Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >Soruşturma haberi Göknur Gıda’yı vurdu: Hisseler devre kesti >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI Küresel piyasalarda Fed fırtınası Borsada kara gün: Likidite ve fon satışları baskıyı artırdı Borsada 14 bin alarmı: Gözler Fed'de BİST'teki satışı tetikleyen 5 kritik dinamik! Piyasalarda gözler ABD'de: Bir gün kaldı! Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ Fiyat ve işlem birlikte yükseldi! BİST'te 8 hisse dört kriteri sağladı 10 hissede teknik AL sinyali: 3’ünde 8 göstergenin tamamı aynı yönde Metal sektöründe 4 şirkette büyüme yüzde 100'ü aştı Enerji sektöründe 12 şirket satışlarını artırdı 10 hissede teknik AL sinyali: 6 hissede 8 göstergenin tamamı aynı yönde Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
17 Eylül 2026 - 09:34 borsaningundemi.com
A1 Capital günlük bültenine görei BIST 100, dün %5,54 düşüşle 13.122,58 puandan kapandı. Endeks 12.817 seviyesini görürken, 262,4 milyar TL işlem hacmiyle likidite ve fon kaynaklı satış baskısı öne çıktı.
Bugün itibariyle küresel piyasaların ana hikayesi artık yalnızca petrol değil; Fed’in üç yılı aşkın sürenin ardından yeniden faiz artırımına başlaması ve bunun tek seferlik bir hamle olmayabileceğini açık biçimde göstermesi.
Fed politika faizini 25 baz puan yükselterek % 3,75–4,00 aralığına çıkardı. Karar oybirliğiyle alındı. Daha önemlisi, 18 Fed üyesinden 16’sı yıl sonuna kadar en az bir artış daha bekliyor. Başkan Kevin Warsh da ekonominin güçlendiğini, istihdam piyasasının tam istihdama yakın olduğunu ve yaz aylarında çekirdek enflasyon eğiliminde anlamlı bir iyileşme görülmediğini söyledi.
Piyasanın dün akşam aldığı temel mesaj ise; “Fed, petrol kaynaklı enflasyonun geçici olacağına güvenmiyor; güçlü ekonomi kendisine faiz artırmak için alan sağladığı sürece enflasyon riskine karşı önleyici davranacak” Bu nedenle Fed kararı sonrasında kısa vadeli ABD tahvil faizleri ve dolar yükselirken, uzun vadeli faizlerde daha sınırlı hareket görüldü. Getiri eğrisinin yataylaşması, piyasanın “Fed kısa vadede daha fazla sıkılaşacak ama bu sıkılaşma ileride büyümeyi yavaşlatacak” düşüncesini fiyatladığını gösteriyor.
Fed kararında ne değişti?...Faiz artışı zaten büyük ölçüde bekleniyordu. Piyasayı asıl şaşırtan, Warsh’ın bu artışı tek seferlik bir enerji şoku önlemi olarak sunmaması oldu. Fed’e göre ABD ekonomisi hala güçlü, iş gücü piyasası belirgin biçimde bozulmuş değil ve talep yüksek faizlere rağmen dirençli. Ağustos perakende satışlarının aylık % 1,2 artması da bu görüşü destekledi. Bu tablo Fed’in önündeki büyüme engelini azaltıyor.
Diğer tarafta tüketici enflasyonu aylık % 0,4, yıllık % 3,4; üretici enflasyonu ise yıllık % 5,4 seviyesinde. Petrol ve motorin fiyatlarındaki artışın ulaştırma, üretim ve hizmet fiyatlarına yayılma riski bulunuyor. Dolayısıyla Fed, yalnızca bugünkü enerji enflasyonuyla değil, bu artışın ücret ve fiyatlama davranışını bozması ihtimaliyle mücadele ediyor. Fed’in yeni projeksiyonları en az bir artış daha öngörürken, faiz piyasaları yıl sonuna kadar yeni bir artışa yaklaşık % 90 ihtimal veriyor. Ekim toplantısında artış ihtimali yaklaşık % 50’ye yükseldi. Goldman Sachs tahminini değiştirerek ekim ayında ikinci bir 25 baz puanlık artış beklemeye başladı; Bank of America ise ekim ve aralıkta iki artış ihtimalini gündemde tutuyor.
Bu noktadan sonra piyasa, faizlerin nereye kadar çıkacağından çok hangi koşulda duracağını tartışacak. Petrol yeniden 110 doların üzerine çıkar, çekirdek enflasyon % 0,3–0,4 aylık artışını sürdürür ve istihdam güçlü kalırsa Fed ekim ve aralıkta yeniden artırabilir. Petrol geriler, tüketim ve istihdam yavaşlarsa Fed bir artışın ardından beklemeye geçebilir.
Fed sonrasında gece boyunca artan oynaklığa rağmen ABD vadeli endekslerinde sınırlı bir tepki alımı var: Dow vadeli kontratı yaklaşık % 0,2 , S&P 500 vadeli kontratı yaklaşık % 0,2 , Nasdaq 100 vadeli kontratı yaklaşık % 0,4 artıda. Bu hareket, Fed’in şahin mesajının sindirilmeye çalışıldığını gösteriyor. Ancak henüz güçlü bir risk iştahından söz etmek zor. Çünkü iki yıllık ABD tahvil faizi % 4,72–4,73, 10 yıllık faiz ise % 5 civarında. S&P 500 için % 5’lik risksiz getiri ciddi bir değerleme baskısı yaratmaya devam ediyor.
