Geminin başka ne topladığı.
Reuters'a konuşan iki üst düzey Trump yönetimi yetkilisi, Çin'in devlet kontrolündeki denizcilik devi COSCO'nun bazı ticari gemilerinde gizlenmiş gelişmiş sinyal istihbaratı ekipmanları bulunduğunu öne sürdü.
İddiaya göre bu sistemler ABD, Avrupa ve Asya kıyılarında gemiler ile uçakların askerî haberleşmesini izlemek, iletişim teknolojileri ve şifreleme yöntemleri hakkında veri toplamak için kullanılıyor.
Pekin ise bu suçlamaları reddediyor. Çin'in Washington Büyükelçiliği iddiaları temelsiz olarak nitelendirirken hükümetin şirketlerden yerel yasaları ihlal edecek biçimde yurt dışından istihbarat toplamasını istemeyeceğini söylüyor. COSCO ise Reuters'ın sorularına herhangi bir yanıt vermedi.
Dolayısıyla ortada henüz kamuoyuna sunulmuş teknik kanıtlarla doğrulanmış bir casusluk dosyası yok. Buna karşılık Amerikan yönetiminin böylesine ağır bir suçlamayı dünyanın en büyük deniz taşımacılığı şirketlerinden birine yöneltmesi başlı başına önemli.
Çünkü mesele birkaç gemiye yerleştirildiği iddia edilen cihazlardan daha büyük.
Bir ticaret gemisi aynı anda olası bir istihbarat platformuna dönüşebiliyorsa sivil altyapıyla askerî kapasite arasındaki sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor?
COSCO neden bu kadar önemli?
COSCO sıradan bir nakliye şirketi değil. Çin devletinin kontrolünde ve dünyanın en büyük denizcilik gruplarından biri. Gemileri ABD limanlarına düzenli biçimde uğruyor, şirket Amerikan limanlarında terminal hizmeti veren ortaklıklarda yer alıyor ve küresel konteyner ticaretinin ana ağlarından birinin içinde bulunuyor.
Washington'ın şüphesi de elbette yeni değil.
Pentagon Ocak 2025'te COSCO'yu Çin ordusuyla bağlantılı olduğunu söylediği şirketler listesine ekledi. Bu karar doğrudan ekonomik yaptırım anlamına gelmedi ancak Amerikan kamu kurumları açısından kısıtlamalar getirdi ve şirkete yönelik siyasi baskıyı oldukça artırdı. COSCO ise o tarihte listede yer alan birimlerinin askerî şirket olmadığını savundu.
Bakın, buradaki dikkat çekici nokta, Washington'ın COSCO'ya yalnızca gemileri üzerinden bakmaması.
Şirket Yunanistan'ın en büyük limanı Pire Limanı'nı işleten kuruluşun yüzde 67'sini kontrol ediyor. İspanya'da Valencia ve Bilbao'daki konteyner terminallerinde imtiyazlara sahip. ABD'de Los Angeles ve Long Beach limanlarındaki terminal yatırımlarında yerel ortaklarla birlikte bulunuyor. Başka Çinli şirketler de eklendiğinde Pekin'in küresel liman ve lojistik ağı çok daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor.
Bu nedenle Trump yönetimi geçen yıldan beri Çin'in limanlardaki etkisini azaltmaya yönelik daha geniş bir politika izliyor. Washington yalnızca Çin yapımı gemileri veya Çinli denizcilik şirketlerini hedef almıyor. Stratejik limanların kimin tarafından işletildiği, kullanılan ekipmanın kimden geldiği ve bu altyapının kriz döneminde nasıl davranacağı da güvenlik tartışmasının içine girmiş durumda.
Bir liman artık yalnızca yük indirilen yer olarak görülmüyor. Aynı zamanda veri, lojistik, askerî hareketlilik ve tedarik zinciri hakkında büyük miktarda bilgi üreten bir merkez.
Ticaret filosu ne zaman askerî kapasiteye dönüşür?
Amerikalı yetkililerin son iddiasını önemli yapan nokta da burası. Bugüne kadar Çin'in ticaret filosuna yönelik temel kaygı, olası bir savaşta bu gemilerin askerî amaçlarla kullanılabilmesiydi.
Çin'in 2015'te çıkardığı düzenlemeler, tankerler ve konteyner gemileri dahil bazı ticari gemilerin askerî ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek standartlarda inşa edilmesini öngörüyordu. Reuters'ın daha önce incelediği kamuya açık Çin belgeleri de sivil gemilerin gerektiğinde daha geniş ulusal güvenlik hedeflerine hizmet edebileceğini gösteriyor.
