YAYINLAMA 12 Eylül 2026 08:52
GÜNCELLEME 12 Eylül 2026 08:54
Türkiye'de sanayicilerden gelen yoğun faiz indirimi taleplerinin alt metninde öngörülebilirlik ve belirsizliğin azaltılması arayışı olduğunu ifade eden Dr. Ünüvar, faizlerin çok düşük olduğu dönemlerde dahi sadece faiz düştü diye yatırım yapılmadığını hatırlattı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) çalışmalarının da faiz oranları uygun olsa dahi iktisadi belirsizlik algısının yatırımları durdurduğunu gösterdiğini söyleyen Dr. Ünüvar, ekonomide ilk olarak belirsizliklerin ve irrasyonalitelerin düşürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Geleneksel üretim yeterli mi?
Sanayide büyüme modelinin sadece mevcut makine kapasitesini artırmak olamayacağını belirten Dr. Ünüvar, ‘bildiğimiz işi bilmediğimiz yeni yöntemlerle yapmamız’ gerektiğini belirtti. TSKB Ekonomik Araştırmalar çalışmasına atıfta bulunan Dr. Ünüvar, Türkiye'nin Avrupa Birliği pazarına ihraç ettiği 90'ın üzerindeki ürünün yarısında Çin’e karşı pazar payı kaybettiğini açıkladı. Pazar kaybının faizle değil; ölçek, verimlilik ve teknolojik gelişimle ilgili olduğunu kaydeden Dr. Ünüvar, geleneksel üretim anlayışının sanayide küresel rekabette artık yetersiz kaldığına işaret etti.
Küresel değişim ve sanayi politikalarının rolü
Dünyanın I. Dünya Savaşı sonrasını andıran hızlı teknolojik ve siyasi dönüşümlerden geçtiğini belirten Dr. Ünüvar, küresel ekonomide eskiye dönüş umudunun gerçekçi olmadığını ifade etti. Bu yeni dönemde devletlerin ekonomide yeniden aktif bir oyuncu haline geldiğini vurgulayan Dr. Ünüvar, Orta Vadeli Program'daki (OVP) sanayi politikaları ve girişimci devlet atıflarının kağıt üstünde kalmayıp derin bir dönüşüme çevrilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Ünüvar, kamunun düzenleyici rolünün kritik olduğunu, özel sektörün de elini taşın altına koyması gerektiğini ekledi.
“Fiyat istikrarından taviz verilmemeli”
Fiyat istikrarından taviz verilmemesi gerektiğini belirten Dr. Ünüvar, enflasyonun düşürülebileceğini ancak bunun sadece TCMB ve faiz aracıyla başarılamayacağını vurguladı. Etkin para ve maliye politikalarının yanı sıra yapısal düzenlemelerin şart olduğunu dile getiren Dr. Ünüvar, kamu eliyle yapılan eğitim ve sağlık harcamalarının dezenflasyonist etki yarattığını ifade etti.
Sanayi üretiminde ayrışma ve büyüme beklentileri
Sanayi üretimindeki gelişmeleri değerlendiren Dr. Ünüvar, sıkı para politikasının iç talebe çalışan sektörleri, Çin rekabetinin ise ihracatçıları baskıladığını aktardı. Buna karşın savunma sanayisinin para politikasından veya Çin rekabetinden etkilenmeyerek ayrıştığını belirten Dr. Ünüvar, bu alanın ayrı bir kategoride incelendiğini söyledi. Türkiye ekonomisi için 2026 yılında %3’ün biraz üzerinde, 2027 yılında ise %4’e yaklaşan bir büyüme öngören Dr. Ünüvar, asıl hedefin yükseköğretimli gençlere kaliteli istihdam sağlayan bir sanayi ve büyüme yapısı yakalamak olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.