16 Eylül 2026, Çarşamba · 12:39 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Laiklik, din, kimlik: Kazakistan'da başörtüsü tartışması büyüyor

Kazakistan'da eğitim kurumlarında başörtüsü kullanımının yasaklanması sıkça tartışma konusu oluyor. Son haftalarda da sosyal medyada yaşanan sert polemikler, devletin dini konulardaki yaklaşımını, "Kazak kimliğini" ve la…

Son haftalarda da sosyal medyada yaşanan sert polemikler, devletin dini konulardaki yaklaşımını, "Kazak kimliğini" ve laiklik ilkesini yeniden gündeme taşıdı.

Tartışmanın bir tarafında eğitim kurumlarında dini sembollere izin verilmemesini savunan hükümet, diğer tarafta ise başörtüsünü dini bir yükümlülük olarak gören Müslüman çevreler yer alsa da Kazakistan'daki tablo bundan daha karmaşık.

Zira devlet kurumları, söz konusu yasakları "geleneksel" gördüğü İslam inanışıyla "dışarıdan" veya "radikal" olarak nitelendirdiği dini pratikler arasında bir ayrım çizerek gerekçelendiriyor.


Tartışma yeni değil

Ortaöğretim kurumlarında okul üniformaları ve yasaklara ilişkin düzenlemeler yeni değil. Kazakistan'da bu alandaki temel düzenlemelerden biri, 14 Ocak 2016 tarihli 26 sayılı Bakanlık Emri ile getirildi.

Bu hüküm 2023'te de güncellendi ve bugün de uygulanıyor.

Yayınlanan metnin "Ortaöğretim kurumlarında zorunlu okul üniformasına ilişkin gereklilikler" kısmında yer alan şu ifadeler, bugün hâlâ tartışmanın merkezinde duruyor:

Ortaöğretim kurumlarında zorunlu okul üniforması eğitimin laik niteliğine uygun olmalıdır.

Farklı dini inançlara veya mezheplere ait dini aidiyeti gösteren kıyafet unsurlarının okul üniformasına dahil edilmesine izin verilmez.

Ancak bu konuda yasal adımların atılması tartışmayı sonlandırmadı, aksine yeni sosyal krizlerin de kapısını araladı.

Bunun en dikkat çekici örnekleri, 2018 ve 2023'te Atırav şehrinde yaşandı. Ocak 2018'de 328 öğrenci, 2023'te ise 150'den fazla kız öğrenci başörtüsü yasağı nedeniyle okula giremedi.

Eğitim Bakanlığı ile veliler arasında yapılan görüşmelerin ardından çocukların yeniden okula dönmesi krizi yatıştırdı; ancak başörtüsünün eğitim alanındaki statüsüne ilişkin tartışmaya nokta koyamadı.

O dönemde Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, okullarda laiklik ilkesinin "kesinlikle gözetilmesi gerektiğini" söyleyerek, "Ülkemizde din özgürlüğü yasalarla güvence altına alınmıştır. Bir çocuğun, ancak büyüyüp kendi dünya görüşünü oluşturduktan sonra bu tercihi yapmasının doğru olduğuna inanıyorum" ifadeleriyle konuya yaklaşımını açıkça belli etmişti.

Tokayev'in Kazak kültürü ve kimliği üzerinden tanımladığı laiklik söylemi, Kazakistan'ın yeni anayasal düzeninde de daha açık biçimde ifade edildi.

Yeni Anayasa'da dinin devletten ayrıldığı belirtilirken, eğitim ve yetiştirme sisteminin dini eğitim veren kurumlar dışında laik nitelikte olduğu açıkça hükme bağlandı.

Dolayısıyla hükümet açısından okul üniforması meselesi yalnızca bir kıyafet yönetmeliği değil, anayasal düzeyde tanımlanmış laik eğitim anlayışının bir parçası denebilir.


Dini kıyafetlere yasak okulla sınırlı değil

Kazakistan'da dini kıyafetlere yönelik yaklaşım, yıllar içerisinde kapsamı genişleyen bir olgu.

