11 Eylül 2026, Cuma · 01:50 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Politika faizi indirimine tek engel petrol fiyatları

TCMB, politika faizini yüzde 37'de bu yıl beşinci kez sabit bıraktığı Para Politikası Kurulu kararında petrol fiyatları dışında her göstergenin hedeflediği şekilde ilerlediğinin sinyalini verdi. Uzmanlar, petrol fiyatlar…

YAYINLAMA 11 Eylül 2026 00:00

GÜNCELLEME 11 Eylül 2026 00:11

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

ŞEBNEM TURHAN

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın 6’ncı Para Politikası Kurulu kararında geride kalan 4 toplantıda olduğu gibi sabit bıraktı. PPK metninde iç talepteki zayıflamanın enflasyona katkısını vurgulayan, enflasyon ana eğiliminin gerilediğine işaret eden TCMB, petrol fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekerek pas geçtiğini vurguladı. Uzmanlar, bu olumlu ve iyimser mesajlara işaret ederek TCMB’nin petrol fiyatları bu denli yüksek olmasaydı politika faizinde indirim olabileceğini belirtti. Uzmanlar, ekim toplantısında petrol fiyatları bu seviyede kalsa bile 100 baz puanlık indirimin çok yüksek ihtimal olduğunu ve aralık toplantısında da indirim sürecinin devam edeceğini vurguladı.

Brent petrol fiyatının mayıstan bu yana ilk kez 102 doların üzerine çıktığı gün açıklanan TCMB Para Politikası Kurulu kararı piyasayı şaşırtmadı ve yine beklentilere paralel politika faizi yüzde 37’de sabit bırakıldı. TCMB PPK, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu.

Verilerde olumlu görünüm

PPK metninde tek değişiklik enflasyon paragrafında yaşandı. Aylık dalgalanmalara karşın son dönemde enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret ettiği vurgulanan PPK metninde, iktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının da iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği dile getirildi. Uzmanlar, önceki PPK metinlerinde iç talepteki ve iktisadi faaliyetteki zayıflığa dikkat çekildiğini, eylül PPK metninde ise bu durumun artık enflasyona verdiği olumlu katkının da görüldüğünün yer aldığında vurgu yaptı. Metindeki bu yeni ekleme, önümüzdeki dönemde enflasyon görünümü için TCMB’nin oldukça iyimser olduğu yorumlarına yol açtı.

Petrol fiyatları yukarı yönlü risk

Bir diğer yeni ifade, enflasyon paragrafında jeopolitik gelişmeler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu oldu. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve etkisine vurgu yapılan bu ifade, TCMB’nin aslında eylülde neden pas geçtiğinin de göstergesi oldu. Uzmanlar, petrol fiyatları düşerse ekimde kesin, hatta düşmese ve yine 102 dolar seviyesinde olsa da TCMB’nin politika faizinde indirime başlayacağına dikkat çekti. Uzmanlara göre eylül enflasyonu ile eylül ortası iç siyasi gündemin hızlanması da TCMB’nin kararında etkili olabilecek konular arasında bulunuyor.

PPK metninde, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği de yinelendi.

İhtiyatlı duruş vurgulandı

TCMB, enflasyon paragrafında verilerdeki olumlu görünüme dikkat çekse de ihtiyatlı duruşunu temkinli ifadelerini hiç değiştirmeyerek verdi. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği belirtilen TCMB PPK metninde, “Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır” denildi.

PPK kararı sonrası piyasada ilk tepki bankacılık endeksinde düşüşün yüzde 1’in üzerine gelmesi oldu. Ancak PPK metninde iyimser ifadelerin yoğun olması, bankacılık endeksinde düşüşü geriletti.

UZMANLAR TCMB PPK KARARINI NASIL YORUMLADI?

Olası faiz indiriminin zemini hazırlanıyor

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: Eylül PPK metni makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatı elden bırakmayan bir çerçeve sunuyor. Ve ayrıca iç talep zayıflamasının, enflasyon eğiliminin hedefler doğrultusunda ilerlediğini teyit ediyor. Verilerdeki iyileşme vurgusu gelecekteki olası faiz indiriminin teorik zeminini hazırlıyor. Buna karşılık sıkılaşma tedbirinin metinde tutulması da enerji fiyatlarından dolayı yukarı yönlü risklerin vurgulanmaya devam etmesi, piyasadaki erken gevşeme beklentisinin önüne geçmeyi amaçlıyor. TCMB aceleci bir sinyal vermekten özenle kaçınıyor. İşler beklediğimiz gibi iyiye gidiyor diyor TCMB, ama benden hemen bir faiz indirimi de beklemeyin, tetikteyim, diyor. Enflasyon Raporu yayımlandığı gün Brent petrol 88 dolardı, bugün 102 dolar. Eğer bugün 88 dolar olsaydı TCMB kesinlikle 100 baz puan indirim yapardı. Metin oldukça güvercin, her şey istediği gibi ilerliyor TCMB’nin. Bir sıkıntı ABD Başkanı Trump’ın seçime kadar petrol fiyatlarının düşmeyeceğine yönelik açıklaması. Şayet Brent petrol ekim toplantısında 115-120 dolar seviyesinde olursa TCMB yine pas geçebilir. TCMB’yi faiz indiriminde engelleyen tek şey petrol fiyatları; onun dışında tüm göstergeler TCMB’nin istediği doğrultuda gidiyor.

