Avrupa Birliği, Türkiye ve Çin’den ithal edilen kaynaklı çelik hasır ürünlerini bugün itibarıyla kayıt altına aldı. Soruşturmada vergi kararı çıkarsa, kayıtlı ithalat için geriye dönük ek maliyet riski doğabilecek ve fiyat baskısı artacak.
Murat Ali Oral 12 Eylül 2026 09:51 12 Eylül 2026 09:57 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Avrupa Birliği’nin Türk çelik sektörünü yakından ilgilendiren yeni ticaret önlemi 12 Eylül itibarıyla yürürlüğe girdi. Avrupa Komisyonu, Türkiye ve Çin menşeli kaynaklı çelik hasır ürünlerinin AB’ye ithalatının kayıt altına alınmasına karar verdi.
Karar doğrudan bir anti-damping vergisi getirmiyor. Ancak devam eden soruşturmanın sonunda vergi uygulanmasına karar verilmesi halinde, bugünden itibaren kayda alınan ithalat için belirli koşullarda geriye dönük vergi tahsil edilebilmesinin yolu açılıyor.
Kayıt dönemi 9 ay sürecek
Avrupa Komisyonu’nun uygulama yönetmeliğine göre kayıt işlemi dokuz ay boyunca devam edecek. AB üyesi ülkelerin gümrük makamları bu dönemde Türkiye ve Çin’den gelen kapsam dahilindeki ürünlerin ithalatını kayıt altında tutacak.
Düzenleme; düz telden üretilen, kesişim noktalarında kaynaklanmış ızgara, ağ, kafes ve çit niteliğindeki ürünleri kapsıyor. Kaplamalı, kaplamasız, galvanizli veya galvanizsiz ürünler ile rulo halinde sunulan çeşitler de kapsama girebiliyor.
Kararda ürünler 7314 20 90, 7314 31 00 ve 7314 39 00 gümrük tarife kodları altında tanımlanıyor.
Türkiye için yüzde 44–51 iddiası
Soruşturmanın temelinde Avrupa Kaynaklı Çelik Hasır Üreticileri Birliği tarafından 20 Nisan’da yapılan şikâyet bulunuyor. Şikâyeti destekleyen üreticilerin AB’deki toplam kaynaklı çelik hasır üretiminin yüzde 25’inden fazlasını temsil ettiği belirtiliyor.
Başvuruda Türkiye’den yapılan ithalat için hesaplanan damping marjının yüzde 44 ile yüzde 51 arasında olduğu öne sürüldü. Çin için ileri sürülen oran ise yüzde 26 ile yüzde 73 arasında değişiyor.
Türkiye bakımından zarar giderme seviyesinin yüzde 41 olduğu iddiası da dosyada yer alıyor.
Ancak bu rakamlar henüz kesinleşmiş vergi oranları anlamına gelmiyor. Avrupa Komisyonu, mevcut aşamada olası gelecekteki yükümlülüğün tutarını belirleyemediğini ve şikâyetteki hesaplamaların yalnızca bilgi amaçlı olduğunu özellikle vurguluyor.
Geriye dönük vergi riski oluştu
İthalatın kayıt altına alınmasının en önemli sonucu soruşturmanın ilerleyen aşamasında ortaya çıkabilir. Komisyon soruşturma sonunda anti-damping vergisi uygulanmasına karar verir ve gerekli yasal koşullar oluşursa, kayıt döneminde gerçekleştirilen ithalat için de geriye dönük tahsilat gündeme gelebilecek.
Bu nedenle bugün başlayan uygulama, henüz ek vergi getirmese de Türk ihracatçı açısından maliyet belirsizliğini artırıyor.
AB’ye kaynaklı çelik hasır gönderen şirketler açısından özellikle uzun vadeli fiyat teklifleri ve teslimat sözleşmelerinde olası vergi riskinin daha fazla hesaba katılması gerekebilecek. Nihai verginin seviyesi ise ancak soruşturmanın sonuçlanmasının ardından netleşecek.
Türk ihracatçı için AB baskısı artıyor
Avrupa Birliği, Türkiye’nin demir-çelik ihracatı açısından en önemli pazarlardan biri konumunda. Bu nedenle belirli bir ürün grubuna yönelik olsa bile anti-damping soruşturmasının kayıt aşamasına taşınması, sektörde yakından izlenecek yeni bir ticaret bariyeri anlamına geliyor.
Kararın yalnızca kaynaklı çelik hasır ürünlerini kapsadığının altı çiziliyor. Dolayısıyla uygulamanın Türkiye’den yapılan tüm çelik ihracatını kapsadığı şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor.
Bundan sonraki kritik aşama Avrupa Komisyonu’nun soruşturma sonucunda damping ve AB üreticileri açısından zarar bulunduğuna karar verip vermeyeceği olacak. Böyle bir karar çıkması halinde bugün başlayan dokuz aylık kayıt döneminin Türk ihracatçı açısından gerçek bir maliyet kalemine dönüşme ihtimali bulunuyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
ihracat maden
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.