Örneğin Tokayev, 30 Haziran 2025'te kamusal alanlarda yüzün tanınmasını engelleyen kıyafetlerin kullanımını yasaklayan düzenlemeyi imzaladı. Kanun spesifik bir dini kıyafetin adını vermiyor; ancak yüzü kapatan ve kişinin kimliğinin tespit edilmesini engelleyen kıyafetleri hedefliyor. Tıbbi nedenler, mesleki görevler, hava koşulları, sivil savunma ve bazı spor veya kültürel etkinlikler ise istisnalar arasında.

12 Temmuz 2025'ten itibaren uygulanmaya başlanan kanun kapsamında, yüzünü tamamen kapatan kıyafetler nedeniyle 21 kadına yönelik idari işlem uygulandığını açıkladı.

Yasanın teknik gerekçesi olarak güvenlik kavramı öne sürülüyor. Ancak bu yasak halka, doğrudan dini kıyafet giyip giymemek üzerinden yansıyor. Bu arada yalnızca Kazakistan da değil; Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan da peçe ve benzeri "yüzü kapatan" kıyafetlere yönelik yasaklar uyguluyor.


"Örtünmek" nasıl algılanıyor?

Kazakistan'daki tartışmanın önemli bir diğer boyutu, söz konusu yasaklara dair net bir toplumsal anlayışın bulunmaması.

Örneğin yalnızca gözleri açıkta bırakan nikab (peçe) çoğu zaman "yabancı" bir dini pratik olarak değerlendirilirken başörtüsü hakkında aynı ölçüde ortak bir görüş yok. Bu nedenle başörtüsü, kimi çevreler tarafından Kazak toplumunun İslami gelenekleriyle bağdaştığı yönünde değerlendirilirken kimi çevreler tarafından ise "Kazak kimliğine zarar veren" bir unsur olarak görülebiliyor.

Tartışmanın buraya kadarki kısmı, ülkemizdeki tartışmalarla benzerlikler taşıyor. Ancak Kazakistan'daki özgünlük, okul başörtüsü tartışmasıyla kamusal alandaki yüz kapatma yasağının aynı siyasal çerçevede buluşmasından kaynaklanıyor. İlki esas olarak laik eğitim ve okul üniforması üzerinden, ikincisi ise güvenlik ve kimlik tespiti üzerinden gerekçelendiriliyor.

Örneğin Türkiye'deki tartışmalar ağırlıklı olarak laiklik, Cumhuriyet, modernizm, yaşam tarzı, "dincilik" ve benzeri kavramlar üzerinden ele alınırken, Kazakistan'da yasaklar -Anayasa'da laiklik olsa bile- güvenlik gerekçesiyle uygulanıyor. Bu yaklaşımın arkasında Orta Asya'nın Afganistan'a coğrafi yakınlığı ve bölgenin "radikalleşme", "yasa dışı dini örgütlenme" ve militan ağlara ilişkin uzun süredir taşıdığı güvenlik kaygıları da bulunuyor. Bu olgu, Avrasya ülkelerini özellikle dini örgütlenmeler konusunda en sert kanunları çıkaran ülkelerin arasına soktu.

Yani Kazakistan'daki tartışma yalnızca "laiklik-dindarlık" sınırlarında hareket etmiyor.

Ancak burada bir diğer önemli soru ve sorun devreye giriyor: Hangi dini pratiğin geleneksel, hangisinin "yabancı", "radikal" veya "tehdit" olduğu hangi ölçütlere göre belirleniyor?

İşte Kazak toplumunda "dini yasakların" yarattığı kriz, önemli ölçüde bu tür "sınır bulanıklıklarından" kaynaklanıyor.


Tartışma sosyal medyada

Ancak güvenlik-toplum-inanç hattında yürüyen bu tartışmayı, Kazakistan'ın ünlü simalarından, yapımcı ve eski televizyon sunucusu Bayan Alaguzova yeniden "Türkiye'dekine benzer" bir rotaya çekti.

Alaguzova, Threads hesabından yaptığı paylaşımda din ve dini propagandadan yorulduğunu söyleyen Alaguzova, cehennem, cennet ve "72 huri" inancıyla alay eden ifadeler kullandı ve sosyal medyada büyük tartışma yarattı. Hatta Alaguzova'nın eOtinish adlı resmi başvuru sistemi üzerinden şikâyet edildiği ileri sürüldü ancak resmi bir soruşturma açılıp açılmadığı bilinmiyor.

