YAYINLAMA 21 Eylül 2026 00:00
GÜNCELLEME 21 Eylül 2026 00:18
İMAM GÜNEŞ
Süt ürünlerindeki üretim gücünü dondurmayla buluşturan Milk Academy, fabrikanın içine kurduğu dört hatlı yeni tesisle sektörde farklı bir üretim modeline geçti. Şirketin hikâyesi ise 2000’li yılların ikinci yarısında Ortadoğu’da yükselen Türk labnesi talebiyle başladı. Üç sektör profesyonelinin kurduğu şirket kısa sürede büyürken, ihracatını büyük ölçüde Suudi Arabistan’a bağladı. Ancak tek pazara bağımlı yapı, bölgedeki siyasi ve ticari dalgalanmalarla şirketi kırılgan hale getirdi. Ekonomik olarak zor geçen yıllarda yatırımların yavaşlamasıyla üretim hatları da yaşlanmaya başladı.
Tam bu dönemde sanayi yatırımlarını büyütmek isteyen Cabir Holding gıda sektörüne yöneldi. Holding yönetimi dondurma pazarındaki potansiyeli araştırırken süt altyapısına sahip Milk Academy satışa çıktı ve şirket 2023’te grubun bünyesine katıldı. Satın almanın ardından Bursa Mustafakemalpaşa’da bulunan fabrikadaki mevcut hatlar modernize edildi, sürülebilir peynir kapasitesi iki katına çıkarıldı ve fabrikanın içine dört hatlı yeni bir dondurma tesisi kuruldu.
56 milyon Euro’luk dönüşüm
Şirketin dönüşümünü anlatan Milk Academy CEO’su Hüseyin Balcı, “Biz burayı aldığımızda dondurma yoktu. Mevcut hatlarımızı modernize ettik, kapasitemizi artırdık. Şu anda yaklaşık 700 ton günlük süt alma kapasitemiz var. Dondurma tarafında ise bir hat kurmadık, yeni bir fabrika kurduk diyebiliriz. İçerisine dört hat yerleştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Satın alma dahil ilk yatırımlarla birlikte 56 milyon euronun üzerinde bir büyüklüğe ulaştık. Dondurma sadece makine yatırımı değil. Know-how, tedarik zinciri, eksi 22 derece depolama ve güçlü bir dağıtım altyapısı gerekiyor. Bursa Tepecik’te 9 bin metrekarelik eksi 22 derece depomuzun yanında 6 bin metrekarelik bir soğuk depomuz bulunuyor. Şu anda yaptığımız yatırımların önemli bölümü de verimliliği ve otomasyonu artırmaya yönelik” dedi.
Satın alma öncesinde ihracatın büyük bölümünün tek pazara bağlı olduğunu belirten Balcı, şunları söyledi:
“Biz şirketi aldığımızda peynir ihracatının yaklaşık yüzde 85’i Suudi Arabistan’a gidiyordu. Tek pazara bu kadar bağımlı olmak ciddi risk. 2023’ten bu yana bu yapıyı değiştirdik. Bugün Balkanlar’dan İngiltere’ye, ABD’den Filipinler’e kadar yaklaşık 20 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’nin özellikle süt ürünlerinde güçlü bir itibarı var. Türk labnesi Körfez’de başlı başına bir ürün algısına dönüşmüş durumda. Ancak yalnızca bu avantajla ilerleyemeyiz. Maliyetler yüksek. Bu nedenle teknoloji gerektiren, katma değeri yüksek ürünler üretmek zorundayız.”
Yoğurttan dondurma yaptı
Milk Academy’nin ürün geliştirmede dondurma ile süt ürünleri altyapısını bir araya getirdiğini belirten Balcı, şirketin yeni ürünlere yoğunlaştığını belirterek, şöyle devam etti: “Süt fabrikasının içinde dondurma fabrikası olmasının avantajını kullanacağız. Bu yıl ilk kez yoğurtlu dondurma yaptık ve bir perakendeciye verdik. Çok talep gördü. Şimdi farklı lezzetler geliştiriyoruz. Biz lezzetten vazgeçmeden daha sağlıklı ürünler yapmak istiyoruz. Dünyada yüksek proteinli ürünler çok hızlı büyüyor. Biz de bu alana çalışıyoruz. Sürülebilir peynirlerde labne, taze krem peynir ve krem peynirin yanında kuarkı da ürün grubumuza ekliyoruz. Sürekli aynı ürünü yaparak ayakta kalamazsınız. Bunun için güçlü Ar-Ge gerekiyor. Biz de önümüzdeki dönemde Ar-Ge Merkezi kurmayı planlıyoruz.”
“Sütte rekabet fabrikada kazanılıyor”
Süt sektöründe şirketlerin birbirine yakın hammadde maliyetleriyle çalıştığını vurgulayan Balcı, farkı proses verimliliğinin yarattığını belirtti. Sütün fiyatının aşağı yukarı herkes için belli olduğunu dile getiren Balcı, “Dolayısıyla büyük farkı satın alma fiyatında yaratamazsınız. Asıl fark proses verimliliğinde ortaya çıkıyor. Bir litre sütün içindeki yağ ve proteini ne kadar verimli ürüne dönüştürürseniz o kadar rekabetçi oluyorsunuz. Standart üründe düşük maliyetli ülkelerle yarışmak zor. Bizim çıkış yolumuz teknoloji, kalite ve katma değer. Sürülebilir peynirlerde, taze beyaz peynirde ve yeni nesil ürünlerde bunu yapabiliyoruz. Büyük küresel oyuncularla rekabet de bizi sürekli kendimizi yenilemeye zorluyor” diye konuştu.
Süt sektörü için 5 maddelik reçete
Milk Academy CEO’su Hüseyin Balcı, Türkiye süt sektörünün rekabet gücünü artırması için öne çıkan başlıkları şöyle sıraladı:
1. Üretim Anadolu’ya yayılmalı. Süt üretiminin Batı’da yoğunlaşması lojistik maliyetini yükseltiyor. Hayvancılığın Doğu Anadolu başta olmak üzere farklı bölgelere yayılması gerekiyor.
2. Üretici eğitilmeli. Hayvan besleme, hijyen, süt kalitesi ve antibiyotik kullanımı konusunda çiftçilerin büyük sanayi kuruluşlarıyla birlikte geliştirilmesi gerekiyor.
3. Verimlilik artırılmalı. Rekabet yalnızca çiğ süt fiyatıyla değil, sütün içindeki yağ ve proteinin daha yüksek oranda ürüne dönüştürülmesiyle sağlanmalı.
4. Katma değerli ürüne geçilmeli. Standart ürünler yerine yüksek proteinli, inovatif ve ihracat potansiyeli yüksek ürünlere odaklanılmalı.
5. Ar-Ge ve teknoloji yatırımı hızlanmalı. Otomasyon, robotik üretim ve yeni ürün geliştirme yatırımları küresel rekabet için temel unsur haline getirilmeli.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.