Bunun kendi başına olağanüstü bir tarafı yok. Büyük devletler savaş dönemlerinde sivil taşımacılık kapasitesinden uzun süredir yararlanıyor. Ticaret gemileri asker, araç, yakıt veya malzeme taşıyabilir.
Farklı olan, "Washington'ın şimdi bu kapasitenin barış döneminde aktif istihbarat toplamaya kadar uzandığını ileri sürmesi."
İddiaya göre COSCO gemilerindeki gizli sistemler rutin iletişim ekipmanlarından daha farklı. Amerikan değerlendirmesi, bunların askerî iletişim sinyallerini toplayabilecek gelişmiş platformlar olduğunu ve Pekin'e yabancı gemiler, uçaklar ve önemli deniz yolları hakkında bilgi sağlayabildiğini söylüyor.
Eğer bu iddia doğruysa ticari filonun işlevi değişiyor.
Bir konteyner gemisinin yabancı bir ülkenin kıyısından geçmesi son derece normal. Limana girmesi de öyle. Ticaret sayesinde bu gemiler askerî bir istihbarat gemisinin kolayca yaklaşamayacağı kıyılara düzenli biçimde ulaşabiliyor. Üstelik bunu uluslararası ticaretin doğal akışı içinde yapıyor.
Ancak tam bu noktada temkinli olmak lazım. Amerikan yetkililer cihazların tam olarak ne olduğunu açıklamadı. Hangi gemilerde bulunduğunu söylemedi ve kamuoyuna bağımsız biçimde incelenebilecek teknik kanıt sunmadı. Çin'in reddi de oldukça net.
Bu yüzden bugün "COSCO gemileri casusluk yapıyor" diye kesin hüküm vermek doğru olmaz. Daha doğru olan, Washington'ın Çin'in ticari kapasitesine artık yalnızca ekonomik gözle bakmadığını söylemek.
Peki ABD neden COSCO'yu limanlarından çıkarmıyor?
Eğer Amerikan yönetimi güvenlik riskinin bu kadar ciddi olduğuna inanıyorsa doğal olarak akla basit bir soru geliyor:
COSCO neden hâlâ ABD limanlarına girebiliyor?
Bu sorunun cevabı aslında küresel ticaretin yapısında.
Çin yalnızca dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri olmasının ötesinde gemi yapımı, konteyner taşımacılığı, liman işletmeciliği ve lojistikte de sistemin merkezine yerleşmiş durumda.
COSCO'yu bu ağdan bir gecede çıkarmak, yalnızca Çin'e maliyet yüklemek anlamına gelmiyor. Amerikan ithalatçılarının, perakendecilerin ve üreticilerin kullandığı hatların da yeniden düzenlenmesini gerektiriyor.
Trump yönetimi 2025'te Çin bağlantılı gemilere Amerikan limanlarında milyarlarca dolarlık ek ücret getirmeye hazırlanmıştı. Ancak Washington ile Pekin arasındaki ticaret gerilimi sonbaharda yumuşayınca iki taraf karşılıklı liman ücretlerini bir yıl süreyle askıya aldı. O dönemde yıllık yaklaşık 3,2 milyar dolarlık maliyetin ortadan kalkacağı hesaplanıyordu.
Bu karar önemli bir gerçeği gösterdi. Washington Çin'in denizcilikteki ağırlığını azaltmak istiyor fakat bunu yaparken kendi ticaretini pahalılaştırmak istemiyor.
COSCO meselesindeki ikilem de bu. Bir şirketi güvenlik tehdidi olarak görmek başka, onu küresel tedarik zincirinden gerçekten çıkarmak başka.
Nitekim Çin ile ABD arasındaki ticaret geriliminin arttığı dönemlerde denizcilik şirketleri Asya-Amerika hatlarında sefer sayılarını azalttı. 2025 baharında en az altı haftalık hattın askıya alınması, yıllık 1,3 milyonun üzerinde 40 fitlik konteynere denk gelen kapasiteyi etkiledi. Tarifelerin yükselmesiyle siparişlerin düşmesi, deniz taşımacılığında kararların mağaza raflarına kadar nasıl ulaşabildiğini gösterdi.
Bu yüzden Amerikan yönetiminin önündeki seçenekler kolay değil. COSCO'yu tamamen dışlamak ciddi ekonomik maliyet yaratabilir. Hiçbir şey yapmamak ise Washington'ın kendi güvenlik değerlendirmesiyle çelişir.
Aradaki alan giderek büyüyor.
Limanlar yeni cephe mi?
ABD-Çin rekabeti uzun süre çipler, tarifeler, Tayvan ve Güney Çin Denizi üzerinden okundu. Son birkaç yılda buna limanlar ve ticaret filosu da eklendi.
