11 Eylül 2026, Cuma · 14:20 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

İmamoğlu, beş günde beşinci kez hakim karşısına çıktı: Ben siyasi tutukluyum, tutsağım

Eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla yargılanan Ekrem İmamoğlu, istinafın bozma kararının ardından yeniden görülen davada savunma yaptı. Ekrem İmamo…

Ekrem İmamoğlu, 2023 yılında yapılan bir törende eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle "hakaret" suçundan yargılanıp iki kez beraat etmişti. İmamoğlu, istinafın kararı usulden bozması üzerine yeniden hakim karşısına çıkarılması için 5 Haziran'da Silivri'den İstanbul Anadolu Adliyesi'ne götürülmek üzere yola çıkarılmış, ancak araç arızalandığı gerekçesiyle cezaevine geri götürülmüştü. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan İmamoğlu, lavabo ihtiyacının dahi karşılanmadığını, psikolojik işkence ile karşı karşıya olduğunu belirtmişti. İmamoğlu yolda yaşananlara, "'Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir? Yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin' dedim. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir" sözleriyle tepki göstermişti.

İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın bir sonraki duruşmada mahkemede hazır bulundurulmasına karar vererek duruşmayı bugüne ertelemişti. Bu kararı veren hakim başka bir mahkemede görevlendirilirken, yeni hakim duruşmanın Silivri'deki Marmara Cezaevi içerisindeki duruşma salonunda yapılmasına karar verdi.

Davanın ikinci celsesi Silivri'de eski binada 6 no'lu duruşma salonunda görülüyor. Duruşmayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve birçok siyasi de takip ediyor. Duruşma saat 10.35'te kimlik tespiti ile başladı. Ardından İmamoğlu, 10.40'ta kürsüye gelerek savunmasına başladı.

İmamoğlu, savunmasında son iki yılda hakkında açılan dava ve soruşturmalara değinerek, “Türkiye’de, hatta dünyada siyasi iktidarın karşısında seçim kazanmış bir siyasetçinin böylesine yoğun ve sistematik bir yargı sürecinin muhatabı haline getirildiği başka bir örnek bulmak kolay değildir. Bugün tam 13 ayrı davanın muhatabıyım. Bunların 12’si ceza davası, biri idari yargı davasıdır” dedi.

“13 ayrı davada 19 hakim değişti”

Yargı süreçlerinin siyasi faaliyetlerinin yoğunlaştığı döneme denk geldiğini savunan İmamoğlu, şöyle konuştu:

İktidarın karşısında 4 kez seçim kazanmışken, milletimizin teveccühüyle ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı olmuşken ve Türkiye önündeki ilk seçimde iktidarın değişip değişmeyeceğini tartışırken... İşte tam da böyle bir dönemde siyasetin doğal rekabet alanında yarışmak yerine, milletin iradesine başvurmak yerine, milli iradeyi yok sayarak, gasbederek, benim hayatım adliye koridorları ile cezaevi arasına sıkıştırılmak ve orada bir şekilde psikolojik işkenceyle geçirilmek isteniyor.

Muhatabı olduğu 13 ayrı davada 19 hakim değiştiğini söyleyen İmamoğlu, hakkında devam eden 12 ceza davası bulunduğunu belirtti.

“Bu hafta 5 günde 5 duruşma yaşadım”

İmamoğlu, İBB Davası’nın başladığı 9 Mart’tan bu yana katıldığı duruşmalara değinerek, “Bu hafta da 5 günde 5 duruşma deneyimini, haftasını yaşamış oldum” dedi.

Daha önce Silivri’de aynı gün üç ayrı duruşma salonunda, üç farklı mahkemenin karşısına çıktığını belirten İmamoğlu, “Bu nasıl bir siyasi korkudur ya da bu nasıl bir siyasi korkunun ötesinde aslında tarifi imkansız bir psikolojidir, ey halkıma duyuruyorum” diye konuştu.

İmamoğlu, İBB Davası’nın yanı sıra bilirkişi, siyasal casusluk, diploma ve Tuzla davalarındaki duruşmalarına değinerek toplam 83 duruşmaya çıktığını söyledi ve “Muhtemelen bu ayın sonunda 100 duruşmaya yaklaşan bir seyrin içerisinde olacağım” dedi.

