PPK’nın kararı bugün saat 14.00’te açıklanacak. Ancak gelişmiş ülkelerdeki merkez bankalarının aksine biz PPK üyelerinin karar öncesindeki görüşlerini bilmiyoruz. Dolayısıyla piyasalar, karar metnindeki birkaç cümleden hareketle kurulun ne düşündüğünü anlamaya çalışıyor. Oysa bunun böyle olmak zorunda olmadığını bize bizzat Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın geçmişteki bir paylaşımı gösteriyor.
Hikâye, İngiliz ekonomist Timothy Ash’in 2022’de yaptığı bir paylaşımla başlıyor. Ash, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın Merkez Bankası bağımsızlığı, kurul üyelerinin liyakat esasına göre belirlenmesi ve karar alma ile oylama sürecinde şeffaflık önerilerini olumlu bulduğunu yazıyor.*** Paylaşımın altında ise o dönemde New York Fed’de çalışan Fatih Karahan’ın görüşü var. Karahan, “Güzel ama yetmez” diyerek kurul tutanaklarının önceden belirlenecek bir süre sonra yayımlanması gerektiğini söylüyor. Daha da önemlisi, üyelerin görüşmelerinin kamuoyu tarafından bilineceğini bilmeleri gerektiğini vurguluyor. Bundan daha açık bir şeff aflık talebi olmaz. Üstelik Karahan’ın 12 yıl çalıştığı Fed sistemi, para politikası kararlarının gerekçelerini ve toplantı tutanaklarını kamuoyuyla paylaşan bir yapıya sahip. ABD’de FOMC, tutanakları toplantıdan birkaç hafta sonra yayımlıyor.
Karahan’ın başkan olduktan sonra paylaşımını X hesabından kaldırmış olması ise dikkat çekici. Ama ortada unutulmaması gereken bir gerçek var: Karahan’ın şeffaflık konusunda ne düşündüğünü artık biliyoruz. Aradan 2,5 yıldan fazla zaman geçti. Şimdi söz sırası Karahan’da. Piyasaların beklentisi yalnızca bugünkü faiz kararını öğrenmek değil. Kararın arkasındaki düşünceyi de görebilmek. PPK üyelerinin hangi görüşte olduğunu, hangi gerekçelerle farklı düşündüğünü anlayabilmek. Merkez Bankası’nın kredibilitesi için bağımsızlık kadar şeffaflık da önemli. Çünkü piyasalar karanlıkta bırakıldığında söylenti konuşur, bilgi konuşmaz.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.