ABD borsalarında son yıllarda yaşanan güçlü yükselişin ardından gözler olası bir sert düşüş riskine çevrildi. Yüksek hisse değerlemeleri ve artan faizler endişeleri artırırken, geçmişte yaşanan büyük çöküşler yatırımcıların böyle dönemlerde attığı adımları yeniden gündeme getirdi.
Mutluhan Yıldız 21 Eylül 2026 11:13 21 Eylül 2026 11:29 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Küresel piyasalarda yüksek değerlemeler, faiz artışları ve yapay zeka yatırımlarının büyüklüğüne ilişkin soru işaretleri yatırımcıların olası bir borsa çöküşüne yönelik endişelerini artırdı. Geçmişte yaşanan büyük piyasa krizleri ise uzun vadeli yatırımcılar açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
S&P 500, yapay zeka şirketlerinin öncülüğünde üç yılı aşkın süredir devam eden güçlü bir yükseliş döneminden geçti. Endeks, 2023-2025 döneminde yüzde 78 değer kazanırken Nvidia ve Alphabet gibi teknoloji şirketleri yükselişte önemli rol oynadı.
Yapay zeka teknolojilerine yönelik artan talep, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin gelirlerini ve hisse değerlerini destekledi. Ancak son dönemde yatırımcıların piyasalara yönelik yaklaşımında değişim görülmeye başladı.
700 milyar dolarlık yapay zeka yatırımı
Yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklardan biri teknoloji şirketlerinin yapay zeka altyapısına yaptığı büyük yatırımlar oldu.
Büyük teknoloji şirketlerinin yalnızca bu yıl yapay zeka yatırımları için 700 milyar doların üzerinde harcama taahhüdünde bulunduğu belirtilirken, piyasalarda gelecekte elde edilecek gelirlerin söz konusu yatırım büyüklüğünü karşılayıp karşılamayacağı tartışılıyor.
Jeopolitik gelişmeler ve ABD'deki fiyat baskılarının yanı sıra Fed'in üç yıl sonra ilk kez faiz artırması da risk iştahını etkileyen gelişmeler arasında yer aldı. Yüksek faizlerin tüketicilerin yanı sıra borçlanarak yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini artırabileceğine ve şirket kârlarını baskılayabileceğine dikkat çekiliyor.
Hisselerde yüksek değerleme endişesi
Piyasalardaki bir diğer önemli risk ise hisse senedi değerlemeleri olarak öne çıkıyor.
S&P 500 Shiller CAPE oranı, ABD hisselerinin tarihsel olarak oldukça yüksek değerlemelerden işlem gördüğüne işaret ediyor. Mevcut seviyelerin tarih boyunca yalnızca bir kez aşıldığı belirtiliyor.
Bu tablo, piyasalarda sert bir düzeltme veya daha büyük çaplı bir düşüş yaşanabileceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.
Geçmiş krizler ne gösteriyor?
Geçmişte yaşanan büyük borsa çöküşleri ise uzun vadeli yatırımcılar açısından farklı bir tablo ortaya koyuyor.
2000 yılındaki dot-com balonu, 2007-2008 küresel finans krizi ve 2020'de koronavirüs salgını sırasında yaşanan sert satışların ardından S&P 500 zaman içerisinde kayıplarını telafi ederek yeniden yükselişe geçti.
Geçmiş performans gelecekteki getirileri garanti etmese de tarihsel veriler, büyük piyasa düşüşlerinin ardından geniş piyasa endekslerinin uzun vadede toparlanabildiğini gösteriyor.
Bu nedenle piyasa çöküşlerine ilişkin geçmiş dönemlerden çıkarılan temel yatırım yaklaşımı, kısa vadeli sert hareketler yerine uzun vadeli perspektife odaklanmak ve finansal açıdan güçlü şirketlere yapılan yatırımları yalnızca piyasa paniği nedeniyle elden çıkarmamak olarak öne çıkıyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.