11 Eylül 2026, Cuma · 04:45 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

"Dezenflasyon sürecinde maliyet artışı ile ihracat gelirinde denge gözetilmeli"

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ve Ekonomi Gazetesi iş birliğinde düzenlenen Ege İhracat Buluşmaları'nın 14.sünde konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türk ihracatçısının pandemide dünya pazarlarında yakaladığ…

YAYINLAMA 10 Eylül 2026 00:00

GÜNCELLEME 10 Eylül 2026 00:16

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

AHMET USMAN - DUYGU GÖKSU / İZMİR

Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) EKONOMİ Gazetesi işbirliğiyle 2019’dan bu yana düzenlediği Ege İhracat Buluşmaları’nın 14. sü İzmir’de gerçekleştirildi. EİB hizmet binasında düzenlenen toplantıya çeşitli sektörlerden ihracatçılar ile EİB çatısı altındaki birliklerin yöneticileri katıldı. Toplantının açış konuşmasında enflasyon direncini korurken, faizlerin de yatırımcının önünde dağ gibi durduğunu, döviz kurlarının da enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığını belirten EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ihracatçının bu üç engelle adeta 3 adım atlama sporcusu gibi mücadele ettiğini vurguladı.

Ege İhracat Buluşmaları’nı ilk kez düzenledikleri 2019’dan bu yana Türkiye ve dünya ekonomisinde büyük değişimler olduğunu dile getiren Öztürk, “Bu süreçte pandemiyle birlikte küresel tedarik zincirleri kırıldı ve dünya, tedarikte Uzak Doğu’ya olan bağımlılığını sorgulamaya başladı. İşte o dönemde Türkiye, coğrafi konumu, üretim gücü ve Avrupa’ya yakınlığı sayesinde önemli bir tedarik merkezi olarak öne çıktı. Bu fırsatın sonuçlarını ihracat rakamlarımızda da gördük. Türkiye’nin ihracatı 169 milyar dolardan 225 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ancak asıl mesele fırsatı yakalamak değil, onu kalıcı hâle getirebilmek. Pandemi döneminde kazandığımız birçok müşteriyi ve ticari fırsatı, sonraki süreçte yaşanan yüksek enflasyon, artan üretim maliyetleri ve rekabet gücümüzdeki kayıplar nedeniyle kalıcı hâle getiremedik” dedi.

“Kaybettiklerimizi konuşmak yerine önümüzdeki fırsatlara odaklanmalıyız”

İhracatçının son dört yılının büyük ölçüde enflasyonun ekonomi üzerindeki etkileriyle mücadele ederek geçtiğine dikkat çeken Öztürk, “Ancak bugün artık geriye bakıp kaybettiklerimizi konuşmaktan çok, önümüzdeki fırsatlara odaklanmalıyız. Çünkü dünya yeniden şekilleniyor. Küresel tedarik zincirleri yeniden kuruluyor. Dünya artık yalnızca ucuz üreticiyi değil; güvenilir, kaliteli, sürdürülebilir ve yakın tedarikçiyi arıyor. Bu, Türkiye için yeniden büyük bir fırsat. Bizim ihtiyacımız olan; ihracatçımızın önünü görebildiği, rekabetçi koşullarda üretim yapabildiği ve uzun vadeli planlar kurabildiği bir ekonomik ortam. Çünkü ihracatçı sadece ürün satmaz; üretir, istihdam sağlar, ülkemize döviz kazandırır ve Türkiye’nin dünyadaki gücünü temsil eder” diye konuştu.

Türkiye’nin potansiyelinin güçlü olduğunu vurgulayan Öztürk, “Üretim kabiliyetimiz güçlü. Her şeyden önemlisi, dünyanın en zorlu pazarlarında rekabet etmeye hazır güçlü bir ihracatçı camiamız var. Doğru şartlar sağlandığında, Türk ihracatçısı yeniden büyük başarılara imza atacak ve bu kez yakaladığı fırsatları çok daha kalıcı hâle getirecektir. Ama enflasyon direncini korurken, faizlerde aynı şekilde yatırımcının önünde dağ gibi duruyor. Döviz kurları enflasyon rakamlarının gerisinde kalıyor. İhracatçılar olarak, döviz kuru, enflasyon ve faizlerle adeta bir üç adım atlamacı gibi mücadele ediyoruz. İhracatımız 6 çeyrektir Türk ekonomisinin büyümesine pozitif katkı veremedi. Son çeyrekte 0,6’lık sınırlı bir katkı sağladı. 2022’de imalat sanayimiz Gayri Safi Millî Hasıla’dan yüzde 22 pay alıyorken bugün yüzde 15 seviyesine geriledi. Sağlıklı bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması lazım. Bu cendereden çıkacak bir yolu bulmamız gerekiyor. Yoksa kaybeden sadece Türk ihracatçısı olmayacak” görüşünü ifade etti.