Fed kararı sonrasında iki yıllık tahvil faizi % 4,725 ile Temmuz 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. ABD 10 yıllık tahvil faizi ise % 5 civarında. Kısa vadeli faizlerin daha hızlı yükselmesi, doğrudan ek Fed artışlarının fiyatlandığını gösteriyor. Uzun vadeli faizlerin daha sınırlı yükselmesi veya zaman zaman gerilemesi ise sıkı para politikasının ileride büyümeyi ve enflasyonu aşağı çekeceği beklentisini yansıtıyor.
Bu nedenle getiri eğrisi yataylaşıyor. Bu hareketin piyasa açısından anlamı : Bankaların kısa vadeli fonlama maliyeti yükseliyor. Kredi kartı, tüketici ve şirket kredileri pahalanıyor. Konut kredisi faizleri yüksek kalıyor. Kısa vadeli tahviller hisse senetlerine karşı cazip hale geliyor. Ekonomide 2027’ye doğru daha belirgin yavaşlama riski oluşuyor.
ABD’de konut kredisi faizi % 6,76’ya yükselirken, konut üreticileri güven endeksi eylülde 32’ye gerileyerek son bir yılın en düşük seviyesine indi. Firmaların % 38’inin satış yapabilmek için fiyat indirimine gitmesi, yüksek faizin reel ekonomiye aktarılmaya başladığını gösteriyor. Dolar endeksi yaklaşık 100,3 ile son yedi haftanın en yüksek bölgesinde. Euro/dolar 1,1455–1,1460. MSCI Asya-Pasifik endeksi yaklaşık % 0,4 yükselirken Nikkei % 0,5 civarında artıda. Buna karşılık Çin CSI 300 ve Hong Kong Hang Seng endeksleri ekside seyrediyor. Japonya’da yükselişin arkasında ihracatçı şirketler ve BOJ öncesindeki pozisyonlanma bulunuyor. Ancak yenin zayıf kalması Japonya’nın ithal enerji enflasyonunu artırıyor. Bu nedenle BOJ’un daha sıkı bir politika izlemesi yönündeki baskı güçleniyor.
Çin tarafında ise sorun Fed’den daha yapısal. Son açıklanan verilerde sanayi üretimi yıllık % 5,2 artarak beklentiyi aşmıştı; fakat perakende satış büyümesi % 0,4’te kalmış, sabit sermaye yatırımları % 7,2 ve gayrimenkul yatırımları % 19,9 gerilemişti. Bu tablo, Çin’in üretmeye devam ettiğini fakat iç talebin ve yatırım iştahının toparlanmadığını gösteriyor. Güçlü dolar ve yüksek ABD faizi de PBOC’nin genişleme alanını daraltıyor. Çin faiz indirirse yuan üzerinde baskı oluşabilir; indirmezse iç talep zayıf kalabilir.
Bu sabah Avrupa vadeli endeksleri de pozitif açılışa işaret ediyor. DAX ve Euro Stoxx 50 vadelileri yaklaşık % 0,5, FTSE 100 vadelileri % 0,3–0,4 civarında artıda. Ancak Avrupa için temel sorun ortadan kalkmış değil. ECB geçen hafta mevduat faizini % 2,50’ye yükseltti. Almanya 10 yıllık tahvil faizi çok yıllı zirvelerde ve enerji maliyetleri Avrupa sanayisi üzerinde yeniden baskı oluşturuyor. Bugünün en önemli Avrupa kararı İngiltere Merkez Bankasından gelecek. Bankanın politika faizini % 3,75’te sabit tutması bekleniyor. Ağustos enflasyonunun % 3,1’e yükselmesi ve petrol fiyatlarının yüksek kalması nedeniyle faiz indirimi masada değil. Bununla birlikte BOE’nin yıllık bilanço küçültme, yani QT hızını 70 milyar sterlinden yaklaşık 50 milyar sterline düşürmesi bekleniyor.
Dün bültenimizde önceki günkü satışın şiddetini piyasa likiditesindeki bozulma olarak nitelendirmiş ve satışın nedenine bakın demiştik. BIST 100 dün % 5,54 düşüşle 13.122,58 puandan kapandı. Endeks gün içinde 12.817’ye kadar geriledi; toplam işlem hacmi 262,4 milyar TL oldu.İçerideki fon hareketleri, kaldıraçlı pozisyonların kapanması, zarar-kes emirleri ve teminat tamamlama satışları düşüşü hızlandırdı. Gün içinde devre kesicinin çalışması da satışın mekanik boyutunu gösterdi. Burada temel sorun şuydu: İlk satış dalgası geldikten sonra likidite azaldı; bazı yatırımcıların pozisyon kapatması gerektiği için fiyat gözetmeden satış yapması, hareketi şirketlerin temel değerlerinden kopardı. Bakalım bugün EKK nasıl bir karar alacak ? ya da alacak mı?
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.