Alaguzova 8 Eylül'de sözlerinin inananları incittiğini kabul ederek özür diledi. Ancak geri adım atar görünse bile tartışmayı devam ettirecek açıklamalarda bulundu.

"Ben dine değil, halkımıza yabancı dogmaların dayatılmasına, radikal ve fanatik propagandaya karşıyım" diyen Alaguzova; 9 yaşında kızların evlendirilmesi, eğitim veya sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılması, kadınların şiddete maruz kalması ve kendi hayatları hakkında söz sahibi olamaması gibi argümanlar sıralayarak bunlara kesinlikle karşı olduğunu söyledi.

Alaguzova ayrıca, "Ben her zaman kendi ulusal kültürel kodumuzun savunucusu oldum ve olmaya devam edeceğim. Köklerimden, atalarımdan ve geleneklerimden daha üstün hiçbir şeyi asla görmem" ifadelerini kullandı.

Böylece tartışma bir anda inanç, kadın hakları, dini gelenek, ataerki, toplumsal baskı gibi kavramlar üzerinden tartışılmaya başlandı.

Tam da aynı günlerde, Kazakistan Eğitim Bakanı Zhuldyz Suleimenova'ya bazı özel okulların öğrencilere başörtüsüyle derslere girme izni verdiği yönündeki haberler soruldu.

Suleimenova, tüm okulların mevcut üniforma kurallarına uymak zorunda olduğunu söyledi.

Kazak kamuoyu tarafından asıl dikkat çekici kısım ise bakanın söz konusu tartışma hakkında Ulusal Güvenlik Komitesi'nin de devrede olduğunu ve dini kıyafetlere izin veren özel okulların lisanslarının iptal edilebileceğini söylemesi oldu.

Eğitim Bakanının toplumsal bir olayda ülkenin güvenlik aygıtından bahsetmesi, konunun "toplumsal düzen" ve "ulusal güvenlik" meselesi olarak görüldüğünü yeniden teyit etti.


Devlet kurumları tartışıyor

Ancak tüm açıklamalara rağmen hükümetin bu konuda "tek ses" olmadığı ortaya çıktı.

Kazakistan Müslümanları Dini İdaresi, ergenlik çağına ulaşmış Müslüman kadınların başörtüsü takmasının şeriata göre farz olduğunu söyleyerek tartışmaya sert bir giriş yapsa da kısa süre sonra açıklamasını sildi.

Müftülüğün silinen açıklamasında ayrıca öğrencilerin başörtüsü takmasının eğitim almasına engel olmaması gerektiği vurgulandı ve başörtüsüne izin veren özel okulların lisanslarının iptal edilmesi gibi sert tedbirlere destek verilmediği ifade edildi, bakanlık ve ilgili kurumlara kız öğrencilerin okul üniforması kurallarına uyarken başörtüsü takabilmesini sağlayacak özel bir hukuki mekanizma oluşturulması çağrısında bulunuldu.

Yalnızca dindarlar itiraz etmiyor

Tartışmayı daha ilginç hale getiren noktalardan biri, başörtüsüne verilen desteğin yalnızca dini çevrelerden gelmemesi.

Bunlardan biri, Cumhurbaşkanı Tokayev'in eski gayriresmi danışmanlarından ekonomist Olzhas Khudaibergenov. Eğitim Bakanlığı'nın tavrını yanlış bulduğunu söyleyen Khudaibergenov, başörtüsünün ergenlik sonrasında İslam'da dini bir gereklilik olarak görüldüğünü, ancak bunun okul üniformasının rengiyle uyumlu biçimde uygulanabileceğini söyledi.

Ancak yine de Kazakistan yönetiminin başörtüsü konusunda 2 ayrı siyasi kanada bölündüğünü söylemek için henüz erken.

Tartışmanın temelinde, Kazakistan'ın Sovyetler Birliği'nden devraldığı güçlü seküler devlet geleneği ile bağımsızlık sonrasında toplumdaki dini yeniden canlanmanın yarattığı gerilim yatıyor. Eski Sovyet ülkelerinde, Sovyet sonrası bağımsızlığa her zaman milliyetçilik ve dini inançlar da eşlik etti.