Washington geçen yıl Çin'in küresel liman etkisini azaltmak için onlarca yıldır görülmeyen ölçekte yeni bir denizcilik politikası hazırlamaya başladı. Panama Kanalı çevresinden Pire'ye, İspanya'dan Avustralya'daki Darwin Limanı'na kadar Çin bağlantılı yatırımlar daha sık güvenlik merceğinden değerlendiriliyor.
Buradaki kaygı yalnızca limanın Çinli bir şirket tarafından işletilmesi değil. Bir kriz çıktığında ne olacağı.
Tedarik zinciri kesilebilir mi? Gemilerin hareketlerinden elde edilen veriler askerî amaçlarla kullanılabilir mi? Liman ekipmanları yabancı bir devletin erişimine açık olabilir mi? Ticari gemiler lojistik veya istihbarat görevlerine kaydırılabilir mi?
Bu soruların tamamının cevabı bugün henüz bilinmiyor. Fakat Washington'ın bakışı değişmiş durumda.
Çin'in ticari denizcilikteki başarısı artık yalnızca ekonomik rekabet olarak görülmüyor. Aynı ağın olası bir askerî kriz sırasında Pekin'e ne kadar avantaj sağlayabileceği de hesaplanıyor.
Özellikle Tayvan çevresinde yaşanabilecek büyük bir kriz bu hesabı daha önemli hale getirebilir. Taipei'nin son savunma raporu da Çin'in son tatbikatlarında adanın dış deniz yollarını kuşatma ve kontrol etme senaryolarına ağırlık verdiğini söylüyor. Böyle bir ortamda ticaret filosu, liman erişimi ve deniz yollarına ilişkin bilgiler ekonomik kapasiteyle askerî kapasitenin birbirine yaklaştığı alanlardan biri haline gelebilir.
Üstelik zamanlama da oldukça dikkat çekici. Trump ile Xi Jinping'in eylül ayında Washington'da görüşmesi planlanıyor. Geçen yıl askıya alınan karşılıklı liman ücretlerinin mevcut uzlaşması ise kasımda sona erecek. Böylece COSCO hakkındaki son suçlama, iki liderin ticaret ve güvenlik dosyalarını yeniden masaya yatıracağı bir döneme denk geliyor.
Burada Washington için rahatsız edici bir paradoks var. ABD Çin'in denizcilik gücünden endişe ediyor çünkü bu ağ çok büyük. Aynı nedenle o ağdan kolayca vazgeçemiyor. COSCO hakkındaki son suçlamaların önemi de belki burada.
İddialar teknik olarak doğrulanırsa konu doğrudan bir istihbarat krizine de dönüşebilir. Doğrulanmasa bile Amerikan yönetiminin Çin'in ticaret filosuna bakışındaki güvensizlik ortadan kalkmayacak. Pentagon'un listesi, liman ücretleri, küresel liman yatırımlarına yönelik baskı ve Çin yapımı gemiler konusundaki endişeler zaten daha geniş bir eğilimi gösteriyor.
Bir zamanlar konteyner gemisinin hangi malları taşıdığına bakılıyordu. Şimdi hangi verileri taşıdığı da soruluyor. ABD ile Çin arasındaki rekabetin yeni tarafı tam olarak bu olabilir.
Ticaret ile güvenlik arasındaki sınır giderek silikleşirken sıradan görünen bir gemi bile jeopolitik tartışmanın parçasına dönüşüyor.
Washington'ın sorunu Çin gemilerinin Amerikan limanlarına gelmesi değil. O gemilerin limandan ayrılırken yanlarında yalnızca boş konteyner götürüp götürmediğinden artık emin olmaması.
Kaynaklar:
https://www.reuters.com/world/china/chinese-shipper-cosco-collects-intel-beijing-with-concealed-equipment-us-2026-09-01/
https://www.reuters.com/world/greece-examines-impact-us-blacklisting-piraeus-port-owner-cosco-sources-2025-01-10/
https://www.reuters.com/world/china/us-targets-chinas-grip-global-ports-sweeping-maritime-mission-2025-09-16/
https://www.reuters.com/markets/shipping-firms-pull-back-hong-kong-skirt-us-china-risks-2025-03-06/
https://www.reuters.com/world/china/trump-xi-agree-pause-dueling-port-fees-that-disrupted-trade-2025-10-30/
https://www.reuters.com/world/china/container-shipping-firms-cull-asia-us-service-trump-tariffs-collapse-trade-2025-05-09/
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
Hakkında daha ayrıntılı: coscogemicasusGöktuğ Çalışkan
DAHA FAZLA HABER OKU
Serbest Ferhan Sindi Irak'ın Haşdi Şabi'yle zor imtihanı
Prof. Dr. Süleyman Doğan ÖNDER Kurultayı'nın ardından: Kardeşçe
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.