Peki, bir Afrika ülkesi neden kendi kıtasının sömürge geçmişinden ders alması gerekirken, başka bir halkın topraklarında yaşanan katliama ortak olmayı kabul ediyor?
Uganda ile İsrail arasındaki ilişki, bağımsızlık öncesinden başlayan, askeri eğitimlerden Güney Sudan'a, İdi Amin'den Entebbe'ye, Museveni'nin rejim güvenliği arayışından bugünkü savunma teknolojisi anlaşmalarına uzanan uzun bir tarihe sahip.
Uganda Planı'ndan kopuşa
Siyonist hareketin lideri Theodor Herzl, 1901'de Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid'den Filistin'de bir Yahudi yurdu için destek isteyip alamayınca, İngiltere 1903'te bugünkü Kenya sınırları içindeki Mau Platosu'nda bir yerleşim önerdi. "Uganda Planı" olarak anılan bu teklif, dindar ve seküler Siyonistler arasındaki anlaşmazlık yüzünden 1905'teki 7. Siyonist Kongre'de reddedildi.
Tarihi plandan uzunca bir süre sonra Uganda, bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte İsrail'in radarına çok daha net bir şekilde girdi. 1967 Altı Gün Savaşı'ndan sonra Arap dünyasını zayıflatmayı amaçlayan İsrail, Afrika ülkelerinden destek aradı. Güney Sudan'daki ayrılıkçı hareketleri desteklemek için Uganda harika bir lojistik üstü. Uganda'ya tarım ve sulama sahasında yaptığı yardımların yanı sıra ordusuyla da yakın ilişki kurdu. Orduyu eğitti, silahlandırdı ve ardından Güney Sudan'a Uganda üzerinden silah gönderdi. Lakin iktidardaki isim Milton Obete Sudan yönetimi ile yakın ilişki kurmaya karar verince, işler değişti. Obete darbe ile devrildi. 1971'de yerine İsrail'de eğitim almış meşhur İdi Amin geldi.
Kıtanın en çok tartışılan isimlerinden biri olan İdi Amin, iktidara geldikten kısa süre sonra İsrail'i ziyaret etti. Başlangıçta İsrail'le birlikte hareket etti. Ancak sonra hem Kaddafi ile olan yakın temasları hem de İsrail'in tek taraflı çıkar ilişkisini fark etmesi nedeniyle ilişkiler bozuldu.
İdi Amin tüm İsrailli görevlilerin ülkeyi terk etmesini istedi ve İsrail'in Uganda'daki diplomatik misyonunu 1972'de kapattı. Ardından Çad, Kongo-Brazzaville, Nijer, Mali ve Burundi gibi ülkeler aynı yolu izledi. 1973 Yom Kippur Savaşı sonrasında ise Afrika'daki kopuş büyük bir diplomatik dalgaya dönüştü. Bu kıtasal dalganın öncüsü olan Uganda, İsrail'le ilişkilerini 22 yıl boyunca dondurdu.
Entebbe Operasyonu
27 Haziran 1976'da Fransa Havayollarının Tel Aviv-Paris seferini yapan uçağı Filistinli direnişçiler tarafından Atina üzerinde iken kaçırıldı. Uçaktaki İsrailli yolcuları rehin alarak Filistinli esirlerin serbest bırakılmasını sağlamayı amaçlayan direnişçilerin rotası önce Libya, sonra Uganda'ya çevrildi. İdi Amin uçağın Entebbe Üssüne indirilmesine izin verdi. İsrailli olmayan yolcular serbest bırakıldı.
İsrail ise Uganda'nın egemenliğini ihlal ederek binlerce kilometre uzaktan Entebbe'ye askeri operasyon düzenledi. 40'tan fazla Uganda askerini ve Filistinli direnişçiyi öldürdü. İsrail'in kaybı ise üç rehine ile operasyonun komutanı ve aynı zamanda Benyamin Netenyahu'nun abisi olan Yonatan Netanyahu oldu. Operasyon İsrail'de bir rehine kurtarma destanı olarak anlatılırken, Uganda açısından ülkenin egemenliğinin ağır biçimde ihlal edildiği bir saldırıydı.
