YAYINLAMA 09 Eylül 2026 11:07
GÜNCELLEME 09 Eylül 2026 11:19
İzmir’in kurtuluşunun üzerinden yıllar geçse de 9 Eylül 1922, Millî Mücadele’nin en önemli dönüm noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Üç yılı aşkın süren işgalin ardından Türk ordusunun İzmir’e girişi, Büyük Taarruz’la başlayan askerî harekâtın zaferle sonuçlandığı tarihi gün oldu.
İzmir’in kurtuluşuna giden süreç, 26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz’la hız kazandı.
Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında Yunan kuvvetlerine karşı kapsamlı bir harekât başlattı. Birkaç gün içinde savunma hatları parçalanan Yunan ordusu geri çekilmeye başladı.
30 Ağustos’ta zaferin yolu açıldı
Büyük Taarruz’un en kritik aşaması, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da gerçekleşen Başkomutanlık Meydan Muharebesi oldu. Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat sevk ve idare ettiği savaşta Yunan kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratıldı.
Bu zaferin ardından Türk ordusunun önündeki temel hedef, işgal altındaki Batı Anadolu topraklarını kurtarmaktı. 1 Eylül’de Mustafa Kemal Paşa, ordulara tarihe geçen emrini verdi:
“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”
Bu emirle birlikte Türk birlikleri, geri çekilen Yunan kuvvetlerini takip ederek Batı Anadolu boyunca hızla ilerlemeye başladı.
Aydın 7 Eylül’de, Manisa 8 Eylül’de kurtarıldı
Büyük Taarruz’un ardından başlayan takip harekâtı kısa sürede sonuç vermeye başladı. Türk birlikleri Ege’de işgal altındaki kent ve ilçeleri art arda kurtardı.
7 Eylül 1922’de Aydın, 8 Eylül’de ise Manisa işgalden kurtarıldı. Böylece Türk ordusunun İzmir’e ilerleyişinin önündeki son engeller de büyük ölçüde ortadan kalktı.
Aynı günlerde İzmir’e doğru ilerleyen birlikler, kent çevresindeki Yunan kuvvetlerinin direnişini kırmak için harekâtını sürdürdü. Geri çekilen Yunan ordusu, geride ağır bir yıkım bırakarak İzmir’e yöneldi.
9 Eylül 1922: İzmir’de işgal sona erdi
Takvimler 9 Eylül 1922’yi gösterdiğinde Türk ordusu İzmir’e ulaştı. Sabah saatlerinde Türk süvari birlikleri kente girerken, işgal sona erdi.
Türk birliklerinin İzmir’e girişinin ardından Yüzbaşı Şerafettin Bey Hükûmet Konağı’na, Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık Dairesi’ne, 4. Alay Komutanı Reşat Bey ise Kadifekale’ye Türk bayrağını çekti. Böylece İzmir, yaklaşık üç yıl süren Yunan işgalinden kurtarıldı.
İzmir’in kurtuluşu yalnızca kentin yeniden Türk yönetimine geçmesi anlamına gelmiyordu. 9 Eylül, Büyük Taarruz’un hedefe ulaştığı ve Millî Mücadele’nin askerî açıdan belirleyici bir aşamasının tamamlandığı gün olarak tarihe geçti.
İzmir’in kurtarıldığı gün Mustafa Kemal Paşa da kente doğru ilerliyordu.
Karargâhıyla birlikte Belkahve’ye ulaşan Mustafa Kemal Paşa, buradan Türk bayrağının dalgalandığı İzmir’i seyretti. Geceyi Nif’te, bugünkü adıyla Kemalpaşa’da geçirdi.
Mustafa Kemal Paşa, 10 Eylül’de İzmir’e girerek kentte incelemelerde bulundu. Böylece 9 Eylül’de Türk birliklerinin girişiyle başlayan kurtuluş süreci, Başkomutan’ın İzmir’e ulaşmasıyla yeni bir aşamaya taşındı.
İzmir’in kurtuluşu Millî Mücadele’nin dönüm noktası oldu
İzmir’in kurtarılmasıyla Batı Anadolu’daki Yunan işgali sona erme noktasına geldi. Türk ordusunun ilerleyişi sonraki günlerde de sürdü ve Batı Anadolu’daki işgal tamamen sona erdirildi.
11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Ateşkes Anlaşması ise Kurtuluş Savaşı’nın diplomatik aşamasının önünü açtı.
Doğu Trakya’nın savaşılmadan Türkiye’ye bırakılması kararlaştırılırken, süreç 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması ve Cumhuriyet’in ilanıyla yeni bir döneme ulaştı.
Bugün 9 Eylül, yalnızca İzmir’in kurtuluş günü olarak değil, bağımsızlık mücadelesinin zaferle taçlandığı sembol tarihlerden biri olarak anılıyor.
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’taki kesin zafer ve ardından gelen hızlı takip harekâtıyla 9 Eylül’de İzmir’de sonuçlandı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.