17 Eylül 2026, Perşembe · 12:57 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Arnavut ideolog Dr. Elvis Hoxha ile söyleşi: "Mladiç onore edilirken, UÇK komutanlarının mahkûm edilmesini sindiremiyorum!"

Dün Lahey'de Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (Ushtria Çlirimtare e Kosovës – UÇK) eski komutanları Hashim Thaçi, Jakup Krasniqi, Kadri Veseli ve Rexhep Selimi'nin tutuklu yargılandığı davanın karar duruşması vardı. Mahkemede…

Bu mahkemenin çıkış noktasında, 2011 yılında İsviçreli siyâsetçi Dick Marty'nin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) için hazırladığı ve UÇK yönetimini organ kaçakçılığı gibi ağır suçlamalarla itham eden rapor yatıyor. İddialar sonraki yıllarda bütünüyle çürütülmüşse de rapor Lahey'de "Kosova Özel Uzmanlık Daireleri" adıyla yeni bir mahkemenin kurulmasına olanak tanıdı.

Kararlar Arnavutluk'tan Kosova'ya, Kuzey Makedonya'dan Karadağ'a ve diaspora Arnavutlarına değin tüm Arnavut âleminde haklı bir infial yarattı. Büyük-Sırp şovenizmine karşı Kosova Arnavutlarının meşru ulusal savunma kuvveti olarak zuhur eden UÇK'nın savaşın esas saldırgan ve soykırımcı failleriyle eşitlenmeye çalışılması ağır bir utanç vesikası niteliğinde.

Adı geçen dört şahsiyetin akıbetinin ötesinde pratikte yargılanan topyekûn bir halkın "hayatta kalma" içgüdüsü oldu. Kosova Arnavutları 1990'lı yılların sonlarına doğru Miloseviç'in himâyesinde ve bütün Sırp devlet teşkilâtının iştirâkiyle yürütülen sistematik şiddetin en "yalnız" mağdurlarıydılar.

Yugoslavya döneminde yıllar boyunca ezilen, horlanan ve hapsedilen Kosova Arnavutları mütemadiyen psikolojik, siyâsî, kültürel, sosyal ve ekonomik muhtelif eziyet çarklarından geçirildiler. Son kertede sergiledikleri "savunma refleksi"nin ise bugün uluslararası mahkemeler marifetiyle sorgulanır ve hatta cezalandırılır hâle gelmesi, meselenin sadece hukukî bir dava olarak değil, kolektif hafızada açılan derin bir yara olarak okunması gerektiğini gösteriyor.
Uluslararası adalete gölge düşüren söz konusu kararları Kosova'nın mevcut Başbakanı Albin Kurti'nin liderliğini üstlendiği iktidardaki Lëvizja Vetëvendosje ("Kendi Kaderini Tayin Hareketi") partisinin Başkanlık Kurulu Üyesi ve başlıca ideologlarından Dr. Elvis Hoxha'yla Independent Türkçe için konuştum.

Sinan BAYKENT (SB) – Sayın Hoxha, dilerseniz konunun yakıcı kısımlarına geçmeden evvel biraz UÇK'nın tarihçesinden bahsedelim. UÇK neydi, nasıl ve neden oluştu?

Elvis HOXHA (EH) – Bir ordu olarak UÇK'nın çıkış tarihi tabii ki belli. Ancak onu ivmelendiren iki olay oldu. Birincisi Sırp polisi tarafından öldürülen öğretmen Halit Geci, ikincisi de Jashari ailesinin katledilmesi. Bu katliamda çocuklar da dâhil, 59 kişi yitirildi. Silâhlı direniş fikrinin kökleri ise daha eskilere dayanıyor. Arnavut halkının Yugoslavya'da "üçüncü sınıf" vatandaş muamelesi gördüğü unutulmamalı. Dolayısıyla, UÇK "yoktan var olmuş" bir şey değil. 1945-1991 arası çok şiddetli bir siyâsî esaret dönemidir Kosova Arnavutları için. Miloseviç'in gelişiyle birlikte iki biçimli direniş oldu: Barışçıl (1990'da Kaçanik'teki Anayasa ilânı) ve silâhlı (o da sivil halkı koruma amaçlı). Yugoslavya dağılırken şöyle ilginç bir şey oldu: Yugoslavya gitgide küçülüyordu ve fakat Sırbistan da aynı ölçüde büyüyordu. Ve bu süreçte Arnavutların esir alınmaları sürdü. Sırbistan karşısında tek kaldık, üstelik Miloseviç'in Sırbistan'ıyla! Sırpçılık bu vesileyle hıncını yalnızlaşan Arnavut halkına yönlendirdi. Başlangıç böyle.


