SPK, yedi portföy yönetim şirketinin toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Tasfiye kapsamındaki fonların toplam portföy büyüklüğü 984,8 milyar TL (20,5 milyar dolar), etkilenen kişi sayısı ise 732 bin 600. Listenin başında Tera Portföy ve Pusula Portföy geliyor. Tera’nın tasfiye kapsamındaki fon sayısı altı.
Rakamın büyüklüğü kadar önemli olan soru, fonların içinde ne olduğu ve bu varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyatlardan nakde çevrileceği. SPK, özellikle fiili dolaşımı düşük bazı hisselerde ekonomik gerçeklikle ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri yaşandığını açıkladı. Bu nedenle bazı varlıkların satışından gelecek tutarın mevcut portföy değerlerinin altında kalması bekleniyor.
Risk seviyesi düşük fonlarda bile tasfiye kararından önce yatırımcıların geri ödeme taleplerinin karşılanmasında sıkıntılar yaşanıyordu. Bunun çarpıcı örneği Tera Portföy Para Piyasası Fonu (TP2). Risk seviyesi 2 olan bu fonda 16 Eylül’de katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştu. Aynı gün Tera Portföy Hisse Senedi Fonu’nda da temerrüt açıklandı.
Küçük yatırımcının kafasını karıştıran soru burada ortaya çıkıyor: Risk seviyesi 2 olan bir fonda nasıl oluyor da yatırımcı parasını zamanında alamıyor?
Çünkü risk seviyesi ile likidite aynı şey değil. Risk değeri esas olarak fonun geçmişteki fiyat oynaklığına ilişkin bir gösterge. Risk seviyesi 2, “yatırımcı parasını istediği anda mutlaka alır” anlamına gelmiyor. Portföydeki varlıklar yeterince hızlı ve değer kaybetmeden satılamıyorsa düşük riskli bir fonda bile likidite sorunu yaşanabiliyor. Tera olayında tartışmanın düğümlendiği yer de burası.
TP2’nin portföyündeki ters repo işlemleri de bu nedenle dikkat çekiyor. Ters repo, fonun parasını kısa süreliğine karşı tarafa kullandırması ve karşılığında menkul kıymeti teminat olarak alması anlamına geliyor. Vade geldiğinde karşı tarafın parayı faiziyle birlikte geri ödemesi gerekiyor. Ancak Tera’nın KAP açıklamasında ödemelerin doğrudan ters repo işlemleri nedeniyle yapılamadığı belirtilmiyor. Şirket, durumu katılma payı iade ödemelerinde oluşan temerrüt ile likidite yönetimi ve mutabakat süreçleri üzerinden açıkladı.
Fon krizi Tera’ya nasıl uzandı?
Tera’nın Pusula’yı devralma süreci tam da bu dönemde ilerliyordu. 9 Eylül’de başlayan görüşmelerin ardından 11 Eylül’de tarafların işlemin temel ticari ve finansal şartlarında mutabakata vardığı açıklandı. 13 Eylül’de Pusula Finans Holding yönetiminde değişiklik yapıldı ve Emre Tezmen yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirildi. Ancak devir henüz hukuken ve fiilen tamamlanmış değildi; gerekli izin ve onay süreçleri devam ediyordu.
15 Eylül’de bazı Pusula fonlarında yatırımcıların geri alım taleplerinin karşılanamadığı, yani temerrüt oluştuğu açıklandı.
Tera, devir işleminin tamamlanmadığını, Pusula şirketlerinin faaliyetlerinin kendi tüzel kişilikleri ve mevcut kurumsal yapıları içinde sürdüğünü vurguladı. KAP açıklamasında payların mülkiyetinin ve bunlara bağlı yönetsel hakların henüz Tera Grubu’na geçmediği belirtildi.
Buradaki dikkat çekici ayrıntı şuydu: Devir tamamlanmamıştı ama Tera’nın kurucularından Emre Tezmen, Pusula Finans Holding’in yönetim kuruluna atanmış ve başkanlık görevine getirilmişti. 18 Eylül itibarıyla bu görev de sona erdi. Tezmen ve Erkan Kilimci, Ticaret Sicili’nde herhangi bir tescil işlemi yapılmadan Pusula Finans Holding yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldılar.
16 Eylül’de bu kez Tera Portföy’ün iki fonunda temerrüt oluştu. Aynı akşam Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, X hesabından kamuoyuna ve yatırımcılara yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada “malum şer odaklarının son derece planlı, kasıtlı ve organize bir spekülatif atağına” maruz kaldıklarının belirterek aşananları “geçici bir likidite sıkıntısı” olarak niteledi.