Hakimden İmamoğlu’na: Toparlayalım, konunun özüne dönelim

İmamoğlu’nun yargı süreçlerine ilişkin açıklamalarını sürdürmesi üzerine hakim araya girerek, “Kesinlikle bölmek istemiyorum. Ama toparlayalım, konunun özüne dönelim ve savunmamızı bu dava üzerine oluşturursak daha net bir sonuca ulaşabiliriz diye düşünüyorum” dedi.

İmamoğlu ise “Bu hangi kurala sığar? Böylesi bir manzara, değil Türkiye tarihi, dünya siyasi ve hukuk tarihinde yoktur” diyerek savunmasını sürdürdü.

Adalet Bakanı’nın devam eden davalarına ilişkin açıklamalarını da eleştiren İmamoğlu, Bakan’ın aynı zamanda HSK Başkanı sıfatıyla savcı ve hakimleri “etki altına aldığını” öne sürdü.

“Ben siyasi tutukluyum, tutsağım”

Hakkındaki davaların siyasi olduğunu savunan İmamoğlu, şöyle konuştu:

Ben, tümüyle siyasi davaların muhatabıyım. Ben, bu siyasi davaların ikisi; casusluk davası ve İBB davası gerekçe gösterilerek özgürlüğümden mahrum bırakılıyorum. Ve ben siyasi tutukluyum, tutsağım. Ben, bu ülkenin 87 milyon yurttaşımız için verdiğim Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesinin siyasi esiriyim.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılında söylediğini belirttiği “Hırsızlığın her türlüsü kötüdür ama en büyük hırsızlık, en büyük yolsuzluk milli irade hırsızlığıdır” sözlerini hatırlatarak, iktidarı “milli iradeyi gasbetmekle” suçladı.

Üsküdar’daki belediye başkan vekilliği seçimi ile CHP’ye yönelik yargı süreçlerini de örnek gösteren İmamoğlu, “Bugün yaşadığımız bütün bu hukuksuzlukların temelinde, demokrasiden uzaklaşma ve millet iradesini etkisizleştirme anlayışı vardır” dedi.

“Nezaketsiz’ ifadesi hakaret kastı taşımamaktadır”

İddianamede suçlamaya konu edilen “nezaketsiz” sözüne ilişkin İmamoğlu, şunları söyledi:

İddianamede bağlamından koparılarak cımbızlanan ve şahsıma suçlama olarak yöneltilen ‘nezaketsiz’ ifadesi, asla bir hakaret kastı taşımamaktadır. Aksine o gün orada yaşanan somut bir provokasyona ve şikayetçi Şadi Yazıcı’nın sergilediği ağır nezaketsizliğe verilmiş haklı bir tepkiden, bir durum tespitinden ibarettir.

İmamoğlu, İBB Başkanı olarak göreve başlamasının ardından ziyaret ettiği ilk ilçe belediyelerinden birinin Tuzla Belediyesi olduğunu belirterek, 30 Aralık 2019’da Şadi Yazıcı’yı makamında ziyaret ettiğini anlattı.

İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde dönemin AK Partili İBB yönetiminin kendisini ziyaret etmediğini ve randevu taleplerine karşılık vermediğini belirterek, “Bana yapılanı ben bir başkasına yapmam ve yapmayacağım diyerek bu şekilde görevimi yerine getirdim. Göreve başladığım ilk günden itibaren siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak İstanbul’un bütün ilçeleriyle uyum içerisinde çalışmayı ilke edindim” dedi.

“Çok sayıda davete katılmadı, 25 Ekim’deki açılışa geldi”

İmamoğlu, Yazıcı’nın yıllar boyunca davet edildiği programlara katılmadığını, buna rağmen iletişim kanallarını kapatmadıklarını belirterek, “İstanbul’un ve Tuzla’nın menfaatine olan her konuda iş birliğine açık olmaya devam ettik. Yani ‘Katılmıyor’ demedik, katılmasa da davet etmeye devam ettik” diye konuştu.

