OECD’den yeni vergi önerisi
Dünyada nüfus yaşlandıkça emeklilik, sağlık ve uzun süreli bakım gibi sosyal koruma harcamaları artıyor. Sosyal koruma harcamalarının yaklaşık yarısı çalışanların ücretlerinden kesilen vergilerle finanse ediliyor. Ancak, nüfusun yaşlanması ve esnek çalışma nedeniyle toplam çalışma saatlerinin 2060 yılına kadar Avrupa Birliğinde yüzde 20 azalması bekleniyor. Çalışma saatlerinin azalması işçi ücretlerinden elde edilen gelirlerin de azalması anlamına gelecek. OECD son raporunda çözüm olarak, sosyal koruma harcamalarının finansmanı için temettü, sermaye kazancı, faiz gelirleri ile miras ve gayrimenkulden alınan vergilerin artırılmasını önerdi. Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberi
Ahmet KıvançGiriş: 11 Eylül 2026 - 07:09 Güncelleme: 11 Eylül 2026 - 07:09
Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayınEkonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütünün (OECD) önceki gün yayımladığı Sosyal Korumanın Finansmanı raporunda nüfustaki yaşlanma nedeniyle tüm dünyada sorun haline gelen sosyal koruma harcamalarının finansmanı masaya yatırılırken, çözüm olarak yeni vergiler önerildi.
Rapora göre, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri, nüfuslarının yaşlanmasıyla birlikte emeklilik, sağlık ve uzun süreli bakım harcamalarında artışla karşı karşıya kalıyor. Çoğu ülkede, sosyal korumanın ana finansman kaynağı olan işgücü geliri, nüfusun yaşlanmasının yanı sıra standart dışı çalışma biçimleri nedeniyle baskı altında bulunuyor. Bu nedenle birçok ülke sosyal korumaya yönelik finansman kaynaklarını gözden geçiriyor ve daha geniş finansman yöntemleri arayışına giriyor.
REKLAMRapora göre, 2023 ile 2045 yılları arasında yaşlılık aylığı harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının OECD genelinde 1,1 puan artışla yüzde 8,8’den yüzde 9,9’a, AB genelinde ise 1 puan artışla yüzde 9,9’dan 10,9’a çıkacağı öngörülüyor. Aynı dönemde sağlık ve uzun süreli bakım harcamalarının GSYİH’ye oranının OECD’de 1,5 puan artışla yüzde 6,9’dan yüzde 8,4’e, AB genelinde ise 0,7 puan artışla yüzde 8,6’dan 9,3’e çıkacağı tahmin ediliyor.
REKLAMRaporda, sosyal koruma harcamaları finansmanının ana kaynak tabanı olan işgücü gelirinin, düşük doğum oranları nedeniyle çalışma çağındaki nüfusun azalması ve yarı zamanlı çalışma dahil olmak üzere standart dışı istihdam biçimlerine doğru eğilim nedeniyle baskı altında olduğu vurgulandı. Toplam ücretlerdeki azalmanın, emeklilik, sağlık ve uzun süreli bakım gibi sosyal koruma sistemlerinin finansmanını olumsuz etkileyeceği belirtildi.
OECD’nin raporuna göre, toplam sosyal koruma harcamaları 2024 yılında OECD ve AB ülkelerinde ortalama olarak GSYH’nın yüzde 23’ü seviyesinde oldu. OECD genelinde emekli aylığı ödemelerinin GSYH’ya oranı 1980’de yüzde 5,6 iken 2021’de yüzde 8,1’e yükseldi. Sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı ise aynı dönemde yüzde 4,0’ten yüzde 6,6’ya çıktı.
REKLAMOECD genelinde 1995 yılında sosyal güvenlik katkıları sosyal harcamaların yüzde 47’sini finanse ederken, 2023’te bu oran yüzde 43’e düştü. AB ülkelerinde işverenler sosyal katkıların yüzde 60’ını finanse ediyor. ancak toplam finansmandaki payları son on yılda 4 puan azaldı. Çalışan katkıları ise 2,7 puan arttı. Sosyal harcamaların yaklaşık yarısı toplanan vergilerle genel bütçeden finanse ediliyor.
İşçi başına çalışma saatleri artmadığı takdirde, nüfusun yaşlanması nedeniyle toplam çalışma saatlerinin 2024 yılına göre 2060 yılına gelindiğinde OECD genelinde yaklaşık yüzde 9, AB’de ise yüzde 20 oranında azalması bekleniyor. Bu da sosyal koruma harcamalarının finansmanında önemli olan toplam işgücü gelirini doğrudan etkileyecek.
REKLAMÖzellikle AB ülkelerinde toplam çalışma saatlerindeki azalmanın, esnek çalışmanın yaygınlaşması nedeniyle tam zamanlı çalışanların sayısının azalmasından kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Sosyal güvenlik vergileri işgücü gelirine uygulanıyor. İşgücü gelirinin GSYH’deki payı sosyal güvenlik finansmanı için kilit önem taşıyor. Teknolojik gelişmenin, iş kayıpları olmasa bile sermaye verimliliğini artırarak işgücü payını azaltabileceği değerlendiriliyor.
REKLAMİşgücü arzında, ücretlerde veya vergi politikasında değişiklik yapılmadığı takdirde, çalışma çağındaki nüfusun azalması nedeniyle toplam işgücü gelirinin düşmesi bekleniyor. Bu da vergi gelirlerinin azalmasına yol açacak. Vergi gelirlerinin yaklaşık yarısı işgücü gelirlerinden elde ediliyor. Buna karşılık, yaşlı insanların daha fazla servete sahip olması nedeniyle sermaye gelirlerinin daha dirençli olabileceği değerlendiriliyor.
OECD raporunda, sosyal koruma harcamalarının finansmanı için işgücü vergilerinden kaynaklanan açığı telafi etmek amacıyla alternatif kaynaklardan vergi alınması önerildi.
REKLAMTemettü, sermaye kazancı, faiz dahil olmak üzere sermaye gelirlerinin çoğu OECD ülkesinde işgücü gelirlerine göre daha düşük vergilendirildiğine dikkat çekilen raporda, ülkelerin sermaye geliri vergilelerini artırmayı düşünebileceği kaydedildi.
Varlık değer artışı ve düşük doğurganlık nedeniyle miras başına düşen varis sayısının azalması nedeniyle ortalama miras miktarlarının artması bekleniyor. Bu nedenle miras vergilerinin, ülkelerin vergi yapısında daha büyük bir rol oynayabileceği belirtildi.
Gayrimenkul vergilerinin birçok ülkede yeterince kullanılmadığına dikkat çekilen raporda, daha yüksek emlak vergisi gelirlerinin, yerel yönetimlerin harcama baskılarını karşılamasına yardımcı olabileceği ifade edildi. Bu verginin bazı ülkelerde nüfusun yaşlanmasıyla birlikte artması beklenen uzun süreli bakım hizmetlerinin finansmanına da katkı sağlayacağı değerlendirildi.
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.