Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >Soruşturma haberi Göknur Gıda’yı vurdu: Hisseler devre kesti >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI BİST'teki satışı tetikleyen 5 kritik dinamik! Piyasalarda gözler ABD'de: Bir gün kaldı! Piyasaları üçlü şok vurdu: Petrol, faiz ve Fed baskısı Borsada yön arayışı sürüyor: Kritik Fed virajı Piyasalarda kritik hafta: Üç büyük merkez bankası sahneye çıkıyor Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ BİST'te elektrik hisselerinde 3 ayda yüzde 177 getiri BIST İnşaat’ta getiri yüzde 858’e ulaştı İlk 7 hisse yüzde 20’yi geçti Trafik arttı: 10 hissede işlem sayısı en az 2.8 katına çıktı BİST'te 10 hissede 4 kriter birlikte yükseldi Borsa İstanbul'da 10 hissede teknik 'AL' sinyali Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
16 Eylül 2026 - 07:53 borsaningundemi.com
A1 Capital günlük bültenine göre, BİST’teki satışta küresel risklerin yanı sıra yüksek TL faizleri, zayıflayan şirket kârları, düşük yabancı yatırımcı derinliği, sınırlı faiz indirimi beklentisi ve artan petrol maliyetleri etkili oluyor.
Küresel piyasalarda görülen hareketleri tek bir zincirle açıklamak mümkün: Orta Doğu’daki arz kesintileri petrolü yükseltiyor; petrol enflasyon beklentilerini bozuyor; tahvil faizleri yükseliyor; Fed’in faiz artıracağı düşüncesi güçleniyor; bunun sonucunda dolar değer kazanırken altın, gümüş ve borsalar baskılanıyor.
BIST’teki satışın şiddeti ise bu küresel tablonun üzerine piyasa likiditesindeki bozulma, Türkiye’ye özgü yüksek faiz, zayıflayan kar beklentileri, mevduat alternatifinin eklenmesinden kaynaklanıyor. BIST’teki düşüşü yalnız “ucuzladı, alım fırsatı oluştu” şeklinde değerlendirmek için erken, Önce satışın niteliğine bakmak gerekiyor.
Brent petrol 108,43 dolarlarda dolaşmaya devam ediyor. Petrol piyasasında şu anda üç risk fiyatlanıyor. Birincisi, Suudi Arabistan’ın Doğu–Batı boru hattının saldırı nedeniyle devre dışı kalması. Bu hat, petrolün Hürmüz Boğazı’na girmeden Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na taşınmasını sağlıyor. Hattın kapanması ve Yanbu’daki yüklemelerin durması, Suudi Arabistan’ın bazı Avrupa sevkiyatlarını iptal etmesine yol açtı.
İkincisi, Libya’da üç petrol sahasının ve Hamada–Zaviye hattının protestolar nedeniyle kapanması. Yani piyasa yalnız Suudi Arabistan kaynaklı tek bir kesintiyi değil, farklı üretim merkezlerine yayılan bir arz daralmasını fiyatlıyor.
Üçüncüsü ise Rusya ve Ukrayna’nın enerji altyapılarına yönelik saldırıların özellikle dizel ve rafine ürün arzını etkilemesi. ABD dizel vadeli işlemlerinin dört yılın en yüksek seviyesine çıkması, sorunun yalnız ham petrol miktarı değil, rafineri ürünlerinin bulunabilirliği olduğunu gösteriyor
Vadeli piyasanın kısa tarafındaki sert yükseliş, piyasanın gelecekteki teorik arzdan çok bugünkü fiziksel petrolü önemsediğini gösteriyor. Bazı fiziksel Avrupa petrol kargolarının 120–130 dolar bandına çıkması, vadeli Brent fiyatının gösterdiğinden daha ciddi bir fiziksel sıkışma bulunduğuna işaret ediyor. Bu nedenle Brent’in 105 dolar olması, bütün alıcıların petrolü 105 dolardan temin edebildiği anlamına gelmiyor. Bundan sonraki hareketi kesintinin süresi belirleyecek. Suudi hattı ve Yanbu yüklemeleri birkaç gün içinde yeniden başlarsa Brent’in içindeki jeopolitik primin bir bölümü çözülür ve 100–103 Dolar bölgesine geri çekilme görülebilir. Ancak kesinti haftalara uzar, Libya kayıpları büyür veya Hürmüz ve Babülmendep geçişleri daha da zorlaşırsa Brent’te 115–120 dolar senaryosu güçlenir.
