YAYIN TARİHİ, 23 Eylül 2026 12:31
- Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, son dönemde yatırım fonlarında yaşanan gelişmelere rağmen emeklilik fonlarında herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını ve BES katılımcılarında olağan dışı bir ayrılma talebi oluşmadığını açıkladı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, fon piyasalarında yaşanan son gelişmelere ilişkin, bugüne kadar emeklilik fonlarında herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını belirterek, "Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor." dedi.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + EkleSermaye Piyasası Kurulunun (SPK), geçen hafta yaptığı duyuruyla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ'den oluşan 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu ve katılma payları Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem gören tüm yatırım fonları işleme kapatılırken, bu şirketlere ait 131 yatırım fonu tasfiye edildi.
Söz konusu gelişmelerin ardından gözler emeklilik fonlarına da çevrildi. Bu bağlamda, risk altında fon bulunup bulunmadığı ve sürecin BES katılımcılarının birikimlerine bir yansıması olup olmayacağı merak konusu oldu.
"BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruz"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan TSB Başkanı Yaşar, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının birbirinden ayrı yapılar olduğuna dikkati çekti.
Emeklilik yatırım fonlarının teknik ve hukuki yapıları ile tabi oldukları gözetim ve denetim mekanizmaları bakımından güçlü koruma mekanizmalarına sahip olduklarının altını çizen Yaşar, "Bugüne kadar yaşanan süreçte emeklilik fonlarımızda herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını görüyoruz. Bu tablo, BES'in uzun vadeli tasarruf sistemi olarak sahip olduğu sağlam yapıyı bir kez daha ortaya koyuyor." diye konuştu.
Yaşar, emeklilik fonlarının kurucularının emeklilik şirketleri olduğunu, 18 milyonu aşan BES katılımcısının tasarruflarının ise profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini anımsatarak, "Burada önemli bir başka gösterge de yaklaşık 400 emeklilik fonunun 353'ünün bankaların sahibi olduğu portföy yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor olması. Dolayısıyla bugün itibarıyla BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruz." açıklamasını yaptı.
"(BES) Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildi"
Piyasalarda yaşanan dalgalanmanın emeklilik yatırım fonlarına etkisinin sınırlı ve kısa süreli kaldığını gördüklerini belirten Yaşar, bunun en önemli nedenlerinden birinin BES fonlarının farklı varlık sınıflarına yayılan çeşitlendirilmiş portföy yapısı olduğunu vurguladı.
Yaşar, Borsa İstanbul'daki kısa vadeli dalgalanmalara rağmen emeklilik yatırım fonlarında belirgin ve kalıcı bir olumsuz etki gözlenmediğine dikkati çekerek, "Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildi. BES'i zaten günlük veya haftalık piyasa hareketleri üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Bu sistemin temel özelliği uzun vadeli tasarruf olmasıdır." şeklinde konuştu.
SPK tarafından tasfiye edilen yatırım fonlarının içindeki en büyük payın serbest fon türü olduğunun görüldüğünü dile getiren Yaşar, BES fonlarında risk limitleri ve varlık yoğunlaşmaları farklı olan bu fon türünün bulunmadığını belirtti.
Ahmet Yaşar, BES katılımcılarının söz konusu gelişmelere yönelik ilk tepkilerine de değinerek, "Sektörümüzle yakın temas içerisindeyiz. Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle BES katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. Elbette piyasa dalgalanmaları özellikle hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kısa dönemli getirilerinde etkili olabilir. Ancak BES’e uzun vadeli perspektiften baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Takasbank'ın 21 Eylül itibarıyla emeklilik yatırım fonlarına ilişkin verilerini aktaran Yaşar, başlıca varlık gruplarının dağılımında (toplam yüzde 94) kıymetli madenlerin yüzde 38, hisse senedinin yüzde 16, kamu borçlanma araçlarının yüzde 14, fon katılma payları/ters repo ve repo işlemlerinin yüzde 6, diğer alternatif yatırım araçlarının ise yüzde 20 paya sahip olduğunu bildirdi.