Dosyaya konu 25 Ekim 2022 tarihli Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi açılışına değinen İmamoğlu, Yazıcı’nın önceki davetlere katılmamasına rağmen bu programa geldiğini söyledi.

“Ben kalabalığı sakinleştirdim”

İmamoğlu, olay günü Yazıcı’nın kürsüde ağır eleştiriler içeren bir konuşma yaptığını ve kendisinin adını anmadığını belirterek, Yazıcı’nın konuşmasına tepki gösteren kalabalığı bizzat sakinleştirdiğini anlattı.

İmamoğlu, “Ben, bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak onun konuşmasını bölenleri kendim, bizzat ayağa kalkarak kalabalığı susturmaya ve ‘Lütfen yapmayın’ demeye gayret ettim ve sakinleştirdim. Kendisi söz hakkını sonuna kadar kullandı” dedi.

Yazıcı’nın konuşmasını tamamlamasının ardından kendisinin kürsüye çıktığı sırada salondan ayrılmaya yöneldiğini söyleyen İmamoğlu, bunu “provokasyonun son halkası” olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, “Takdir edersiniz ki bir belediye başkanının ev sahibi olduğu bir törende, diğer belediye başkanını dinlemeden salonu terk etmesi gerçekten ağır bir nezaketsizliktir” dedi.

“‘Yüzde 50’sini çaldınız’ sözü 10 dakikadan fazla sonra söylendi”

İmamoğlu, iddianamede suçlama konusu yapılan “Cebimizdeki paraları aldınız, yüzde 50’sini çaldınız” sözlerine ilişkin de açıklama yaptı.

Bu sözlerle “nezaketsiz” ifadesi arasında 10 dakikadan fazla süre bulunduğunu söyleyen İmamoğlu, “Müştekinin konuşmasını bitirmesiyle benim bu sözleri sarf etmem arasında tam 10 dakikadan fazla bir süre, bambaşka bir bağlam vardır. Konu kapanmıştır ve gitmiştir. Konuşmamın sonraki bölümünde hedefim, açıkça isimlerini zikrederek seslendiğim hükümetin ekonomik politikaları ve Genel Başkan Yardımcılarıdır. Müştekinin orada benim muhatabım olma şansı yok zaten. Yani konu da özne de farklıdır” dedi.

“19 kez ‘siz’ diyerek çoğul şahıs eki kullandım”

Konuşmanın ilgili bölümünde genel siyasete geçtiğini ve hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdiğini söyleyen İmamoğlu, sözlerinin Şadi Yazıcı’ya yönelmediğinin konuşmanın dilinden de anlaşılabileceğini savundu.

İmamoğlu, “Konuşmamın yine aynı bölümünde tam 19 kez ‘siz’ diyerek, ‘çaldınız’, ‘aldınız’ diyerek çoğul şahıs eki kullandım. Tekrar ifade edeyim; konum ve muhatabım orayı nezaketsiz bir biçimde terk eden şikayetçi asla değildir. Hiçbir cümlemde şikayetçinin şahsına yönelik bir hırsızlık suçlaması yoktur. Somut bir fiil isnadı bulunmamaktadır” dedi.

Olay günü yaptığı konuşmanın 23 dakika 34 saniye sürdüğünü belirten İmamoğlu, Yazıcı’nın ise 19 dakika 17 saniye konuştuğunu söyledi.

Yazıcı’nın konuşmasında İBB ve İSKİ yöneticilerinin isimlerini anmadığını ve ağır siyasi eleştirilerde bulunduğunu öne süren İmamoğlu, buna rağmen konuşmasını kesmediğini ve tepki gösteren vatandaşları sakinleştirdiğini söyledi.

İmamoğlu, Yazıcı’nın geçmişte de kendisini siyasi olarak hedef aldığını savunarak, buna karşın kendisine cevap vermediğini belirtti.

“Ortada şikayetçinin şahsına yönelik bir hakaret veya suç kastı yoktur”

İmamoğlu, “Ben, Türkiye’nin en büyük şehrinin seçilmiş Belediye Başkanı olarak halkımın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve maruz kaldığımız siyasi haksızlıkları yüksek sesle dile getirmekle mükellefim” dedi.