İhracatçıların ülke ekonomisinin yüzde 25’ini temsil ettiğini söyleyen Muhammet Öztürk, şunları söyledi: “Toplumun refahı için ihracatımızın yolculuğundaki taşları temizlemeliyiz. EİB olarak 4 yıldır 18,5 milyar dolar seviyesinde takılıp kalmıştık. Son 1 yıllık ihracatta ilk kez 19 milyar doları aştık. Ancak ihracat artışımız yüzde 4 düzeyinde. Bu yıl ilk 8 ayda yüzde 5’lik artışla 12 milyar 784 milyon dolarlık ihracat yaptık. İhracatımızın büyümeye katkı verebilmesi için çift haneli büyümesi gerekiyor. Bunun için yüksek faiz, düşük kur sarmalından kurtulmamız şart. Türk Eximbank’ın günlük 5 milyar TL olan reeskont kredi limitleri 6 milyar TL’ye çıkarılmalı. Emek yoğun sektörlerdeki istihdam desteği 3 bin 500 TL’den 5 bin TL’ye yükseltilmeli. Tarım ürünlerinde bu yılki yüksek rekoltelerin katma değere dönüşmesi için ihracatçılar uygun finansman modeliyle desteklenmeli. Aksi takdirde üreticimizin ve ihracatçımızın emekleri zayi olacak.”

“OVP, bizi zor yılların beklediğinin habercisi”

İş dünyasının her yıl açıklanan Orta Vadeli İstikrar Programı’nda (OVP) tek haneli enflasyon hedefinin 1 yıl ötelenmesini kanıksadığını dile getiren Öztürk, “Ancak, geçen pazar günü açıklanan OVP hedefinde tek haneli enflasyon hedefimizin 2 yıl ileri atıldığını görmek zor yılların bizi beklediğinin habercisi oldu. 2025’te açıklanan OVP’de tek haneli enflasyon için 2027 yılı hedefleniyordu. Son OVP’de yüzde 9 hedefi 2029’a ertelendi. Bir önceki OVP’de 2026 için enflasyon hedefi yüzde 16 iken, son OVP’de yüzde 28,4 olarak açıklandı. OVP’de enflasyonla mücadele ile üretim, yatırım ve ihracatın birlikte ele alınması önemli. Büyümenin de tüketimden ziyade üretim ve yatırım ekseninde şekillendirilmesi gerektiği yönündeki yaklaşımı da doğru buluyoruz” görüşünü ifade etti.

OVP’de 2029 için 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefi konduğunu hatırlatan Öztürk, “Bu hedefe ulaşabilecek üretim altyapımız, girişimcimiz ve ihracatçımız var. Ancak, yıllık ortalama yüzde 3,5-4 aralığında ihracat artışını işaret eden bu hedef ihracatın büyümeye desteğinin sınırlı kalacağı anlamına geliyor. Ağustos 2026 itibarıyla yıllık ihracatımızın 280 milyar dolara ulaşmış olması da ihracatçımızın bütün zorlu küresel koşullara rağmen üretmeye ve dış pazarlarda mücadele etmeye devam ettiğini gösteriyor. İhracatçılar olarak teknoloji kompozisyonunda iyileşme sağlandığımız ihracat rakamlarıyla ortada. Ancak 450 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için ihracatçımızın rekabet gücünü koruyacak bir maliyet ve finansman ortamına ihtiyacımız var. Enflasyonun düşürülmesi hepimizin ortak hedefi. Ancak dezenflasyon sürecinde maliyetlerdeki artışlar ile ihracat gelirleri arasındaki dengenin de gözetilmesi gerekiyor. Dezenflasyon programının başarısının önemli göstergelerinden birinin de üreticinin ve ihracatçının rekabet gücünü koruyabilmesi olduğunu düşünüyoruz. OVP’nin yönü doğru. Enflasyonu düşürürken üretimden, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmemeliyiz” diye konuştu.

“Türkiye verimli büyümeli”

Toplantının soru cevap kısmında dinleyiciler de konularıyla ilgili katkıda bulundular.

EİB önceki dönem Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi dezenflasyon sürecinin artık sanayiye zarar verdiğini belirterek, "Sanayici bugün idare eder, yarın sermayeden yer ama bir an önce dünyaya uyum sağlayacak yatırımları yapması lazım. Tesislerimizin bu haliyle 1 yıl daha gideriz ama sonra sanayimizi çöpe atarız. Eğer yenilenmezlerse mevcut yatırımlar 2-3 seneye hurda olur, çünkü rekabet edemeyiz. Sanayiciyi destekleyecek yeni modellerin yaratılması lazım. Bunları biz yaratamayız. Bunları bizi idare edenlerin yaratması lazım. Büyüme yetmez, Türkiye verimli büyüyeli. Hizmetle büyüyeceksek büyümeyelim" görüşünü savundu.

EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (EDDMİB) Başkanı Fatih Uysal ise katma değerli ihracatın önemine dikkat çekti. Katma değerli ürünlerin pazarda karşılığını bulduğunu anlatan Uysal, ama böyle bir hamlenin arkasında devlet aklı ve planlamanın olması gerektiğini vurguladı.

Ekonomideki sıkıntıların 2021'den beri sürdüğünü dile getiren EDDMİB'nin önceki dönem başkanı Yalçın Ertan, süre uzadıkça tahribatın arttığını, her sektörde üreticilerin üretimden kopmaya başladığını belirtti.