Ekimde indirim olasılığı yüksek

QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık: TCMB, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu bir değerlendirme yaparken, enerji fiyatlarına ilişkin riskleri de vurgulayarak temkinli yaklaşımını koruyor. Hatırlanacağı üzere TCMB, son dönemde likidite operasyonlarıyla para piyasası faizlerinin 3 puan düşerek politika faizi olan yüzde 37 seviyesine dönmesini sağlamıştı. Bize göre, bu adımın hemen ardından politika faizinin de indirilmesi, enflasyon beklentilerinde bozulma riski yaratabilirdi. Dolayısıyla faizlerin sabit tutulması, enflasyon risklerine karşı temkinli duruşu yansıtıyor. Faiz kararlarına ilişkin yeni bir yönlendirme yapılmasa da enflasyon eğiliminde bozulma yaşanmaması ve enerji fiyatlarının bir miktar gerilemesi halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık bir indirim olasılığını yüksek görüyoruz.

Asıl sınav 2027’de başlayacak

EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer: Merkez Bankası, beklentilere paralel olarak politika faizini %37,0 seviyesinde sabit tutarken, 22 Ekim’de gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıya ilişkin belirgin bir yönlendirme yapmayarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdü. TL cinsi tasarruflardan dövize doğru belirgin bir yönelim yaşanmaması halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için alan oluşacaktır. Bununla birlikte, enflasyonun hâlen görece yüksek seyretmesi, küresel belirsizliklerin devam etmesi ve petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyelerine ulaşması, para politikasında temkinli duruşun korunmasını gerekli kılıyor. Bu yaklaşımın Türkiye’nin risk primi ve finanssal istikrarı açısından da olumlu olduğunu değerlendiriyoruz. Baz etkisinin katkısıyla yıllık enflasyonun eylül-ekim döneminde yüzde 30’un altına gerileyecek. Ancak bundan sonraki aşamada asıl belirleyici olan, enflasyondaki düşüşün yalnızca baz etkisine değil, fiyatlama davranışlarında ve beklentilerde kalıcı bir iyileşmeye dayanması olacak. Mevcut görünüm, dezenflasyon sürecinin sağlıklı biçimde devam edebilmesi için sıkı para politikasının bir süre daha korunmasını gerektiriyor. Bu noktada maliye politikasının para politikasına daha güçlü destek vermesi olduğunu düşünüyorum. TL cinsi mevduat ve tasarruf araçlarının cazibesini artıracak stopaj indirimleri gibi adımlar, hem dolarizasyon riskini sınırlayabilir hem de Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde faiz indirimleri için daha geniş bir hareket alanı kazanmasına katkı sağlayabilir. Türkiye ekonomisinin 2026’daki en önemli kazanımı, son derece zorlu iç ve dış koşullara rağmen büyümeden ciddi ölçüde feragat etmeden dezenflasyon sürecini sürdürebilmiş olmasıdır. Başka bir ifadeyle, 2026 bir dengelenmenin devamı ve tüm olumsuz haber akışına karşın güven kazanma yılı olarak değerlendirilebilir. Ancak asıl sınav 2027’de başlayacak. Baz etkisinin desteği azaldığında enflasyondaki düşüşün devam edip etmeyeceği, beklentilerin ne ölçüde iyileştiği ve fiyatlama davranışlarındaki katılığın kırılıp kırılmadığı daha net görülecek. Enflasyon beklentilerinde belirgin bir iyileşme sağlanamaz ve maliye politikasından dezenflasyona daha güçlü bir katkı gelmezse, 2027’nin ana tartışması enflasyondaki katılık olabilir. Böyle bir tabloda Merkez Bankası’nın faiz indirim alanı da piyasanın bugün öngördüğünden daha sınırlı kalabilir. Özetle, 2026’nın kazanımı enflasyonda istikrarı büyümeyi kaybetmeden sağlayabilmek; 2027’nin sınavı ise bu istikrarı kalıcı dezenflasyona dönüştürebilmek olacak.

Daha iyimser ve olumlu bir TCMB

Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı Dr. Altuğ Özaslan: Brent petrol $100’e gelmişken TCMB’nin faiz indirimi sürecini yeniden başlatması olması gerekenden daha güvercin algılanırdı. Bu yüzden TCMB olması gerekeni yaparak faizi sabit tuttu. PPK metnine bakınca, TCMB’yi önceki toplantıya göre daha iyimser ve olumlu bulduğumu söyleyebilirim. Dışsal koşulların arz yönlü etkileri, özellikle enerji fiyatlarının enflasyonist etkisi, olmasa TCMB yurt içi koşullar ve talebin seyri dezenflasyonisttir yorumunu yapmış. Hatta iç talebin sönüklüğü, dışsal şokların enflasyona etkisini yumuşatıyor demiş ki bu bence gayet güvercin bir yorum. Baz etkisi sebebiyle eylül ayı enflasyonu açıklanınca yıllık enflasyonda gerileme göreceğiz. 22 Ekim’deki PPK itibarıyla, bugünkü şartlar devam ederse, faiz indirimi sürecine itidalli adımlarla yeniden başlayacağımızı ve seneyi %35 seviyesinde bir politika faizi ile kapatacağımızı düşünüyorum.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Bursa iş dünyasının yeni yatırım hedefinde 2027 var Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Bir adım da bankalardan Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Kapsam genişlemesi öncesi YTAK 160 milyar TL'yi geçti Ekonomim · 1 saat önce Borsa İran'a 2.5 milyar dolarlık gizli Çin koridoru Ekonomim · 1 saat önce Makroekonomi Ortadoğu'da savaş alarmı petrolü fırlattı: Brent 107 doları aştı! CNBC-e · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.