İddianamede olay günü vatandaşları sakinleştirmeye yönelik tutumunun farklı şekilde yorumlandığını savunan İmamoğlu, “Ortada şikayetçinin şahsına yönelik bir hakaret veya suç kastı yoktur” ifadelerini kullandı.

Siyaseti “kavga ederek değil, insanlarla konuşarak” yaptığını söyleyen İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı ve İBB Başkanlığı dönemlerinden örnekler vererek, siyasi görüş ayrımı gözetmeden kamu kurumları ve yerel yöneticilerle çalışmaya gayret ettiğini anlattı.

“Milletimiz nezaketsize ders, nezaketli olana ödül ve oy verir”

İmamoğlu, siyasi görüş ayrımı yapmadan ilçe belediyeleriyle çalıştığını belirterek, 2019-2024 döneminde MHP’li bir belediye başkanının yönettiği Silivri’de de kreş, altyapı, kavşak ve tarımsal hizmet projelerini birlikte yürüttüklerini anlattı.

Görev yaptığı dönemde İBB’nin 600’ü aşkın açılış yaptığını söyleyen İmamoğlu, ilgili kamu kurumlarını ve yerel yöneticileri bu programlara davet ettiklerini belirterek, “Biz çağırdık, onlar gelmedi. Ama biz çağırmaya devam ettik” dedi.

Tuzla’daki 2019 ve 2024 seçim sonuçlarını da örnek gösteren İmamoğlu, Yazıcı’nın oyunun düştüğünü, kendi oyunun ise arttığını belirterek, “Buradan da görüyoruz ki bizim milletimiz nezaketsize ders, nezaketli olana ödül ve oy verir” diye konuştu.

“Bu salondan çıkınca yine o hücreye döneceğim”

Savunmasının sonunda tutukluluğuna değinen İmamoğlu, şunları söyledi:

Ben buraya Silivri’den 12 metrekarelik hücremden çıkıp geldim. Bu salondan çıkınca yine o hücreye döneceğim. İnanın ben sevgi dolu kalbimle, milletimin duasıyla ve desteğiyle 12 metrekareye, 87 milyon ile sığıyorum.

İmamoğlu, insanların siyasi rakipleriyle “savcılık koridorlarında değil, milletin huzurunda” yarıştığı bir Türkiye istediğini belirterek savunmasını, “Bu absürt, anlamsız ve gereksiz davayı en hızlı şekilde sonuçlandırmanızı ve bu davayı aziz milletimizin gündeminden çıkartmanızı, bir an önce sonuçlandırmanızı size öneriyorum. Teşekkür ederim” sözleriyle tamamladı.

Duruşma, İmamoğlu’nun avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.

ANKA

Hakkında daha ayrıntılı: ekrem imamoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU

Haber

Depremde 77 kişinin öldüğü apartmanda kolon kesilmiş

Haber

Özel'den "Üsküdar" açıklaması: Şantaj ve tehditle seçim aldılar, AK Parti'ye transfer olan meclis üyelerinin anlattıkları çok vahim

Haber

Ahmet Özer: Bahçeli, Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına karşı

Haber

Okullara silahlı saldırı hazırlığı yapıyorlardı: C31K örgütüne operasyon, 27 gözaltı

İlgili Haberler
Makroekonomi AB’den Ukrayna’ya 6,1 milyar avroluk savunma desteği Sabah Finans Ekonomi · 37 dk önce Borsa Çin’den İHA’lara karşı yeni hamle! H-07 seri üretime geçti Ekonomim · 2 saat önce Makroekonomi 11 Eylül'ün 25. yılı: Yükselen savunma sanayii hayatımızı nasıl değiştiriyor? CNBC-e · 5 saat önce Makroekonomi Papilon Savunma'da yönetim kurulu üyesi değişikliği İşin Detayı Ekonomi · 14 saat önce Borsa Ifo'dan Alman yönetimine bütçe eleştirisi: Yüzde 38,5'i başka harcamalara gitti Ekonomim · 20 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.