Avrupa'daki eski Sovyet cumhuriyetlerinde ulusal kimlik, inanç, Batı kurumları, liberal siyasal değerler ve Avrupa ile bütünleşme fikri, serbest piyasa ekonomisi içerisinde rahatlıkla eritilebildi. Kafkaslar ve Orta Asya'da ise etnik kimlik, gelenek, din ve devlet otoritesi arasındaki çelişkiler çok daha keskin biçimde ortaya çıktı.

Özellikle Müslüman çoğunluklu Orta Asya toplumlarında bağımsızlık, "özgürlük" söyleminde birleşebilen, Sovyet sonrası bir ulus-devlet inşası değil, aynı zamanda İslam'ın kamusal hayattaki yerinin yeniden tanımlanmasıydı.

Kazakistan bu dönüşümü son derece kontrollü bir biçimde ele alan bir devlet. Kazak yönetimi, Sovyetler'den de gelen yönetim tecrübesiyle, ulusal kimlik ve dini tamamen serbest bırakmak yerine kontrollü bir düzenleme mekanizmasına yöneldi.

Kazakistan'daki tabloda devlet, bir yandan laikliği ve kadınların eğitim hakkını savunduğunu söylerken diğer yandan toplumun önemli bir bölümünün benimsediği dini pratiklerin hangisinin "geleneksel", hangisinin "yabancı" veya "radikal" olduğuna karar verme yetkisini kendisinde tutuyor.

Ülkede dini kıyafet üzerinden yaşanan tartışmaların sertliği ve farkı da bir ölçüde buradan kaynaklanıyor. Devlet yalnızca laikliğin sınırlarını değil, aynı zamanda hangi dini görünürlüğün Kazak toplumunun tarihsel ve kültürel kodlarıyla uyumlu olduğuna da kendisi karar veriyor.

Önümüzdeki dönemde tartışmanın yönünü belirleyecek olan yalnızca okullarda başörtüsüne izin verilip verilmeyeceği değil; Müslüman çoğunluklu bir toplumda laik devlet anlayışının, dini özgürlüklerin ve ulusal kimliğin aynı anda nasıl dengeleneceği olacak. Şimdilik Astana'nın tercihi, dini kamusal hayattan tamamen çıkarmaktan ziyade onun sınırlarını devlet eliyle çizmek yönünde görünüyor.

Kaynaklar:

www.gov.kz/memleket/entities/kostanai-bilim/documents/details/532612
https://kazpravda.kz/n/hidzhaby-v-shkolah-beysembaev-rasskazal-kak-reshili-vopros/
https://timesca.com/kazakhstan-hijab-debate/
https://old.adilet.zan.kz/eng/docs/K2600000000

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

Hakkında daha ayrıntılı: KazakistanBAŞÖRTÜSÜLaiklikerkin öncandosya

DAHA FAZLA HABER OKU

Dünya

Suudi Arabistan: Hava savunma güçleri Mekke hava sahasına girmeye çalışan İHA'yı imha etti

Dünya

Kolombiyalı arama kurtarma ekipleri Türk iş insanı Çankaya'nın kullandığı uçağın enkazına ulaştı

Dünya

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: Avrupalılar bize saldırırlarsa, bu savaş farklı olacak ve çok kısa sürecek

ÇEVİRİ Dünya

Güney Afrikalı beyazlar, Trump'a kızgın: "Boşuna heyecana kapılmışız"

İlgili Haberler
Makroekonomi BORSA NEDEN DÜŞTÜ? BİST100’de sert düşüş | Borsa İstanbul bugün neden düşüyor, son durum ne? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi SON DAKİKA | Bakan Şimşek'ten OVP açıklaması CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Hayvan naklinde yeni dönem! Tanımlanmamış hayvanlar için yeni kurallar CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Et ve et ürünlerinde yeni dönem! Dönerde kurallar sil baştan değişti CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi ABD'de hanehalkı geliri rekor kırdı: Yoksulluk oranı geriledi CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.