Grubun finansal yapısının ve faaliyetlerinin güçlü olduğunu vurgulayan Tezmen, yaşananların Tera’nın uzun vadeli hedeflerini değiştirmeyeceği mesajını verdi. Ardından 17 Eylül’de üçüncü bir Tera fonunda daha temerrüt oluştu.
Bu noktada Tera’nın hikâyesi önem kazanıyor. Bir hafta öncesine kadar piyasadaki genel beklenti, çeşitli alanlarda yatırımları bulunan Tera’nın Pusula’yı da bünyesine katarak daha büyük bir finansal holding yapısına dönüşeceği yönündeydi. Pusula’nın katılması halinde finans tarafındaki ağırlık daha da artacaktı.
Emre Tezmen, Tera’nın kuruluşundan bu yana grubun başında bulunan isim. 2005’de babası Oğuz Tezmen ve Gül Ayşe Çolak ile birlikte Stok Menkul Değerler’i satın aldı. Şirketin adı aynı yıl Tera Menkul Değerler olarak değiştirildi. Tezmen bugün grubun yönetim kurulu başkanı.
Tera fonlarına yatırım yapanlar açısından Tezmen, yıllar içinde piyasanın fırsatlarını yakalayan ve yüksek getiriler sağlayan bir isim olarak öne çıkmıştı. Bu nedenle 16 Eylül akşamı yaptığı açıklama, yatırımcılar açısından da önemliydi. Fakat açıklamadan yalnızca bir gün sonra SPK’nın tasfiye kararı geldi.
Ankara düğmeye bastı
Finansal İstikrar Komitesi 17 Eylül sabahı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Resmî açıklamada, sermaye piyasalarındaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarındaki likidite sorunlarından kaynaklandığı, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmadığı belirtildi.
Edinilen bilgiye göre Şimşek toplantıda SPK yönetimine konuya neden daha önce müdahale edilmediğini sordu. SPK yönetiminin ise göreve gelir gelmez çalışmaya başladığını anlattığı ifade edildi. Nitekim, SPK daha sonra yaptığı açıklamada bu konuya yeni yönetim göreve gelir gelmez eğilindiğini ifade etti. Katılımevim ve Birevim de toplantının gündemindeydi. BDDK Başkanı’nın önerisi doğrultusunda Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın sürece dahil olması kararlaştırıldı. Aynı gün Emlak Katılım’ın bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman, Katılımevim ve Birevim’i satın almak için görüşmelere başladığını KAP’a bildirdi.
Ancak toplantının hemen ardından yaşananlar, meselenin yalnızca bir likidite problemi olarak görülmediğini gösterdi. Merkez Bankası likiditeyi destekleyecek adımlar atarken SPK tasfiye sürecini başlattı. Ardından soruşturma cephesi açıldı.
Daha önce tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın ardından Tera Portföy yöneticisi İbrahim Bekçi, İnfo Yatırım ve Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp ile Destek Holding ve Destek Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova gözaltına alındı. Kumova daha sonra tutuklandı. Emre Tezmen’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulandı.
SPK ayrıca yıl içinde sert yükselişlerin yaşandığı Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisselerindeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve iki yıllık işlem yasağı getirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma kapsamında tutuklamalar ve yurt dışına çıkış yasaklarının yanı sıra şüphelilerin malvarlıklarının kaçırılmasının önüne geçmek için tedbir kararları da alındı.
Soruşturma kapsamında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in yanı sıra şirket yöneticileri Emre Alkin, Kerem Alkin ve Alper Öztürk gözaltına alındı. Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan da aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında bulunuyor.
Şimdi soruşturmanın bundan sonraki aşaması önemli. Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki etkin pişmanlık hükmü de bu nedenle gündeme gelebilir. Piyasa dolandırıcılığının işlem bazlı hali için geçerli düzenlemeye göre kişi, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katını Hazine’ye öderse soruşturma başlamadan önce ceza almaktan kurtulabiliyor. Soruşturma başladıktan sonra ödeme ise cezanın yarı oranda indirilmesini sağlıyor. Ancak bunun için şüphelilerin soruşturmanın çözülmesine katkı sağlayacak bilgiler vermesi de şart.
Şimdilik kesin olan şu: Bir hafta önce büyüme hikâyesiyle konuşulan Tera, yedi gün içinde fon temerrütleri, tasfiye ve adli soruşturmanın iç içe geçtiği bambaşka bir noktaya geldi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.