YAYINLAMA 15 Eylül 2026 11:00
GÜNCELLEME 15 Eylül 2026 11:24
Ağustos ayına ilişkin veriler piyasa beklentilerinden belirgin şekilde ayrıştı. Piyasada 400 milyar yuanlık artış öngörülürken gerçekleşme 60 milyar yuanda kaldı. Böylece temmuz ayındaki 340 milyar yuanlık daralmanın ardından kaydedilen sınırlı toparlanma, kredi talebindeki zayıflığın sürdüğüne işaret etti.
Nitekim temmuz ayında yeni kredilerde 340 milyar yuanlık daralma kaydedilmişti. Ağustos verisiyle birlikte aylık bazda artıya geçilmesine karşın, geçen yılın aynı ayında 590 milyar yuanı aşan kredi hacmiyle karşılaştırıldığında yıllık bazda sert bir gerileme yaşandı. Benzer şekilde ocak-ağustos dönemini kapsayan sekiz aylık toplam yeni kredi hacmi 10,44 trilyon yuan olarak gerçekleşti. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 13,46 trilyon yuan seviyesinin altında kaldı.
Temmuzda ikinci daralma kaydedilmişti
Yılın geneline yayılan bu yavaşlamanın en kırılgan noktası temmuz ayında ortaya çıkmıştı. Ağustos ayındaki sınırlı artış öncesinde kredi hacminde 340 milyar yuanlık küçülme görülmüştü. Nisan ayının ardından temmuz ayında yaşanan daralma, yıl içindeki ikinci aylık daralma olarak kayıtlara geçti.
Üstelik temmuz ayındaki 340 milyar yuanlık düşüş, son yılların en yüksek aylık gerilemelerinden biri oldu. Piyasa beklentisi temmuz ayı için de artış yönündeyken, gerçekleşen daralma kredi piyasasındaki kırılganlığı ortaya koymuştu. Bu nedenle ağustos ayındaki 60 milyar yuanlık artış, kalıcı bir toparlanmadan ziyade teknik bir toparlanma olarak değerlendirildi.
Talep tarafındaki zayıflık belirleyici oldu
Ağustos ayına ilişkin veriler, kredi büyümesindeki yavaşlamanın arz kaynaklı değil talep kaynaklı olduğunu gösterdi. Hane halkı kredilerinde toparlanma sınırlı kalırken, kurumsal kredilerde de artış hızı düşük seyretti.
Bunun temelinde ise iki farklı eğilim yatıyor. Gayrimenkul sektöründeki durgunluğun sürmesi ve iç tüketimdeki yavaşlama, bireysel borçlanma eğilimini baskılıyor. Kurumsal tarafta ise dış talepteki belirsizlik ve mevcut kapasite fazlası, şirketlerin yeni yatırım kredilerine yönelik talebini sınırlandırıyor. Dolayısıyla bankacılık sisteminde likidite bulunmasına karşın, kredi talebinin zayıf kalması büyüme görünümü üzerinde baskı oluşturuyor.
Bu zayıf talep tablosu para politikasının etkinliğini de sınırlıyor. Çin Merkez Bankası'nın ekonomiyi destekleme ihtiyacı ile finansal istikrarı koruma hedefi arasındaki denge arayışı sürerken, yetkililerin son dönemde genel faiz indirimleri yerine hedefli destek mekanizmalarını tercih etmesine rağmen, ağustos verileri bu adımların kredi talebini güçlendirmede henüz yeterli olmadığını gösterdi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.