Aradan yarım yüzyıl geçtikten sonra Uganda ordusunun aynı havaalanında, operasyonu gerçekleştiren İsrailli komutan için anıt dikmesi, iki ülke arasındaki dönüşümün belki de en çarpıcı sembolü.
Museveni döneminde pragmatizm
Ülkeyi 40 yıl boyunca yönetecek olan Yoweri Museveni'nin iktidarı boyunca İsrail ile ilişkiler değişim gösterdi. 1986'da iktidara gelen Museveni başlangıçta Filistin yanlısı bir tutum içinde İsrail'e mesafeli yaklaşırken, zamanla pragmatist davranmayı tercih etti.
1994 yılı diplomatik ilişkilerin yeniden kurulduğu yıl oldu. Museveni'nin Uganda'sı, Kongo, Sudan, Güney Sudan ve Somali gibi güvenlik krizlerinin tam ortasında yer alırken, İsrail, Museveni'ye ihtiyaç duyduğu askeri teknolojiyi ve istihbaratı sunabilirdi. Museveni için güçlü bir ordu kendi rejiminin devamı anlamına geldiğinden İsrail'den alacağı askeri desteği önemsedi. Diğer bazı Afrika ülkeleri gibi Uganda da tarım ve sulama alanında İsrail yatırımlarına sıcak baktı.
Zamanla ilişkiler daha da yakınlaştı. Museveni'nin ilk İsrail ziyareti 2003, diğeri ise 2011'de gerçekleşti. 2016 yılının temmuz ayında Entebbe'deki operasyonun 40. yıldönümünde Uganda'ya gelen Netenyahu özellikle Entebbe'yi ziyaret etti. Entebbe'nin düşmanları güvenlik ortağı oluverdi.
2013-2014 yıllarında, Uganda ile İsrail arasında tartışmalı mülteci transfer anlaşması gündeme geldi. İsrail, 5 binden fazla Eritreli ve Sudanlı sığınmacıyı Uganda'ya göndermek için bir anlaşma yaptı. Mültecilerin kabulü karşılığında İsrail tarafından silah ve güvenlik sağlandı. Bu anlaşma İsrail'in yeri geldiğinde kirli işleri için Uganda'yı nasıl kullandığının ilk örneği oldu. Nitekim aynı model bugün Gazze bağlamında tekrarlanıyor. İsrail, Filistinlileri Güney Sudan'a zorla nakletmek için görüşmeler yürüttü, benzer bir teklif Somaliland'a da sunuldu.
2022'de iki ülke arasındaki askeri iş birliğini daha da kurumsallaştıran bir Mutabakat zaptı imzalandı. Uganda Savunma Bakanlığı'nın yetkilileri İsrail'in özellikle hava kuvvetleri ve hava savunması alanlarında destek verdiğini belirtti.
Diğer yandan sadece iki yıl önce Uganda Bağlantısızlar Hareketi'ne başkanlık etti ve Filistin'in kendi kaderini tayin hakkını, işgal ve yerleşim faaliyetlerini kınayan bir deklarasyona imza attı.
İki ülke arasındaki ilişkilerde en şaşırtıcı ve en tartışmalı süreç ise son aylar içinde yaşanıyor.
Ağustos ayında Museveni'nin büyük oğlu olan Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba, Yonatan Netenyahu'nun heykelini Entebbe Uluslararası Havalimanı'nın eski terminal binasının önüne diktirdi. Provokatif tweetleriyle sık sık gündeme gelen Kainerugaba, bu anıtın cesaret, uzlaşı ve iki ülke arasındaki dostluğu simgelediğine vurgu yaptı.