SB – Peki, mevcut duruma nasıl geldik? Lahey kararlarını nasıl okuyorsunuz?

EH – Burada vahim olan bir durum var. Lahey'de Arnavutlar için açıklanan cezalar, mahkûm edilmiş Sırplarınkinden bile fazla. Lahey'in baltayı taşa vurduğu nokta, Boşnak soykırımıyla Sırp devletinin idâresi arasında bir ilişki kuramamasından itibaren başlamıştı zaten. Lahey o andan itibaren suçu "görece" bir zemine oturttu zira. Mladiç'le Miloseviç arasında bir bağ kuramadı Lahey, düşünebiliyor musunuz? Mladiç'in cenazesi şimdi Sırbistan'da onore ediliyor. Bu mahkemede, ki Lahey'deki "Kosova Özel Uzmanlık Daireleri"nden bahsediyorum, ilk düğme baştan yanlış iliklendi. Oluşumu hatalı. Arnavutlar uluslararası adalete gereğinden fazla inandılar. Aşırı bir inanç vardı. İkincisi, İsviçreli Dick Marty'nin Avrupa Konseyi için hazırladığı rapor oldu. Çok ağır suçlamalar yöneltildi orada. Organ kaçakçılığı vb. iddiaları gündeme taşıdı. Bunların olağanüstü yalanlar olduğu biliniyor, tescilli. Mahkemenin kuruluşu ilk etapta özgüvenle karşılandı. Fakat zamanla bu mahkeme mono-etnik bir yapıya büründü. Sadece Arnavutlar yargılandı. Yağdırılan cezalar Kosova Arnavutlarında ve hatta topyekûn Kosova Cumhuriyeti'nde uluslararası adalete nispetle müthiş bir güven kaybı tetikledi. Çok ağır kararlar.


SB – Uluslararası adalete olan güvenin bu denli sarsılması beraberinde hangi etkileri getirir sizce?

EH – Bu salt uluslararası adaletin "ahlâkı"na dair bir güven kaybı meselesi değil. Adil olmanın imkânlarını, zeminini yitiriyorsunuz. Bu ulusal kurtuluş savaşı NATO tarafından desteklendi. Onun da sebebi açık: Boşnak soykırımı esnasındaki reaksiyon eksikliğinin telafisi içindi. Dolayısıyla burada bir mantık hatası var. Bu noktadan itibaren herhangi bir kurtuluş savaşı meşru görülebilir mi? Soykırıma, etnik temizliğe tevessül edenler sivil halkı ve aileleri korumak için ayağa kalkanlardan daha az ceza aldı. Bu yalnızca Kosova Arnavutlarının, Kosova Cumhuriyeti'nin sorunu değil. Bu sorun uluslararası güçlerin, Batılı güçlerin tam kalbinde konumlanan bir sorundur bu saatten sonra. Mahkemenin tarihsel bağlamı, Sırp soykırımcılığını hiç hesaba katmaksızın karar veriyor oluşu başlı başına bir paradokstur.


SB – "Adil olmanın zeminini yitiriyorsunuz" dediniz. Bu eleştirinizi daha ziyâde Batı kurumlarına yaptığınızı anlıyorum. Doğru mu?