ABD 10 yıllık tahvil faizi % 5,04’e kadar yükselerek 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Otuz yıllık faiz de % 5’in belirgin şekilde üzerinde. Buradaki hareket yalnız Fed’in bugün 25 baz puan faiz artıracağı beklentisinden kaynaklanmıyor. Tahvil piyasası aynı anda dört riski fiyatlıyor: Petrol kaynaklı enflasyonun kalıcılaşması, Fed’in birden fazla faiz artırımı yapması, ABD’nin yaklaşık 40 trilyon dolarlık borç stokunun finansmanı, Uzun vadeli tahvil arzına karşı yatırımcı talebinin yetersiz kalması.
Son 20 yıllık tahvil ihalesinin % 5,42 faizle gerçekleşmesi ve talebin güçlü olmaması, piyasanın ABD Hazinesinden daha yüksek risk primi istediğini gösteriyor. Dolayısıyla Fed yalnız politika faizini artırmasa bile uzun vadeli faizler mali risk nedeniyle yüksek kalabilir. Burada önemli ayrım şu: Kısa vadeli tahvil faizleri Fed kararını, uzun vadeli faizler ise enflasyonla birlikte borç arzı ve mali güvenilirlik sorununu fiyatlıyor.
ABD 10 yıllık faizinin % 5’i aşması, küresel tahvil piyasasında yeni bir referans faiz oluşturuyor. Bir yatırımcı dolar cinsinden ve yüksek likiditeli ABD tahvilinden % 5 getiri elde edebiliyorsa Alman, Fransız veya İtalyan tahvili almak için daha yüksek getiri talep ediyor. Bu nedenle Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi % 3,57’ye kadar yükselerek 2009’dan bu yana en yüksek seviyesine çıktı. İngiltere 10 yıllık tahvil faizi % 5,4’e, Japonya 10 yıllık faizi % 3’ün üzerine yükseldi. G7 ülkelerinin ortalama 10 yıllık borçlanma maliyeti % 4,285 ile 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Gelelim Fed’e.. Piyasa, politika faizinin 25 baz puan artırılarak % 3,75–4,00 aralığına çıkarılmasına % 90’ın üzerinde olasılık veriyor. Bu, 2023’ten bu yana ilk faiz artırımı olacak. Faiz artırımının gerekçesi yalnız petrol değil. Ağustos ayında ABD tüketici fiyatları aylık % 0,4, üretici fiyatları yıllık % 5,4 arttı. İstihdam 162 bin artarken işsizlik % 4,1’de kaldı. Yani enflasyon yükselirken ekonomi ve iş gücü piyasası Fed’i durduracak ölçüde zayıflamıyor. Ancak 25 baz puanlık kararın büyük bölümü fiyatlara girmiş durumda. Bu nedenle esas hareketi karar metni, yeni ekonomik projeksiyonlar ve Başkan Kevin Warsh’ın basın toplantısı yaratacak.
Fed, petrol şokunun ikincil etkilerini görmek için artırıma gittiğini fakat aralık kararı için verileri bekleyeceğini söylerse piyasa bunu “güvercin artırım” olarak okuyabilir. Bu durumda ABD 10 yıllık faizi % 5’in altına gerileyebilir, doların yükselişi durabilir, Nasdaq ve gelişmekte olan ülke borsaları toparlanabilir. Altın da ilk satışın ardından destek bulabilir.