Evanjelik bağ
Uganda parlamentosunda uzun süredir konuşulan Gazze'ye asker gönderme planı yakın zamanda onaylandı. Museveni'ye Temmuz 2026'da Donald Trump'ın temsilcileri aracılığıyla Uganda'nın bu güce katılması için başvuru yapıldı. Uganda, bu Uluslararası İstikrar Gücü'ne Fas, Kosova, Arnavutluk ve Kazakistan'la birlikte katılacak. Zaten Somali/ATMIS çerçevesinde ABD desteğinden ciddi biçimde yararlanan, Washington'ın Afrika'daki önemli güvenlik ortaklarından biri olan bir ülke için beklenmedik bir adım değil.
Peki Uganda Gazze'ye gerçekten bölgede barışı sağlamak istediği için mi gidiyor?
İşte bu konu hala Uganda parlamentosu içinde de tartışılıyor.
Geçtiğimiz günlerde Uganda ve İsrail arasında imzalanan gizli belgeler açığa çıktı. Bu belgelerde Uganda'nın İsrail'in en büyük savunma şirketlerinden Elbit Systems ile yaptığı kapsamlı tedarik anlaşmaları var. Sızdırılan Elbit belgelerinde Mart 2024 tarihli, dört Hermes 900 insansız hava aracı ve bunların operasyon altyapısını içeren 52,1 milyon dolarlık bir paket de bulunuyor. Belgelerde ayrıca geniş alan gözetleme, elektronik istihbarat ve silahlı sistemlere ilişkin teklifler yer alıyor. Dolayısıyla İsrail uzun zamandır Uganda ile yakın ilişkiler içinde.
Museveni daha önce Filistin'e destek veren söylemlerde bulunmuş olsa da selefi olarak görülen büyük oğlu Kainerugaba, son derece radikal söylemlerde bulunuyor. İran'a karşı İsrail'in yanında savaşmaya ve "kutsal toprakları" korumaya hazır olduklarını belirtiyor.
İsrail'in Afrika'da attığı hemen her adımın ardında bir "inanç" birliği sağlama güdüsü var. Güvenliğini sağladığı liderleri kendi teolojisine mahkûm ediyor. Özellikle Pentekostal ve Hristiyan Siyonist çevrelerin İsrail'e verdiği destek, Uganda'daki bazı siyasi aktörlerin söyleminde açık biçimde görülüyor. Museveni de oğlu Kainerugaba da İsrail'i desteklemek gerektiğine sıkı sıkıya inanan Evanjelik Hristiyanlar.
Bu dini yaklaşımın Uganda'daki siyasi ve kamusal karar alma mekanizmalarına nasıl yansıdığını görmek için yalnızca Museveni ailesine bakmak da gerekmiyor. Uluslararası Adalet Divanı'nın Ugandalı Başkan Yardımcısı Julia Sebutinde bunun çarpıcı bir örneği.
2024'te Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasında mahkemenin aldığı geçici tedbirlerin tamamına karşı oy kullanan tek yargıç Sebutinde oldu. Ancak asıl dikkat çekici olan, 2025'te kendi kilisesi Watoto'da yaptığı açıklamalardı. Sebutinde, İsrail'in karşı karşıya olduğu savaşın İncil'deki "son zamanların" işareti olduğunu söylerken, "Rab İsrail'in yanında durmam için bana güveniyor" diyordu.
Sebutinde'nin bağlı olduğu Watoto çevresi, İsrail'e yönelik Hristiyan Siyonist söylemleriyle biliniyor. Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin kızı ve Pentekostal vaiz Patience Museveni Rwabwogo da Sebutinde'nin tutumunu "Tanrı'nın yanında durmak" olarak öven isimler arasındaydı.
İsrail'in çevre doktrini
Sadece Uganda değil, Kenya, Etiyopya, Somaliland ve Güney Sudan gibi Doğu Afrika ülkelerine de İsrail tarafından büyük ihtimam gösteriliyor. İsrail'in kuruluşundan sonraki dönemde geliştirdiği "Çevre Doktrini", Arap devletlerinin kuşatmasını dengelemek için Arap olmayan bölgesel aktörlerle ilişkiler kurmayı hedefliyordu. Bugün Afrika'da ise benzer bir tarihsel mantığı devreye sokuyor.
