Türk resminin önemli figüratif isimlerinden İbrahim Örs’ün aile koleksiyonunda saklanan 62 eseri, İBB Kültür ve İBB Miras organizasyonuyla Beyoğlu’nun simge yapılarından Metrohan’da sanatseverlerle buluşuyor.
Güncellenme: 11.09.2026 09:51:00
Berrin Karadeniz Takip Et:Türk resminin önemli figüratif isimlerinden İbrahim Örs’ün aile koleksiyonunda saklanan 62 eseri, İBB Kültür ve İBB Miras organizasyonuyla Beyoğlu’nun simge yapılarından Metrohan’da sanatseverlerle buluşuyor.
102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle
Beyoğlu’nun tarihi yapılarından Metrohan, bu kez Türk resminin özgün figüratif sanatçılarından İbrahim Örs’ün özgün sanat dünyasına açılıyor. İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle hazırlanan “İbrahim Örs: Dünyanın Halleri”, Örs’ün farklı dönemlerde ürettiği yapıtları bir araya getiriyor. Dün akşam açılışı gerçekleştirilen sergide, sanatçının aile koleksiyonunda yıllardır korunan 62 eser sanatseverlerle buluştu.
İbrahim Örs’ün resimlerinde dünya, olduğu haliyle kalmıyor. İnsanlar, hayvanlar, nesneler ve mitolojik figürler sanatçının kendine özgü görsel dili içinde biçim değiştiriyor; uzuyor, kıvrılıyor, parçalanıyor ve yeniden kuruluyor. Tanıdık gerçeklik, Örs’ün tuvalinde başka bir gerçekliğe dönüşüyor. Metrohan’ın tarihsel dokusu da bu görsel dünyaya geçmişle bugünü buluşturan bir eşlikçi olarak katılıyor.
'NEYİ DEĞİL, NASIL YAPTIĞINI BİLENLERE SELAM OLSUN'
Serginin açılışında konuşan sanatçının kızı Aslı Örs, serginin büyük bir özen, heyecan ve sevgiyle hazırlandığını belirterek İBB Miras ve İBB Kültür ekiplerine teşekkür etti. Örs, babasının eserlerinin Metrohan gibi tarihsel ve ikonik bir mekânda izleyiciyle buluşmasından duyduğu memnuniyeti, sanatçının sıkça yinelediği bir sözle aktardı ve “Babam ‘Neyi değil, nasıl yaptığını bilenlere selam olsun’ derdi. O yüzden sergide emeği geçenlere selam olsun.” ifadelerini kullandı.
Aslı Örs, babasının resimlerinde görünenin ardında başka bir anlam ve gizem alanı bulunduğuna dikkat çekerek sanatçının dünyasının izleyici tarafından doğrudan keşfedilmesi gerektiğini söyledi. Örs, “Onun resimlerini, onun dilini, onun gizemini, görünenin ve görünmeyenin arkasındaki esrarı bu sergide kendiniz göreceksiniz” diyerek sanatseverleri eserlerle buluşmaya davet etti.
RESİMDEN VAZGEÇMEYEN BİR YAŞAM
İbrahim Örs’ün resimle kurduğu güçlü bağ, sanat yaşamının olduğu kadar gündelik yaşamının da merkezindeydi. Sanatçının eşi Bodil Örs, Örs’ün çalışma disiplinini ve resme duyduğu tutkuyu şu sözlerle anlattı:
“İbrahim ile kendi atölyelerimizde çalışırdık ve bazen ona, ‘Hadi, bir saat bir yere gidelim’ derdim. O ise ‘Ama o zaman çalışma zamanımdan bir saat kaybediyorum’ derdi. Hiç zaman kaybetmek istemiyordu. Çünkü onun en sevdiği şey resimdi.”
Farklı dönemlerde farklı arayışlara yönelen sanatçının üretimindeki değişimlere karşın resimle kurduğu bu kesintisiz ilişki, sergide bir araya gelen yapıtların ortak zeminini oluşturuyor.
GERÇEKLİĞİ KENDİ DİLİYLE DÖNÜŞTÜRDÜ
Açılışta konuşan İBB Kütüphaneler ve Müzeler Şube Müdürü Ali Şafak Özdemir, serginin Örs’ün farklı dönemleri arasındaki sürekliliği görünür kıldığını belirtti. Özdemir, “Bir sanatçının ardında bıraktığı en kıymetli miras eserleri kadar dünyaya bakmak biçimidir. İbrahim Örs, dünyaya alışılmış yerinden bakmayan sanatçılardan biriydi. Eyüboğlu atölyesinde başlayan serüveni, figüratif gerçeklikten soyutlamaya uzanan arayışlarla şekillendi. Kullandığı kıvrımlı biçimler ve deformasyonlar, hayatın karmaşasını ve insanın değişkenliğini anlatan özgün bir alfabenin parçalarıdır.” ifadelerini kullandı.
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi ve asistanı olarak yetişen İbrahim Örs, figüratif resim geleneğini zaman içinde kendine özgü bir biçim anlayışına dönüştürdü. Figürler, onun tuvallerinde anatomik doğruluğun ötesine geçerek ritim, hareket ve duygunun taşıyıcısına dönüşürken deformasyon da sanatçının anlatımının temel araçlarından biri oldu.
İbrahim Örs, "Baküs".
FİGÜRLERDEN MİTOLOJİYE UZANAN BİR GÖRSEL ALFABE
İnsan figürleri ve portrelerin yanı sıra atlar, kuşlar, ağaçlar, Örs’ün resimlerinde sıkça karşılaşılan unsurlar arasında yer alıyor. Âdem, Havva, Atlas ve Melek gibi mitolojik ve simgesel karakterler de sanatçının dünyasında gündelik yaşamın unsurlarıyla yan yana geliyor.
Birbirinden farklı görünen bu konuları bir arada tutan ise Örs’ün biçim dili. Kıvrımlar, tekrarlar, ritim, katmanlar sanatçının resimlerinde önemli bir noktada duruyor. Böylece figür, nesne ya da mitolojik karakter yalnızca resmedilen bir konu olmaktan çıkıyor; sanatçının dünyayı yorumlama ve yeniden kurma biçiminin parçası haline geliyor.
Bu nedenle Örs’ün resimlerinde mesele yalnızca neyi resmettiği değil, onu nasıl gördüğü ve nasıl dönüştürdüğü... “Dünyanın Halleri” de sanatçının yıllar içinde değişen konu ve arayışlarının ardındaki bu sürekliliği görünür kılıyor.
Metrohan’da yan yana gelen yapıtlar, İbrahim Örs’ün farklı dönemleri arasında bir yolculuk sunarken sanatçının dünyayı görme ve yeniden kurma biçimini de ortaya koyuyor. Örs’ün dünyasında gerçeklik, resme değdiği anda başka bir “hâl” alıyor.
“İbrahim Örs: Dünyanın Halleri” sergisi 1 Aralık'a kadar Metrohan’da ziyaret edilebilir.
İlgili Konular: #sergi #İBB Kültür #Metrohan #İbrahim Örs
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.