Fed aralık ayında ikinci artırımı işaret ederse…Bu, “şahin artırım” olur. İki yıllık tahvil faizi başta olmak üzere ABD faizleri yükselir, dolar güçlenir ve büyüme hisseleri baskılanır. Euro/dolar aşağı gider; gelişmekte olan ülke para birimleri, yerel tahviller ve BIST gibi piyasalar yabancı sermaye açısından daha az cazip hale gelir.
Fed faizi değiştirmezse..İlk tepki tahviller ve hisseler için olumlu görünebilir. Ancak enflasyon ve petrol bu kadar yüksekken faiz artırmamak, Fed’in fiyat istikrarı konusundaki güvenilirliğini tartışmaya açabilir. Bu durumda kısa vadeli faizler gerilese bile uzun vadeli tahvil faizleri daha da yükselebilir. Fed 50 baz puan artırırsa…Düşük olasılıklı kuyruk riskidir. Dolar ve kısa vadeli tahvil faizlerinde sert yükseliş; teknoloji, altın, gümüş ve gelişmekte olan piyasalarda güçlü satış görülür. Piyasa bunu Fed’in enflasyonun gerisinde kaldığını kabul etmesi şeklinde yorumlar.
Spot altın 4.266 dolar civarına kadar geriledi ve ağustos başından bu yana en düşük seviyesini gördükten sonra 4.290 dolar çevresine toparlandı. Normal şartlarda savaş, petrol şoku ve yüksek enflasyon altını yükseltmeliydi. Fakat şu anda altının karşısında daha kuvvetli üç baskı var: Dolar yükseliyor, ABD 10 yıllık faizi % 5’i aşıyor ve Fed’in faiz artırması neredeyse tamamen fiyatlanıyor. Faiz getirisi bulunmayan altının fırsat maliyeti yükseldiği için güvenli liman talebi kısa vadede ikinci planda kalıyor.
Altının orta ve uzun vadeli hikayesi tamamen bozulmuş değil. Jeopolitik risk, yüksek kamu borçları, merkez bankası alımları ve rezerv çeşitlendirmesi altının yapısal destekleri. Fakat kısa vadede yönü reel faiz belirliyor. Altında 4.250–4.260 dolar ilk önemli destek bölgesi. Bunun altında 4.200 ve 4.150 dolar gündeme gelebilir. Yukarıda 4.350, ardından 4.400–4.440 Dolar güçlü direnç. Teknik baskının azalması için altının yeniden 4.440 dolar üzerine yerleşmesi gerekiyor.
Son günlerdeki performansa bakıldığında BIST’in yalnız küresel satışlara eşlik etmediği, negatif yönde ayrıştığı görülüyor. Satışın arkasında beş temel iç dinamik var.
Birincisi, yabancı yatırımcı derinliği hâlâ yetersiz. Yabancı payının düşük olduğu bir piyasada yerli fonlardan veya kredili yatırımcılardan gelen satışları karşılayacak güçlü, uzun vadeli alıcı bulunmayabiliyor. Destek seviyeleri kırıldığında algoritmik emirler, zarar-kesler ve teminat tamamlama satışları hareketi hızlandırıyor. İkincisi, TL faizlerinin çok güçlü bir alternatif oluşturması. Üçüncüsü, şirketlerin reel kâr görünümü zayıflıyor. Endeks nominal olarak ucuz görünse bile serbest nakit akımı ve özsermaye kârlılığı aynı ölçüde güçlü değil. Dördüncüsü , TCMB’den hızlı faiz indirimi beklentisi zayıfladı. Beşincisi, petrol artışının Türkiye’ye özel etkisi. (M. BAKİ ATILAL)
Borsa bugün de sert geriledi: BİST'te düşüş hız kesmedi
Borsa İstanbul 2 GYO hissesinde tedbir kararı aldı
Borsa İstanbul'da halka arz sırası bekleyen en büyük şirketler
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.