazılarının bedelini parayla, bazılarının bedelini ise kaçırılan fırsatlarla ödüyorsunuz. Ama yeterince dikkatli bakarsanız bunların tamamı bir sonraki kararınızın kalitesini artırıyor. Bugün o deneyimlerin öğretilerini cebimize koyduk. Vitadoza’da sıfırdan başlıyor olabiliriz ama sıfır deneyimle başlamıyoruz. Örneğin; tedarik zincirini kurmayı ve mağaza operasyonunu sıfırdan öğrenmiştik; bugün Vitadoza’da o birikimle çok daha hızlı ilerliyoruz. Bence en büyük avantajımız da bu. Geçmişte ödediğimiz öğrenme bedellerinin bir kısmını ikinci kez ödememeye çalışacağız.
Özlem Bay Yılmaz obay@ekonomist.com.tr“Her dönemin kendi fırsatı var”
“Ekonomik koşullar elbette girişimcinin kararlarını, yatırım hızını ve önceliklerini etkiliyor. Ancak tüketicinin gerçek ve karşılanmamış bir ihtiyacını çözebiliyorsanız her dönemin kendi fırsatı var. Türkiye’de takviye pazarı geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 57 büyüdü, bu da doğru zamanlamanın somut bir göstergesi.”
Diğer Yazıları
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.