EH – Bu kararları müteakip ben kendimi huzursuz hissediyorum. Bunu söylemem lazım. O hâlde adaletin temsilini nasıl sağlayacaksınız? Adaletin çerçevesini nasıl oturtacaksınız? Adalet kavramının kültürel, Batılı, liberal, demokratik referansını nasıl tesis edeceksiniz? Şahsen ben bu Batı kültürü içinde yetiştim. Şimdi ne anlamam gerektiğini ise bilmiyorum. Mladiç'in Sırp başkentinde onore edildiği bir vasatta halkının özgürlüğü için ölüme yürüyen insanların bu cezalara çarptırılmasını içime sindiremiyorum. Bu insanlar ne soykırım yaptılar ne de terörizm. Sınırı geçmediler, Belgrad'a gidip terör eylemleri gerçekleştirmediler. Bunların hiçbiri olmadı. Odağında yalnızca sivil halkın savunması olan bir organizasyondu UÇK.


SB - Az önce Kosova Arnavutlarının da mahkemenin teşkil edilmesinde "fazla inançlı" davrandıklarını söylemiştiniz. Farklı ne yapılabilirdi?

EH – Zaman ve imkânlarımız elverseydi, kamusal düşüncenin veya düşüncenin özgür-etik kamusal ifâdesinin önü açılabilseydi farklı davranabilirdik. Dick Marty'nin – ki hayatının sonlarında Sırplarca tehdit ediliyordu, düşünün! – suçlamaları boşa çıkartıldıktan, bunların yalan olduğu tescillendikten sonra böylesi bir mahkemenin fikrini dahi ortadan kaldırmamız gerekirdi. Mahkemeye temel teşkil eden suçlamaların yalan ve yanlış olduğu anlaşılmıştı zaten. Bunun yerine en kötüsünü, en fecisini muhafaza ettik. Suçlayıcıları suçlamak varken, biz bu mahkemeyi muhafaza ettik. Bu mahkeme de yalanı cisimleştirmek için her şeyi yaptı.


SB – Büyük bir hayal kırıklığı yaşadığınızı sezebiliyorum. İlerisi için endişeli misiniz? Bir sonraki safha ne olur?

EH – Bu kararlarla kuralsızlığa ve tutarsızlığa gittiğimiz kanısındayım. İçinde yaşadığımız zamanlar zaten yeterince hassasken, üstüne bir de bu tür muhakemeleri eklerseniz çok değişkenli bir referans silsilesine doğru gidilir. Dahası, bunlar birbiriyle uyumsuz sistemler. Artık bilmiyoruz. Hiç bilmiyoruz.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

Hakkında daha ayrıntılı: KOSOVAuçkElvis Hoxhasinan baykentSÖYLEŞİ

DAHA FAZLA HABER OKU

TÜRKİYE'DEN SESLER

Gürbüz Evren 14. yüzyılda yaşamış prensin eli Ukrayna'da savaşan Rus askerlerine gönderildi

TÜRKİYE'DEN SESLER

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Hindistan'ın uzay girişimleri: Türkiye-Hindistan ilişkileri için değerlendirilmemiş bir fırsat

PODCAST

TÜRKİYE'DEN SESLER

Umut Berhan Şen Birleşik Krallık'ta tarihi çatlak: İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dan Londra'ya ortak bağımsızlık düellosu!

TÜRKİYE'DEN SESLER

Cihad İslam Yılmaz Çift ayna doktrini: Millî İstihbarat Teşkilatı'nın çoklu kimlik sanatı

İlgili Haberler
Makroekonomi Türkiye'de motosiklet sayısı 7,6 milyonu aştı! 7 ilde otomobilden fazla CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi SPK 17 EYLÜL FON KARARI: İşleme kapatılan yatırım fonları hangileri? TEFAS işlemlerine kapatılan fon listesi CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi İstanbul'dan ihracatta tarihi rekor! Ağustosta 8,8 milyar dolara ulaştı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Emlak Katılım'dan Katılımevim ve Birevim Hamlesi! Satın alma görüşmeleri başladı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan borsa açıklaması: Sermaye piyasasında sorun yok CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.