SOCAR Türkiye Refineri Petrokimya İş Birimi Danışmanı Dr. Mevlüt Çetinkaya Türkiye'nin mevcut pazarlarını kendisinden daha az gelişmiş ülkelere kaptırmaya başladığını anlatarak, kurumların kendi içinde yenilenmesine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi Veysel Kapukaya ise devletin verdiği desteklerle özel sektörü yönlendirdiğini ama firmaların bu destekleri yeterince verimli kullanamadığını belirtti.

“Sıkı para politikası reel sektörde tahribatı artırıyor”

Toplantı kapsamında yapılan panelde, EKONOMİ Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar moderatörlüğünde EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz, yurt ve dünya ekonomisinin mevcut durumu hakkındaki görüşlerini aktardılar.

EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Güldağ, "2027 enflasyon tahmininin %21 olarak belirlenmesi Merkez Bankası'nın da faiz indirimlerinde hiç acele etmeyeceğini gösteriyor. Piyasadaki genel beklenti politika faizinin %35 civarında şekilleneceği yönünde ama yılsonunda en fazla %34'ler civarında bir yerde politika faizinin şekilleneceğini öngörüyorum" dedi.

Uygulanan sıkı para politikası ve sıkılaşma nedeniyle talebin iyiden iyiye daralmaya başladığını ifade eden Güldağ, "Bu durum tüketici enflasyonunun artış hızını yavaşlatıyor yavaşlatmasına ama bu politikanın reel sektörde yarattığı tahribat da ayrı bir konu. Süre uzadıkça tahribat çok büyük oluyor. Sosyolojik ve psikolojik olarak herkes adeta patlayacak gibi bir noktaya doğru geliyor" diye konuştu.

Hükümet kanadından 'seçimleri dikkate almadan bu programı hazırladık' denilse de 2027 sonunda bir erken seçimin gelmesinin çok uzak bir ihtimal olmadığını dile getiren Güldağ, "Ancak bir erken seçim gündeme gelse bile, geçmiş dönemlerdeki gibi ucuz kredilere dayalı, piyasayı paraya boğacak ağır bir seçim ekonomisi göremeyiz. Çünkü böyle bir adım kurlarda patlamaya yol açar, bu da krizle seçime gitmekle eş anlamlı olur. Seçim döneminde yapabilecekleri tek şey emekliye, asgari ücrete yapılacak bazı desteklerle sınırlı kalacaktır" değerlendirmelerinde bulundu.

Şeref Oğuz: "Enflasyon bir gelir aktarım mekanizması hâline geldi"

Enflasyonun yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda ahlaki ve sosyolojik bir çürüme belirtisi haline geldiğini vurgulayan Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz, "Türkiye, erken sanayisizleşme tehlikesiyle karşı karşıya. Üretimin ihmal edilip kaynakların betona ve tüketime aktarılması temel bir yanlışlık. Ekonomik kurtuluş, geçici paketlerle değil, üretim ruhunun yeniden canlandırılması ve kaynakların verimli kullanılmasıyla mümkün" dedi.

"OVP'yi onlardan çok biz ciddiye alıyoruz" diyen Oğuz, "Haftaya ne televizyonlarda ne de gazetelerde göreceksiniz, unutup gideceğiz. Enflasyonun düşmesi ve tek haneli rakamları görmek ise artık başka bir bahara, yani 2030'lara kaldı. Enflasyonun düşmesi bana göre her şeyden önce bir niyet işidir ancak bizim bu konuda niyetimiz olup olmadığını merak ediyorum. Enflasyonun Türkiye'de düşmeyeceğini ve uzun süre direneceğini düşünüyorum, çünkü sürekli petrole zam yaparak, hastane ücretlerini katlayarak enflasyonu kendi elimizle sürekli besliyoruz. Enflasyon bir gelir aktarım mekanizması haline geldi" değerlendirmelerinde bulundu.

Vahap Munyar: "Son yıllarda öngörülebilirlik yok"

EKONOMİ Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar da, ekonomi yönetiminin OVP'nin öngörülebilir bir ortam yarattığını söyleyemesine karşın son yıllarda hem Türkiye'de hem de dünyada hiçbir şekilde öngörülebilirlik olmadığını belirterek, "Yıl sonu enflasyonu %16'dan %28.4'e revize edildi. Bu kadar fark düşündürücü" dedi.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi Veri merkezi yatırımlarında Türkiye için fırsat var Yeni Şafak Ekonomi · 45 dk önce Makroekonomi POLİS MAAŞLARI NE KADAR OLACAK? 2027 Polis maaş zam oranı yüzde kaç olacak? OVP tahmini belli oldu CNN Türk Ekonomi · 2 saat önce Borsa Ağustos ihracatında pazar çeşitliliği öne çıktı Dünya Gazetesi · 4 saat önce Borsa Otomotivde ihracatın rotası ticariye döndü Ekonomim · 4 saat önce Borsa Elektrik-elektronikte hedef 20 milyar dolar ihracat Dünya Gazetesi · 4 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.