Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş için 14 Eylül’de yapılması planlanan İran–Körfez toplantısı ertelendi. Bahreyn’in katılmama kararı ve bölgesel görüş ayrılıkları, petrol piyasasında diplomasi kaynaklı rahatlama beklentisini zayıflattı.
Murat Ali Oral 14 Eylül 2026 07:37 14 Eylül 2026 07:48 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Petrol piyasalarının yakından izlediği Hürmüz diplomasisinde kritik görüşme gerçekleşmedi. İran ile Körfez ülkelerini Umman’da bir araya getirmesi planlanan toplantı, bölge ülkeleri arasında yeterli uzlaşma sağlanamaması üzerine ertelendi.
Yeni toplantı tarihi açıklanmazken gelişme, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normale dönmesini sağlayabilecek geçici düzenlemenin önündeki siyasi engellerin sürdüğünü gösterdi.
Umman masayı kuramadı
Toplantının 14 Eylül Pazartesi günü dışişleri bakanları düzeyinde yapılması planlanıyordu. İran, Irak ve Körfez ülkelerinin katılımıyla gerçekleştirilecek görüşmelerde bölgesel güvenliğin yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemiler için hazırlanmakta olan geçiş modeli ele alınacaktı.
Umman tarafından yürütülen diplomasi trafiği ise toplantıya saatler kala sonuç vermedi. Taraflar yeni bir tarih üzerinde anlaşırken önce bölgesel uzlaşının güçlendirilmesi gerektiği mesajı verdi.
Ertelemenin ne kadar süreceği ve görüşmenin hangi şartlar altında yeniden yapılacağı henüz bilinmiyor.
Bahreyn masaya oturmayı reddetmişti
Toplantının önündeki siyasi sorunlar hafta sonunda görünür hale gelmişti. Bahreyn, İran ile ilişkilerdeki mevcut koşullar nedeniyle görüşmeye katılmayacağını açıklamıştı.
Manama yönetimi Hürmüz Boğazı’nın gemilere herhangi bir ayrım, ücret veya özel izin şartı getirilmeden açık tutulmasını savunuyor.
Bu yaklaşım, İran ile Umman arasında üzerinde çalışılan yeni yönetim modeli konusunda Körfez ülkeleri arasında tam bir görüş birliği bulunmadığını ortaya koyuyor.
İran tarafı ise ertelemenin bazı bölge ülkelerinin talebi üzerine gerçekleştiğini belirtiyor.
Masadaki plan petrol için neden önemli
Umman ile İran’ın ağustos ayında açıkladığı aşamalı plan, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut krizi tamamen çözmek yerine önce ticari gemiler için güvenli bir geçiş düzeni oluşturmayı hedefliyor.
Planın ilk aşamasında ortak bir geçici deniz koridoru açılması ve boğazdaki mayınların temizlenmesi öngörülüyor.
Daha sonraki aşamada ise kalıcı geçiş güzergâhı, gemi trafiğinin yönetimi, bilgi paylaşımı ve navigasyon güvenliğine ilişkin ortak mekanizmaların oluşturulması planlanıyor.
Ancak bu sistemin çalışabilmesi için yalnızca İran ve Umman’ın değil, Körfez’deki diğer ülkelerin de siyasi desteği gerekiyor. Pazartesi günkü toplantı bu nedenle planın bölgesel onay sınavı olarak görülüyordu.
Petrolün rahatlama umudu zayıfladı
Diplomatik girişimin ertelenmesi enerji piyasası açısından hassas bir döneme denk geldi.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi hareketliliği savaş öncesindeki seviyelerin çok altında kalırken, Suudi Arabistan’ın Hürmüz’ü devre dışı bırakan Doğu-Batı petrol boru hattı da son saldırıların ardından geçici olarak kapatıldı.
Bu nedenle piyasalar aynı anda hem deniz yolu hem de alternatif kara hattındaki sorunları fiyatlıyor.
Brent petrolün 100 doların üzerinde kalması, enerji kaynaklı küresel enflasyon baskısını da artırıyor. Hürmüz’de güvenli geçişi sağlayabilecek diplomatik bir anlaşmanın gecikmesi, fiyatlardan jeopolitik risk priminin hızlı biçimde çıkmasını zorlaştırabilir.
Hürmüz için yeni tarih kritik olacak
Bundan sonraki ilk önemli işaret, Umman’ın yeni toplantı tarihini açıklaması olacak.
Körfez ülkeleri geçici koridor üzerinde ortak bir zemine yaklaşırsa gemi trafiğinin kademeli olarak toparlanması ve petrol piyasasındaki arz endişesinin azalması mümkün.
Ancak siyasi görüş ayrılıklarının devam etmesi halinde Hürmüz’deki mevcut düşük trafik uzun süre korunabilir.
Bu durumda petrol piyasasının dikkati yalnızca üretim miktarlarına değil, üretilecek petrolün dünya pazarına hangi güzergâhtan ulaştırılabileceğine çevrilmiş olacak.
Hürmüz diplomasisinin yeniden ne zaman başlayacağı bu nedenle yalnızca bölge siyaseti açısından değil, petrol fiyatları, küresel enflasyon ve merkez bankalarının faiz hesapları açısından da önem taşıyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.