Yaşar, "Bu dengeli dağılım, borsa dalgalanmalarının toplam fon büyüklüğüne zarar vermesini engellemektedir. Bu nedenle katılımcılarımızın kısa vadeli piyasa hareketlerinden ziyade kendi risk profillerini ve uzun vadeli tasarruf hedeflerini dikkate almalarının daha doğru olduğunu düşünüyoruz." dedi.
"Sektörümüzün uğraşları sonucu devreye alınan Fon Gözetim Platformu'nu önemsiyoruz"
Yaşar, BES fonlarına yönelik denetim mekanizmalarının önemine dikkati çekerek, BES'i diğer yatırım fonlarından ayıran en önemli unsurlardan birinin de güçlü ve çok katmanlı gözetim yapısı olduğunu dile getirdi.
Emeklilik fonlarının uzun vadeli emeklilik tasarruflarını yönetmesi nedeniyle denetim ve takiplerinin de buna uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirten Yaşar, SPK ve Takasbank'ın yanı sıra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) ve Emeklilik Gözetim Merkezinin (EGM) de sistemin gözetiminde rol aldığını anlattı.
Yaşar, bu kapsamda Fon Gözetim Platformu'na değinerek, "Özellikle sektörümüzün uzun uğraşları sonucunda devreye alınan Fon Gözetim Platformu'nu çok önemsiyoruz. Entegre veri paylaşımı sayesinde fonların izlenebilirliğini artıran bu yapı, olası hata ve suistimallerin erken tespit edilmesine katkı sağlıyor. Son yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösteriyor ki finansal sistemlerde güven sadece iyi düzenlemelerle değil, etkin gözetim, şeffaflık ve zamanında müdahaleyle korunabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilik fonlarının tercih edilmesinin temel avantajlarına ilişkin Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
"BES'in temel gücü 3 noktada toplanıyor, uzun vadeli tasarruf disiplini, genişleyen fon çeşitliliği ve devlet katkısı. Yatırım fonları toplu para ile fon alımı ağırlıklı bir yapı gösterirken, BES'in uzun vadeli ve düzenli katkı payı ödemeleriyle büyümesi, sistemi bu tür piyasa riskleri karşısında farklılaştıran önemli unsurlardan biridir. Emeklilik yatırım fonları sıkı biçimde gözetilen yapılarıyla katılımcılara farklı risk ve getiri tercihlerine göre yatırım yapabilme imkanı sunuyor. Üstelik son dönemde fon çeşitliliğinin ciddi biçimde artması katılımcılarımızın birikimlerini kendi tercihlerine göre daha etkin yönetmelerine imkan veriyor. Buna bir de yüzde 20 devlet katkısını eklediğimizde BES'in uzun vadeli tasarruf açısından sahip olduğu avantaj daha net ortaya çıkıyor. Burada vatandaşımıza vereceğimiz mesaj çok açık, BES uzun vadeli bir tasarruf sistemidir. Günlük piyasa hareketleri karşısında sistemin sağlamlığını, güçlü gözetim mekanizmalarını ve uzun vadeli yapısını birlikte değerlendirmek gerekir. Bugünkü veriler bize BES'te sistemik bir sorun veya likidite problemi olmadığını gösteriyor. Katılımcılarımızın tasarruflarını güvenle büyütebilecekleri güçlü bir sistemi daha da geliştirmeye devam edeceğiz."
Bu arada, EGM verilerine göre, 21 Eylül itibarıyla BES ve OKS'de toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 621 milyar 854,9 milyon liraya ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 18 milyon 278 bin 778 olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: AA POPÜLER HABERLERBorsa İstanbul'daki 33 şirketten geri alım atağı
SPK'dan fon açıklaması: 131 fondaki yatırımcı sayısı belli oldu
29 şirket borsada kendi paylarını aldı: İşte hisse geri alım yapan şirketler
Borsa İstanbul'da yeni geri alımlar: 3 şirketten KAP açıklaması
Metro Holding'den suç duyurusu: Tera yöneticileri de listede
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.