17 Eylül 2026, Perşembe · 22:45 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Enerji fiyatları, faiz artışları ve enflasyon

Enerji fiyatları, faiz artışları ve enflasyon

Esasen, petrol fiyatlarında meydana gelen yüksek artışlarla beraber piyasa artık sene sonuna kadar ikinci bir 25 baz puanlık artışı fiyatlamaya başladı. Bu bağlamda Warsh'ın özellikle önümüzdeki dönemlere ilişkin faiz patikası ve enerji şokunun ikinci tur etkileri hakkındaki mesajı kararın kendisinden daha önemli olacak.

Daha 15 gün önce 80’lerde gezinen petrol fiyatı 108 dolara yükselmiş durumda. Bu gelişmelerle birlikte ABD 10-yıllık tahvilleri de 24 sene sonra psikolojik bir eşik olarak da görülen %5 sınırını aşmış bulunuyor. Normal şartlarda, Fed’in böyle parasal bir sıkıştırmaya gitmesi karşısında uzun vadeli faizlerde bir gerileme olması beklenebilir. Ancak şahsen bir gerileme olmayacağını, olsa bile bunun oldukça kısıtlı kalacağını düşünüyorum. Fed’in faiz artırım kararı beklentilere tamamen yansıdığı için böyle bir gevşemenin zaten kararın çıkmasından önce olması beklenirdi ki, bu olmadı.

Geçen ayki yazımda ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin artışında öne sürülen sebepleri özetlemiş (yüksek kamu borcu, yatırımcıların vade primi isteği, enflasyon endişeleri, Aİ şirketlerinin yüksek finansman ihtiyacı ve ABD tahvillerini alan ülkelerin artık nette satıcı durumuna düşmeleri) ve son 2 sebebin daha geçerli olduğunu savunmuştum. Ancak o yazıdan beri petrol fiyatları neredeyse %25’e yakın arttı. Artık enflasyon endişeleri de resmin içine iyice girmiş bulunuyor.

Petrol fiyatlarındaki son artışın arkasındaki ana neden ABD–İran çatışmasının alevlenmiş olması ile birlikte Hürmüz'deki tanker trafiğini tekrar ciddi biçimde bozmuş olması. Bu duruma bir de normalde Hürmüz'ü bypass edebilmek için çok önemli olan Suudi Arabistan’ın East-West boru hattının drone saldırısı sonrasında kapatılması ve İran destekli Husilerin Yemen'de ilerlemesi ve Bab el-Mandeb çevresindeki güvenlik riskinin büyümesi de eklenince petrol fiyatları iyice yükseldi.

Piyasa ilk başta "geçici savaş primi" verdi; sonra bunun kalıcılaşabileceğini görmeye başladı. Bu zincir uzadıkça piyasa fiyatı "çatışma bittiğinde petrol normale döner" varsayımından uzaklaşıyor. Nitekim dün ABD petrol stokları beklenmedik şekilde 7.1 milyon varil artmasına rağmen Brent ancak yaklaşık %1 geriledi; çünkü jeopolitik arz riski stok verisinin önüne geçiyor.

Öte yandan, bu hafta Japonya Merkez Bankası (BoJ) de toplanıyor, ve ondan da 25 baz puan bir artışla faizi %1.25’e çekmesi bekleniyor. Bu faiz seviyesi normalde düşük görülebilir, ancak Japonya için son 31 yılın en yüksek seviyesi olacak! Bilindiği gibi Avrupa Merkez Bankası da geçen hafta politika faizini %2.50’ye çıkarmıştı. Kısaca her yerde faiz artışları gündemde.

Bu faiz artışları 2 yoldan Türkiye ekonomisini etkileyecek. Birincisi, yurtdışı borçlanma maliyetlerimiz otomatik olarak artacak. İkincisi ise, Japonya’nın da faiz artırım sürecine girmesi ile (ki 2017 ilk yarı sonunda %1.75’e çıkması bekleniyor), bizim gibi ülkelere sıcak para yatırımı için (carry trade) en elverişli para birimi olan Yen’in bu anlamda cazibesi kalmayacak. Bu da bizim ancak daha çok prim vererek sıcak para çekebileceğimiz anlamına geliyor. (Tabi, şahsen sıcak paranın bizim için zaten bir “şer” olduğunu düşünürüm, o da ayrı!)

Gelelim petrol fiyatlarındaki artışın bizim ekonomimize, özellikle de enflasyona etkisine. Her ne hikmetse, 13 Ağustos’ta hiç de akıllıca olmayan bir kararla motorin üzerindeki eşel mobil uygulaması kaldırılmış, ve Eylül’den itibaren ÖTV’nin her ay 3TL artmasına karar verilmişti. Ancak, fiyatların ve rafineri marjındaki artışların neticesinde son 3 haftada motorin %29 gibi çok yüksek bir oranda arttı. (Aynı dönemde benzindeki artış eşel mobil neticesinde %8 ile daha sınırlı kaldı.) Motorinin taşıt araçları kullanımı nedeniyle doğrudan TÜFE’ye yansıması çok yüksek değil. Ancak taşımacılık, ulaştırma, tarım ve iş makineleri üzerinden etkisi çok yüksek. Bu etki öncelikle ÜFE’ye, sonrasında da TÜFE’ye yansıyacaktır.

Hal böyle iken, TCMB’nin faiz indirimine gitmesi artık söz konusu bile değil. Aksine, petrol fiyatlarının beklendiği gibi yüksek seyrini sürdürmesi halinde hem enflasyon beklentileri, hem de fiili gerçekleşmeler daha da bozulacak. Bu durumda faiz artırımı bile gündeme gelebilir!

İlgili Haberler
Borsa ABD'de mortgage faizleri yüzde 7 sınırında Foreks · 1 saat önce Makroekonomi Euro Bölgesi’nde enflasyon ağustosta yüzde 3,2’ye yükseldi CNN Türk Ekonomi · 2 saat önce Borsa Avrupa borsaları, petrol fiyatları ve ABD borsalarının etkisiyle yükseldi Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Avrupa borsaları petrol fiyatlarının etkisiyle yükseldi Borsanın Gündemi · 2 saat önce Makroekonomi Küresel devlerin Fed tahminleri belli oldu CNN Türk Ekonomi · 3 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.