Eylül 2024'te Addis Ababa'da düzenlenen ilk Afrika-İsrail Parlamentolar Zirvesi'nin ardından, Temmuz 2025'te altı Afrika ülkesinde (Etiyopya, Fildişi Sahili, Lesotho, Seyşeller, Gabon, Gine-Conakry) "İsrail Dostları Grubu" kuruldu. Ağustos 2025'te Zambiya, 52 yıl aradan sonra İsrail büyükelçiliğini yeniden açtı. Aralık 2025'te İsrail, Somaliland'ı tanıyan ilk ülke oldu ve haftalar içinde bölgede Yemen'deki Husilere karşı kullanılacak bir askeri üs kurma fikrini gündeme getirdi. Eylül 2026'da Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi İsrail'i ziyaret etti, elçiliğini Kudüs'e taşıma kararını dile getirdi. Ve aynı dönemde Uganda, Gazze'ye asker gönderme kararını onayladı.
Çok yönlü denge
Oğlu Muhoozi Kainerugaba, İsrail yanlısı söylemlerle öne çıkarken, Museveni İran ile ilişkileri sürdürüyor. (2023'te İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'yi Kampala'da ağırladığını hatırlatalım.) Nisan 2026'da Museveni'nin Kampala'daki İran büyükelçisiyle görüşmesi, bu dengeleme çabasının hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
Diğer yandan Çin ve Rusya ile de askerî ve ekonomik ilişkilerini sürdürüyor.
Lakin Museveni'nin pragmatizmi, İsrail'in Afrika'da bölgesel güvenlik mimarisine giderek daha fazla müdahil olmasına zemin hazırlıyor.
1903'te Siyonistler tarafından reddedilen, 1973'te İsrail'e sırtını dönen ilk Afrika ülkesi olan ve Entebbe'de Filistin direnişine kapılarını açan Uganda, 2026'da İsrail'in en ateşli savunucularından biri haline geldi. Filistin halkı bir soykırımın ortasında hâlâ özgürlük için direnirken, Uganda yönetimi İsrail'le yapılan gizli anlaşmaların gölgesinde güç kazanmaya çalışıyor. Uganda halkının soykırıma tepkisiyle yönetimin tavrı arasındaki uçurum derin. Asıl soru ise Uganda yönetiminin bu stratejiden ne kazandığı ve bunun bedelini kimin ödediği.
Kaynaklar:
Levey, Zach. "Israel in Sub-Saharan Africa: The Case of Uganda, 1962–1972." Israel's Clandestine Diplomacy: From the Centre to the Periphery, ed. Clive Jones ve Tore Peterson, Hurst & Co., 2013, s. 137–152
Ahmed, Intisar Hussein. "Uganda-Israel Relations 1962–1972: Historical Study." Journal of the College of Basic Education, cilt 30, sayı 124, 2024, s. 171–187. DOI: 10.35950/cbej.v30i124.11456.
Lubega, Henry. "Birth, Death and Rebirth of Uganda-Israel Relations." Daily Monitor, 5 Temmuz 2019
Mujuni, Raymond. "Israel Transfers Unwanted Refugees to Uganda." Uganda Radio Network, 26 Aralık 2014.
Hussain, Murtaza. "Leaked Files Reveal Uganda's Secret Drone Deals with Israel." Drop Site News, 1 Eylül 2026.
Wesaka, Anthony. "My Country Disowned Me After Israel–Gaza Ruling – Sebutinde." Daily Monitor, 13 Ağustos 2025
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
Hakkında daha ayrıntılı: EntebbeGAZZEugandaİsrailsare şanlı
DAHA FAZLA HABER OKU
Dr. Cemal Kazak Hürmüz'den Babülmendep'e: Husi-Suudi Arabistan çatışması
Zeynep Hatır Batı Şeria'da yaşam: Tutunmak nasıl günlük bir varoluş sorusuna dönüşür?
Gürbüz Evren Brezilya'daki seçimleri yoksullara en çok sosyal yardımı veren kazanacak
Dr. Osman Gazi Kandemir Almanya iç siyasetinde Türk kökenliler
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.